Sonunda kalık olan 21 kelime var. KALIK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kalık olan kelimeler listesine ya da başında kalık olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ALATURKALIK, BAMBAŞKALIK
KULUÇKALIK
ANTİKALIK, DAKİKALIK, FİLİKALIK, HARİKALIK, VESİKALIK, YALAKALIK
BAŞKALIK, KANKALIK, LAÇKALIK, ŞAPKALIK, SISKALIK, YUFKALIK
ARKALIK, DUKALIK, OKKALIK, SAKALIK, YAKALIK
KALIK
Kalık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
AKLIK, KALIK
4 Harfli Kelimeler
AKIL, AKLI, ALIK
3 Harfli Kelimeler
AKI, KAK, KAL, KIL, LAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ALATURKALIK
-
-
[isim]
Alaturka olma durumu
- "İyi bir Batı kültürü almış olması dolayısıyla görevini alaturkalığa, yozlaşmaya dönüştürmemiştir."
-
[isim]
Alaturka olma durumu
- BAMBAŞKALIK
-
-
[isim]
Bambaşka olma durumu
- "Nilüfer'i ve ondan sonra da mutlaka Selma'yı görmek istiyordu. İçinde bir bambaşkalık vardı."
-
[isim]
Bambaşka olma durumu
- KULUÇKALIK
-
-
[isim]
Kuluçka olma durumu
-
Kuluçka döneminin geçirildiği yer; kuluçkahane
-
[sıfat]
Kuluçkada kullanılmaya elverişli
- "Kuluçkalık yumurta."
-
Küçük işletmeleri büyümelerine zemin hazırlamak amacıyla altyapı hizmetleri yanında danışmanlık ve çeşitli destek hizmetleri sağlamak üzere genellikle üniversiteler veya kamu araştırma kuruluşlarınca oluşturulmuş birimler; inkübatör
-
[isim]
Kuluçka olma durumu
- DAKİKALIK
-
-
[sıfat]
Belli bir dakika süresince yapılan veya olan
- "Apartmanın gazetesini, ekmeğini yirmi beş dakikalık bir gecikmeyle dağıtacaktı bundan böyle."
-
[sıfat]
Belli bir dakika süresince yapılan veya olan
- HARİKALIK
-
-
[isim]
Harika olma durumu
-
[isim]
Harika olma durumu
- ANTİKALIK
-
-
[isim]
Antika olma durumu
-
[mecaz]
Yadırgatıcı ve tuhaf davranış
- "Kim bilir bu herifin geçmişinde neler neler, ne antikalıklar, ne acayiplikler, ne madrabazlıklar vardı."
-
[isim]
Antika olma durumu
- FİLİKALIK
-
-
[sıfat]
Herhangi bir filika sayısında olan
- "Yirmi dört filikalık bir çıkarma birliği yanaşıyordu."
-
[sıfat]
Herhangi bir filika sayısında olan
- VESİKALIK
-
-
[isim]
Bakınız vesikalık fotoğraf
-
[sıfat]
Vesika için gerekli olan
-
[isim]
Bakınız vesikalık fotoğraf
- YALAKALIK
-
-
[isim]
Bakınız dalkavukluk
-
[isim]
Bakınız dalkavukluk
- ŞAPKALIK
-
-
[isim]
Şapka koymaya yarayan şey veya yer
-
[sıfat]
Şapka yapmaya elverişli
- "Şapkalık kumaş."
-
[isim]
Şapka koymaya yarayan şey veya yer
- YUFKALIK
-
-
[sıfat]
Yufka yapmak için ayrılmış olan
- "Yufkalık un."
-
[isim, mecaz]
Az, kıt, sığ olma
- "O zaman kusuru yapıtta değil anlamayanların zekâlarının yufkalığında bulmak zorunda kalırız."
-
[sıfat]
Yufka yapmak için ayrılmış olan
- LAÇKALIK
-
-
[isim]
Laçka olma durumu
-
[isim]
Laçka olma durumu
- BAŞKALIK
-
-
[isim]
Başka olma durumu
- "Seninle aramda öyle bir başkalık var ki bu başkalık ateşle suyun arasında yok."
-
[isim]
Başka olma durumu
- KANKALIK
-
-
[isim]
Kanka olma durumu
-
[isim]
Kanka olma durumu
- SISKALIK
-
-
[isim]
Sıska olma durumu; cılızlık
-
[isim]
Sıska olma durumu; cılızlık
- ARKALIK
-
-
[isim]
Sırt dayamaya yarayan yer
- "Rıza Efendi iskemlesinin arkalığına iyice yaslandı."
-
Sırtında yük taşıyan hamalların, yük taşırken kullandıkları arka yastığı; semer, hamal semeri, arkalıç
-
[eskimiş]
Ev içinde giyilen kolsuz, kalınca bir kısa hırka türü
-
[eskimiş]
Sakalar ve seyyar manavların ıslanma, kirlenme ve üşümeden korunmak için zaman zaman giydikleri geniş omuzlu, kolsuz ve ön kısmı kavuşan bir yelek türü
-
[isim]
Sırt dayamaya yarayan yer
- SAKALIK
-
-
[isim]
Sakanın işi
-
[isim]
Sakanın işi
- YAKALIK
-
-
[isim]
Yaka yapılmaya uygun olan şey
-
İlköğretim öğrencilerinin önlüklerinin üzerine taktıkları yaka
-
Erkek gömleklerinin üzerine takılan eğreti yaka
- "Karıları incik boncuk içinde, erkekler ekseri yakalık bile alıp takmıyorlar."
-
[isim]
Yaka yapılmaya uygun olan şey
- OKKALIK
-
-
[sıfat]
Herhangi bir okka ağırlığında veya oylumunda olan
- "Ceviz kadar sünger, iki üç yılda üç okkalık karpuz kadar büyür."
-
[sıfat]
Herhangi bir okka ağırlığında veya oylumunda olan
- DUKALIK
-
-
[isim, tarih]
Bir dukanın yönetiminde bulunan ülke
-
[mecaz]
Dar kadro ile dilediği gibi yönetme
-
[isim, tarih]
Bir dukanın yönetiminde bulunan ülke