Başında kala olan 7 harfli 9 kelime var. Kala ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kala olan kelimeler listesine ya da sonu kala ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında kala bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kala Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
KALA, LAKA
3 Harfli Kelimeler
AKA, ALA, KAL, LAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KALAVRA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Bakınız yemeni
-
Deriden yapılmış eşya
-
[isim]
Bakınız yemeni
- KALANLI
-
-
[sıfat, matematik]
Bölünenden artanı olmayan
-
[zarf]
Bölünenden artanı bulunarak
-
[sıfat, matematik]
Bölünenden artanı olmayan
- KALAMİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca calamine
-
[isim, mineraloji]
Doğada az bulunan, güç işlenen, hidratlı çinko silikat
-
Havada, yüksek ısıda işlenen metal parçaların yüzeyinde oluşan oksit katmanı
-
[isim, mineraloji]
Doğada az bulunan, güç işlenen, hidratlı çinko silikat
- KALAYCI
-
-
[isim]
Kap kalaylayan kimse
-
[sıfat, mecaz]
Üstünkörü iş yapan
-
[isim]
Kap kalaylayan kimse
- KALAMİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca calamite
-
[isim, mineraloji]
Amfibol cinsinden bir mineral türü
-
İlk Çağ ağaç fosili
-
[isim, mineraloji]
Amfibol cinsinden bir mineral türü
- KALAYSI
-
-
[sıfat]
Kalayı andıran, kalaya benzeyen, kalay gibi
-
[sıfat]
Kalayı andıran, kalaya benzeyen, kalay gibi
- KALAYLI
-
-
[sıfat]
Kalaylanmış (kap)
- "Bir salepçinin kalaylı güğümü tütüyordu."
-
İçinde kalay bulunan
-
[mecaz]
Gösterişi ve süsü yapay olan
-
[sıfat]
Kalaylanmış (kap)
- KALAMAR
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, hayvan bilimi]
Bir tür mürekkep balığı (Loligo vulgaris)
- "Küçük bir yudum içti. Ağzına bir kalamar attı."
-
[isim, hayvan bilimi]
Bir tür mürekkep balığı (Loligo vulgaris)
- KALAFAT
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, denizcilik]
Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi
- "Kalafatın tokmak gürültüsü ve denize uzayan zift kokusu arasından yol aldım ve tenha yollara saptım."
-
Bakınız kalafatçı (I)
- "Kalafat olta kutusunu çıkarmış, söylene söylene paslı bir teneke kutunun içindeki zokaları muayene ediyordu."
-
[mecaz]
Onarma, tamir etme
-
[isim, denizcilik]
Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi