Başında kalıp olan 22 kelime var. Kalıp ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kalıp olan kelimeler listesine ya da sonu kalıp ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında kalıp bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KALIPLAŞMIŞLIK, KALIPLAŞTIRMAK
KALIPLAŞTIRMA
KALIPLANMAK, KALIPLAŞMAK, KALIPLAŞMIŞ, KALIPLATMAK, KALIPSIZLIK
KALIPÇILIK, KALIPLAMAK, KALIPLANMA, KALIPLAŞMA, KALIPLATMA, KALIPLILIK, KALIPSIZCA
KALIPLAMA, KALIPLICA
KALIPLIK, KALIPSIZ
KALIPÇI, KALIPLI
KALIP
Kalıp Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
KALIP, KAPLI
4 Harfli Kelimeler
AKIL, AKLI, ALIK, KALP, KAPI, PLAK
3 Harfli Kelimeler
AKI, ALP, KAL, KAP, KIL, LAK, LAP, PAK, PAL
2 Harfli Kelimeler
AK, AL, LA, PA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KALIPLAŞMIŞLIK
-
-
[isim]
Kalıplaşmış olma durumu
-
[isim]
Kalıplaşmış olma durumu
- KALIPLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Kalıplaşma işini yaptırmak; kalınlatmak
-
[-i]
Kalıplaşma işini yaptırmak; kalınlatmak
- KALIPLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Kalıplaştırmak işi; kalınlatma
-
[isim]
Kalıplaştırmak işi; kalınlatma
- KALIPLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Belli bir kalıp verilmek; kalıba vurulmak
-
[nesnesiz]
Belli bir kalıp verilmek; kalıba vurulmak
- KALIPSIZLIK
-
-
[isim]
Kalıpsız olma durumu
- "Hele fesimin kalıpsızlığına dayanamazdı."
-
[isim]
Kalıpsız olma durumu
- KALIPLATMAK
-
-
[-e, -i]
Kalıba vurdurmak
- "Şu fesini kalıplat, derdi sık sık; İbiş’in fesine benzemiş…"
-
[-e, -i]
Kalıba vurdurmak
- KALIPLAŞMIŞ
-
-
[sıfat]
Durumunu sürdüren, belli bir durumun dışına çıkmayan
-
[sıfat]
Durumunu sürdüren, belli bir durumun dışına çıkmayan
- KALIPLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Belli bir biçim almak
-
Bakınız klişeleşmek
-
Durumunu sürdürmek, belli bir durumun dışına çıkmamak
-
[dil bilgisi]
Görevini yitirmek
- "“Birisi, kimisi” kelimelerindeki -i iyelik eki kalıplaşmıştır."
-
[nesnesiz]
Belli bir biçim almak
- KALIPÇILIK
-
-
[isim]
Kalıpçının yaptığı iş
-
[isim]
Kalıpçının yaptığı iş
- KALIPLAŞMA
-
-
[isim]
Kalıplaşmak işi
- "Yurt ve özgürlük için ses yükseltmiş, her türlü kalıplaşmanın dışına çıkmaya çalışmıştır."
-
[isim]
Kalıplaşmak işi
- KALIPSIZCA
-
-
[zarf]
Kalıpsız bir biçimde
-
[zarf]
Kalıpsız bir biçimde
- KALIPLANMA
-
-
[isim]
Kalıplanmak işi
-
[isim]
Kalıplanmak işi
- KALIPLATMA
-
-
[isim]
Kalıplatmak işi
-
[isim]
Kalıplatmak işi
- KALIPLILIK
-
-
[isim]
Kalıplı olma durumu
-
[isim]
Kalıplı olma durumu
- KALIPLAMAK
-
-
[-i]
Biçimi bozulmuş bir şeyi düzeltmek için kalıba geçirmek; kalıba vurmak
-
[-i]
Biçimi bozulmuş bir şeyi düzeltmek için kalıba geçirmek; kalıba vurmak
- KALIPLAMA
-
-
[isim]
Kalıplamak işi
-
[isim]
Kalıplamak işi
- KALIPLICA
-
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız kalıplı
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız kalıplı
- KALIPLIK
-
-
[isim]
Kalıp yapmaya veya koymaya yarayan şey
-
[isim]
Kalıp yapmaya veya koymaya yarayan şey
- KALIPSIZ
-
-
[sıfat]
Kalıba dökülmemiş
-
[mecaz]
Biçimsiz, düzgün olmayan
- "Kalıpsız kırmızı büyük fesi, tıpkı bir ibik gibi duruyordu."
-
[sıfat]
Kalıba dökülmemiş
- KALIPÇI
-
-
[isim]
Kalıp yapan veya satan kimse
-
Görevi herhangi bir şeyi kalıba vurmak olan kimse
-
Beton kalıplarını yapan kimse
-
[isim]
Kalıp yapan veya satan kimse