İçinde bora olan 16 kelime var. İçerisinde BORA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bora olan kelimeler listesine ya da sonu bora ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
BORAZANCIBAŞI
BORAZANCILIK
LABORANTLIK, LABORATUVAR
BORAZANCI
LABORANT
ALABORA, BORASİT, BORAZAN
BORAKS, BORALI, BORANİ
BORAK, BORAN, BORAT
BORA
Bora Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
BARO, BORA, ROBA
3 Harfli Kelimeler
ABO, BAR, BOA, BOR, OBA, ORA, RAB
2 Harfli Kelimeler
AB, AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BORAZANCIBAŞI
-
-
[isim]
Borazancıları yöneten kimse
- "Borazancıbaşı, borazancıbaşı / Akşamları batan güne karşı / Çaldığınız İstiklal Marşı"
-
[mecaz]
Bir topluluğun söyleyemediği sözleri söyleyen kimsesi
-
[isim]
Borazancıları yöneten kimse
- BORAZANCILIK
-
-
[isim]
Borazancının yaptığı iş
-
[isim]
Borazancının yaptığı iş
- LABORATUVAR
-
Kelime Kökeni: Fransızca laboratoire
-
[isim]
Ayrıştırma, birleştirme yoluyla bir sonuca ulaşmak veya teşhis koymak için çeşitli araçlar kullanılarak tıp, eczacılık, fizik, kimya gibi bilim dallarıyla ilgili araştırmaların, deneylerin yapıldığı özel donanımlı yer
- "Fizik laboratuvarı."
-
Bakınız dil laboratuvarı
-
[isim]
Ayrıştırma, birleştirme yoluyla bir sonuca ulaşmak veya teşhis koymak için çeşitli araçlar kullanılarak tıp, eczacılık, fizik, kimya gibi bilim dallarıyla ilgili araştırmaların, deneylerin yapıldığı özel donanımlı yer
- LABORANTLIK
-
-
[isim]
Laborantın işi veya mesleği
-
[isim]
Laborantın işi veya mesleği
- BORAZANCI
-
-
[isim]
Borazan çalan kimse; borazan
-
[isim]
Borazan çalan kimse; borazan
- LABORANT
-
Kelime Kökeni: Almanca Laborant
-
[isim]
Araştırmalarda, laboratuvar deneylerinde yardımcı olarak çalıştırılan kimse
- "Röntgen hademesi ile laborantı kandırıp bir radyografisini çektirmişti."
-
[isim]
Araştırmalarda, laboratuvar deneylerinde yardımcı olarak çalıştırılan kimse
- BORASİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca boracite
-
[isim, mineraloji]
Sert billur veya yumuşak beyaz kütle durumunda bulunan magnezyum boratı
-
[isim, mineraloji]
Sert billur veya yumuşak beyaz kütle durumunda bulunan magnezyum boratı
- ALABORA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca albora
-
[isim, denizcilik]
Gemi, tekne, sandal vb. deniz araçlarının devrilip yan yatması veya ters dönmesi
-
[mecaz]
altüst etmek
- "Şimdiye kadar eşi ve benzeri görülmemiş bir ruh fırtınası ortalığı alabora etti..."
-
Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi
-
Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması
-
Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması
-
[isim, denizcilik]
Gemi, tekne, sandal vb. deniz araçlarının devrilip yan yatması veya ters dönmesi
- BORAZAN
-
Kelime Kökeni: Türkçe boru + Farsça -zen
-
[isim, müzik]
Üfleyerek çalınan, perdesiz çalgı; boru
- "Borazanlar acı acı ötüyor, ana caddede atlı postaların kaldırımları şakırdatarak koşuştukları duyuluyordu."
-
Bakınız borazancı
- "Borazanları alayın önünde topluyorlar."
-
[isim, müzik]
Üfleyerek çalınan, perdesiz çalgı; boru
- BORAKS
-
Kelime Kökeni: Fransızca borax
-
[isim, kimya]
Yoğunlaşmış borik asitten türeyen sodyum tuzu
-
[isim, kimya]
Yoğunlaşmış borik asitten türeyen sodyum tuzu
- BORALI
-
-
[sıfat]
Yağmurlu, sert rüzgârlı ve soğuk havalı
- "Soğuk bir sonbahar ve sonraları boralı bir kış başladı."
-
[sıfat]
Yağmurlu, sert rüzgârlı ve soğuk havalı
- BORANİ
-
Kelime Kökeni: Farsça būrāni
-
[isim, ağızlardan]
Bulgur, yarma veya pirinçle pişirilen ıspanak ve benzeri bir sebze üzerine yoğurt dökülerek yenilen bir yemek
-
[isim, ağızlardan]
Bulgur, yarma veya pirinçle pişirilen ıspanak ve benzeri bir sebze üzerine yoğurt dökülerek yenilen bir yemek
- BORAN
-
-
[isim, coğrafya]
Sert rüzgâr, şimşek ve gök gürültüsü ile ortaya çıkan sağanak yağışlı hava olayı
- "Bu kışın, bu karda kıyamette, bu tipide, boranda Ruslara hücum edemeyiz paşam, evet, edemeyiz, Enver Paşa’m."
-
[isim, coğrafya]
Sert rüzgâr, şimşek ve gök gürültüsü ile ortaya çıkan sağanak yağışlı hava olayı
- BORAK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız bor (I)
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız bor (I)
- BORAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca borate
-
[isim, kimya]
Zayıf asit özelliğine sahip borik oksidin tuzlarına verilen genel ad
-
[isim, kimya]
Zayıf asit özelliğine sahip borik oksidin tuzlarına verilen genel ad
- BORA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca borea
-
[isim]
Genellikle arkasından yağmur getiren sert rüzgâr; boğanak
- "Boraların savurduğu karla siyah sakalı savrulup beyazlanırken bile şemsiye ve palto gibi şeyler kullanmazdı."
-
[isim]
Genellikle arkasından yağmur getiren sert rüzgâr; boğanak