Başında kald olan 17 kelime var. Kald ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde kald olan kelimeler listesine ya da sonu kald ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında kald bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

KALDIRIMCILIK

11 Harfli Kelimeler

KALDIRILMAK, KALDIRIMSIZ

10 Harfli Kelimeler

KALDIRILIŞ, KALDIRILMA, KALDIRIMCI, KALDIRIMLI, KALDIRIMSI, KALDIRTMAK

9 Harfli Kelimeler

KALDIRICI, KALDIRMAK, KALDIRTMA

8 Harfli Kelimeler

KALDIRAÇ, KALDIRAN, KALDIRIM, KALDIRIŞ, KALDIRMA


Kelime bulma makinesi

A D K L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

DAL, KAL, LAK

2 Harfli Kelimeler

AD, AK, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KALDIRIMCILIK

  1. [isim] Kaldırım döşeme işi
  2. Kaldırımcının işi

KALDIRILMAK

  1. [nsz] Kaldırma işi yapılmak

KALDIRIMSIZ

  1. [sıfat] Kaldırımı olmayan
    • "Yeni açtığı yolları geniş tutmak istiyorsa kaldırımsız döşüyor." (Necati Cumalı)

KALDIRIMLI

  1. [sıfat] Kaldırımı olan

KALDIRIMSI

  1. [sıfat] Oluşu, kaldırım görünüşünü andıran (doku)

KALDIRIMCI

  1. [isim] Kaldırım döşeyen kimse
  2. Mağazada alışveriş yapan kimsenin çantasını tezgâh üzerinden kaparak çalan kimse

KALDIRILIŞ

  1. [isim] Kaldırılma işi veya biçimi

KALDIRTMAK

  1. [-i] Kaldırma işini yaptırmak

KALDIRILMA

  1. [isim] Kaldırılmak işi

KALDIRICI

  1. [isim] Kriko

KALDIRMAK

  1. [-i] Bulunduğu yerden almak
    • "Örtüyü masanın üzerinden kaldır."
  2. Yukarı doğru hareket ettirmek
    • "Gözlerini yüzüme kaldırdı. İkimiz de mavi mavi baktık." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Yükseltmek
    • "Duvarı bir metre daha kaldırmalı."
  4. [nsz] Ürün toplamak, taşımak
    • "Harman kaldırmak."
  5. Çekmek, taşımak
    • "Bu araba bu yükü kaldırmaz."
  6. Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lağvetmek
    • "Meclis ... olağanüstü hâli kaldırabilir." (Anayasa)
  7. [-e] Hastayı hastaneye götürmek
    • "Yarasının dikişleri koptu dün öğleden sonra, Fransız Hastanesi'ne kaldırdılar." (Aka Gündüz)
  8. Tören yaparak ölüyü gömmek
  9. Toplamak
    • "Anası, kardeşi ile hep beraber sofrayı kaldırdılar." (Necati Cumalı)
  10. Alıp başka yere götürmek
  11. Uyandırmak
    • "Bir gece yanında mihman olduğum / Sabah oldu deyi kaldırdın beni." (Halk türküsü)
  12. Piyasadan çekmek
    • "İstifçilerin piyasadan kaldırdığı mallar."
  13. Elin ulaşamayacağı yere koymak, saklamak
    • "Vazoyu ortadan kaldıralım, çocuğun eline geçmesin."
  14. Kaçırmak
    • "Yakın köyden kaldırdığı bir yosmayı sarhoş etmekle meşguldü." (Sait Faik Abasıyanık)
  15. İyi etmek, iyileştirmek
    • "Bu ilaç onu yataktan kaldırdı."
  16. Bir şeyden çokça satın almak
  17. Tayin etmek, atamak
    • "Günün birinde bu müdürü başka, daha önemli bir yere kaldırdılar, buraya da bir başka müdür getirdiler." (Memduh Şevket Esendal)
  18. Yok etmek, ortadan silmek
    • "Yeryüzünden hayali kaldırın, dünya bir taş ve toprak yığınından ibaret kalır." (Orhan Seyfi Orhon)
  19. [nsz] Katlanmak, tahammül etmek
    • "Doğrusunu isterseniz onu çoktan kapı dışarı etmeliydim ama yüreğim kaldırmıyor, acıyorum." (Sait Faik Abasıyanık)
  20. [nsz] Uygun gelmek, götürmek, yakışmak
    • "Bu kumaş fazla süs kaldırmaz."
  21. Çalmak, aşırmak

KALDIRTMA

  1. [isim] Kaldırtmak işi

KALDIRMA

  1. [isim] Kaldırmak işi

KALDIRAN

  1. [isim] Bazı organları yukarıya doğru kımıldatan kas

KALDIRIM

  1. [isim] Yollarda taşlarla yapılan döşeme
    • "Araba bozuk kaldırımların üstünde sallanıyor, devrilecek gibi oluyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Kelli felli efendiden adamların hatta sarıklı ulemanın günden güne hırpanileşen kılıklarla, elleri boyunlarında, kaldırımları arşınladıklarını görüyorum." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Yaya kaldırımı
    • "Döndük, karşı kaldırıma atladık." (Sermet Muhtar Alus)
    • "Bastığı hiçbir eser kaldırıma düşmemişti." (Yusuf Ziya Ortaç)

KALDIRAÇ

  1. [isim] Az bir kuvvet ile büyük bir yükü kaldırmaya yarayan, bir dayanma noktası üzerinde hareket edebilen, inip kalkabilen sert çubuk, manivela

KALDIRIŞ

  1. [isim] Kaldırma işi veya biçimi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü