Başında kalay olan 14 kelime var. Kalay ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kalay olan kelimeler listesine ya da sonu kalay ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında kalay bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

KALAYLANMAK, KALAYLATMAK

10 Harfli Kelimeler

KALAYBALIK, KALAYCILIK, KALAYLAMAK, KALAYLANMA, KALAYLATMA

9 Harfli Kelimeler

KALAYHANE, KALAYLAMA

8 Harfli Kelimeler

KALAYSIZ

7 Harfli Kelimeler

KALAYCI, KALAYLI, KALAYSI

5 Harfli Kelimeler

KALAY

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kalay Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A K L Y

5 Harfli Kelimeler

AYLAK, KALAY, KALYA, YALAK

4 Harfli Kelimeler

ALAY, AYAK, AYAL, AYLA, KALA, KAYA, LAKA, YAKA

3 Harfli Kelimeler

AKA, ALA, AYA, KAL, KAY, LAK, YAK, YAL

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, AY, LA, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KALAYLANMAK

  1. [nesnesiz] Kalaylanma işi yapılmak veya kalaylama işine konu olmak
    • "Kalaylanmış kaplarda kaba parlaklığını görürsünüz." (Refik Halit Karay)
KALAYLATMAK

  1. [-e, -i] Kalaylama işini yaptırmak
KALAYLANMA

  1. [isim] Kalaylanmak işi
KALAYCILIK

  1. [isim] Kalaycının yaptığı iş
    • "Kalaycılık, kasaplık, terlikçilik gibi sanatlar melezlerin elindedir." (Falih Rıfkı Atay)
  2. [mecaz] Kalaycı olma durumu
KALAYLAMAK

  1. [-i] Oksitlenmeden korumak için bir metal parçasını veya kabı kalay tabakası ile kaplamak
  2. [mecaz] Eksiklikleri, kusurları görünüşte gizlemeye çalışmak
  3. [argo] Bakınız sövmek
    • "Yıkılır kalırsam senin de seni besleyenin de gelmişini geçmişini kalaylarım, anladın mı?" (Memduh Şevket Esendal)
KALAYBALIK

  1. [isim, denizcilik] Balık avlamada oltanın ucuna yerleştirilen madde
KALAYLATMA

  1. [isim] Kalaylatmak işi
KALAYLAMA

  1. [isim] Kalaylamak işi
KALAYHANE

Kelime Kökeni: kalay + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Kalaycının çalıştığı yer
  2. Kalay işlerinin yapıldığı yer
KALAYSIZ

  1. [sıfat] Kalaylanmamış (kap)
    • "Bu tencere niçin kalaysızdır?" (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Kalayı kalmamış (kap)
  3. İçinde kalay bulunmayan
KALAYLI

  1. [sıfat] Kalaylanmış (kap)
    • "Bir salepçinin kalaylı güğümü tütüyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. İçinde kalay bulunan
  3. [mecaz] Gösterişi ve süsü yapay olan
KALAYSI

  1. [sıfat] Kalayı andıran, kalaya benzeyen, kalay gibi
KALAYCI

  1. [isim] Kap kalaylayan kimse
  2. [sıfat, mecaz] Üstünkörü iş yapan
KALAY

  1. [isim, kimya] Atom numarası 50, atom ağırlığı 118,7, yoğunluğu 7,29 olan, 232 °C'de eriyen, gümüş beyazlığında, kolay işlenebilen, yumuşak bir element (simgesi Sn)
  2. Kalaylanmış bir kabın üzerindeki alaşım tabakası
    • "Pencereye, elinde yeni kalaydan çıkmış bir bakır sahanla orta yaşlı kadın geldi." (Osman Cemal Kaygılı)
  3. [mecaz] Aldatıcı görünüş
  4. [argo] Bakınız küfür
    • "Senin canın bugün nişadırı bol kalay istemekte ya, benim sıram o sıra değil!" (Kemal Tahir)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü