Başında kala olan 7 harfli 9 kelime var. Kala ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kala olan kelimeler listesine ya da sonu kala ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında kala bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kala Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A K L

4 Harfli Kelimeler

KALA, LAKA

3 Harfli Kelimeler

AKA, ALA, KAL, LAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KALAVRA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Bakınız yemeni
  2. Deriden yapılmış eşya
KALANLI

  1. [sıfat, matematik] Bölünenden artanı olmayan
  2. [zarf] Bölünenden artanı bulunarak
KALAMİN

Kelime Kökeni: Fransızca calamine

  1. [isim, mineraloji] Doğada az bulunan, güç işlenen, hidratlı çinko silikat
  2. Havada, yüksek ısıda işlenen metal parçaların yüzeyinde oluşan oksit katmanı
KALAYCI

  1. [isim] Kap kalaylayan kimse
  2. [sıfat, mecaz] Üstünkörü iş yapan
KALAMİT

Kelime Kökeni: Fransızca calamite

  1. [isim, mineraloji] Amfibol cinsinden bir mineral türü
  2. İlk Çağ ağaç fosili
KALAYSI

  1. [sıfat] Kalayı andıran, kalaya benzeyen, kalay gibi
KALAYLI

  1. [sıfat] Kalaylanmış (kap)
    • "Bir salepçinin kalaylı güğümü tütüyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. İçinde kalay bulunan
  3. [mecaz] Gösterişi ve süsü yapay olan
KALAMAR

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, hayvan bilimi] Bir tür mürekkep balığı (Loligo vulgaris)
    • "Küçük bir yudum içti. Ağzına bir kalamar attı." (Tarık Buğra)
KALAFAT

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, denizcilik] Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi
    • "Kalafatın tokmak gürültüsü ve denize uzayan zift kokusu arasından yol aldım ve tenha yollara saptım." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Bakınız kalafatçı (I)
    • "Kalafat olta kutusunu çıkarmış, söylene söylene paslı bir teneke kutunun içindeki zokaları muayene ediyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. [mecaz] Onarma, tamir etme
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü