Başında kar olan 9 harfli 97 kelime var. Kar ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kar olan kelimeler listesine ya da sonu kar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında kar bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A K R
3 Harfli Kelimeler
ARK, KAR
2 Harfli Kelimeler
AK, AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KARLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Kar ile örtülmek, kar ile kaplanmak
-
[televizyon]
Ekranda görüntü siyah beyaz noktalarla kaplanmak
- "Tek başına çıngırak sesi karlanan ekranın gözeneklerinde."
-
[nesnesiz]
Kar ile örtülmek, kar ile kaplanmak
- KARAKARGA
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız kuzgun
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız kuzgun
- KARABURUN
-
-
[isim]
İzmir iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
İzmir iline bağlı ilçelerden biri
- KARABİLME
-
-
[isim]
Karabilmek işi
-
[isim]
Karabilmek işi
- KARIŞLAMA
-
-
[isim]
Karışlamak işi
- "Kol karışlama onun falı imiş."
-
[isim]
Karışlamak işi
- KARABASAN
-
-
[isim]
Sıkıntılı ve korkulu düş; kâbus
- "Son iki günün rüyası, düşü, karabasanı aynı biçimde sürüyormuş."
-
[ruh bilimi]
Bir kimsenin içinde bulunduğu karmakarışık, sıkıntılı ruh durumu
- "Olmuyor, aklımı ne kadar zorlarsam zorlayayım boşuna, hep aynı karabasan çıkıyor karşıma."
-
[isim]
Sıkıntılı ve korkulu düş; kâbus
- KARACİĞER
-
-
[isim, anatomi]
Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ
- "Biz burada hepimiz karaciğerimiz delinerek ölmeye mahkûmuz."
-
[isim, anatomi]
Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ
- KARABORSA
-
Kelime Kökeni: Türkçe kara + İtalyanca borsa
-
[isim, ticaret]
Piyasada olmayan bir malın gizlice yüksek fiyatla alınıp satılması işi
- "Bir teneke benzin aldık karaborsadan, dayan, dedik."
-
[isim, ticaret]
Piyasada olmayan bir malın gizlice yüksek fiyatla alınıp satılması işi
- KARLANMAZ
-
-
[isim]
Dondurucu bölümünde karlanma ve buzlanma olmayan buzdolabı
-
[isim]
Dondurucu bölümünde karlanma ve buzlanma olmayan buzdolabı
- KARARTMAK
-
-
[-i]
Rengini karaya çevirmek; yakmak
- "Güneş tenini karartmış."
-
Karanlık duruma getirmek
- "Perdeler odayı kararttı."
-
Işığı kısmak veya örtmek
-
[mecaz]
Kötü bir duruma getirmek
- "Seyahat onu yormuş ve karartmıştı."
-
[-i]
Rengini karaya çevirmek; yakmak
- KARARLAMA
-
- KARDEŞLİK
-
-
[isim]
Kardeş olma durumu; karındaşlık, uhuvvet
-
Kardeş kadar yakın sayılan kimse; yakın dost
-
Birlik ve beraberlik
- "Sınıfımızdaki kardeşlik çok güçlüydü."
-
[ünlem, teklifsiz konuşmada]
Adı bilinmeyen kimselere söylenen bir seslenme sözü
- "Kol delik mintan delik / Yen delik, kaftan delik / Kevgir misin be kardeşlik"
-
[isim]
Kardeş olma durumu; karındaşlık, uhuvvet
- KARAKAVUK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız hindiba
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız hindiba
- KARTOTEKS
-
Kelime Kökeni: Fransızca cartotéques
-
[isim]
Bakınız kartotek
- "Onu bu işe sevk eden, kafasındaki kartotekse birkaç yeni tip ilave etme fırsatıdır."
-
[isim]
Bakınız kartotek
- KARABACAK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Pancar fidelerinde gelişerek fidenin ölümüne veya cılız kalmasına yol açan ve yerleştiği bölgeleri kara beneklerle örten asklı mantar
-
Bu mantarın sebep olduğu hastalık
-
[isim, bitki bilimi]
Pancar fidelerinde gelişerek fidenin ölümüne veya cılız kalmasına yol açan ve yerleştiği bölgeleri kara beneklerle örten asklı mantar
- KARARINDA
-
-
[zarf]
Bakınız yeterince
-
[zarf]
Bakınız yeterince
- KARABİBER
-
-
[isim, bitki bilimi]
Karabibergillerin örnek bitkisi olan, zeytinsi, meyvelerinin taneleri yuvarlak, yaprakları kalp biçiminde, tırmanıcı bir bitki (Piper nigrum)
-
[bitki bilimi]
Bu bitkinin baharat olarak kullanılan kuru ve siyah tanesi
-
Bu tanelerin kurutulup öğütülmesiyle yapılan toz
-
[mecaz]
Sevimli ve ufak tefek esmer güzeli
-
[isim, bitki bilimi]
Karabibergillerin örnek bitkisi olan, zeytinsi, meyvelerinin taneleri yuvarlak, yaprakları kalp biçiminde, tırmanıcı bir bitki (Piper nigrum)
- KARABATAK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Karabatakgillerden, balıkla beslenen, gagası uzun ve sivri, kara tüylü bir deniz kuşu (Phalacrocorax)
-
[argo]
Borcunu ödemeyen kimse
-
[isim, hayvan bilimi]
Karabatakgillerden, balıkla beslenen, gagası uzun ve sivri, kara tüylü bir deniz kuşu (Phalacrocorax)
- KARARINCA
-
-
[zarf]
Gerektiği ölçüde
-
Gerektiği gibi
-
[zarf]
Gerektiği ölçüde
- KARŞITLIK
-
-
[isim]
Karşıt olma durumu; aksilik, zıddiyet, mübayenet, tezat, zıtlık, kontrast
- "Baştan ayağa karşıtlıklarla dolu bir varlık, aynı zamanda iğrenç ve saygıdeğer, aşağılık ve yüce, ödlek ve cesur."
-
[biyoloji]
İki organ, iki sistem arasındaki görevlerin zıt olması durumu; karşı gelim
-
[matematik]
Bir teoremin karşıtının da doğru olması durumu
-
[ruh bilimi]
Başkalarının istek, dilek veya buyruklarının tersine davranma eğilimi
-
[isim]
Karşıt olma durumu; aksilik, zıddiyet, mübayenet, tezat, zıtlık, kontrast