Başında kırm olan 19 kelime var. Kırm ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde kırm olan kelimeler listesine ya da sonu kırm ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında kırm bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

KIRMIZILAHANA, KIRMIZILAŞMAK, KIRMIZIMTIRAK

12 Harfli Kelimeler

KIRMIZIBİBER, KIRMIZIÇİZGİ, KIRMIZIFENER, KIRMIZILAŞMA

11 Harfli Kelimeler

KIRMIZITURP

10 Harfli Kelimeler

KIRMACILIK, KIRMIZILIK, KIRMIZIMSI

8 Harfli Kelimeler

KIRMALIK, KIRMASIZ

7 Harfli Kelimeler

KIRMACI, KIRMALI, KIRMIZI

6 Harfli Kelimeler

KIRMAK, KIRMIZ

5 Harfli Kelimeler

KIRMA


Kelime bulma makinesi

I K M R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

IRK, KIR

2 Harfli Kelimeler

IR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KIRMIZIMTIRAK

  1. Kırmızımsı

KIRMIZILAŞMAK

  1. [nsz] Kırmızı bir renk almak, kızarmak

KIRMIZILAHANA

  1. [isim] Rengi kırmızı olan bir tür lahana

KIRMIZIFENER

  1. [isim] Genelev

KIRMIZILAŞMA

  1. [isim] Kırmızılaşmak işi

KIRMIZIBİBER

  1. [isim] Patlıcangillerden bir biber türü (Capsicum annuum)
  2. Bu bitkinin olgunlaştığında kızarıp yakıcı bir acılık kazanan, kurutulup dövülerek yemeklerde baharat olarak kullanılan tozu, Türk biberi

KIRMIZIÇİZGİ

  1. [isim] Özellikle çam türü ağaçlarda görülen, uygunsuz koşullarda kurutulan ağacın çatlayan göze zarından giren mantarların yaptığı bir tür hastalık

KIRMIZITURP

  1. [isim] Turpgillerden, kökü kırmızı olan bir turp türü (Raphanus sativus varradicula)

KIRMIZIMSI

  1. [sıfat] Rengi kırmızıyı andıran, kırmızıya benzeyen, kırmızımtırak

KIRMIZILIK

  1. [isim] Kırmızı olma durumu, kızıllık
    • "Bir iki gün sonra kollara ve omuz başlarına domates kırmızılığı çöker." (Falih Rıfkı Atay)

KIRMACILIK

  1. [isim] Kırmacı olma durumu

KIRMALIK

  1. [isim] Melezlik

KIRMASIZ

  1. [sıfat] Kırması bulunmayan

KIRMALI

  1. [sıfat] Üstünde kırmaları bulunan (giysi), pilili

KIRMIZI

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Al, kızıl renk
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Siyah zülüflü, kırmızı dudaklı, altın ve mercan gerdanlı kadınlar." (Ahmet Haşim)

KIRMACI

  1. [isim] Giysilere pili yapan kimse
  2. Basılmış formaları katlayan kimse
  3. Kırılmış tahıl satıcısı
  4. Değirmen işleten kimse, değirmenci

KIRMIZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası

KIRMAK

  1. [-i] Sert şeyleri vurarak veya ezerek parçalamak
    • "Taşları kırmak. Bardağı kırmak."
    • "Kaşla göz arasında ellerine geçirdiklerini kırıp dökmeye koyulmuşlardı." (Atilla İlhan)
    • "Pakize'nin kırıp geçirdiği bir şeyi görmekten hasıl olacak tesiri temaşaya gelen çocuklara..." (Halit Ziya Uşaklıgil)
    • "Düğüne kimlerin çağrıldığı anlaşılmaz, ne hediye gönderileceği de belli olmaz. Olmaz ama hepsi çağrılmıştır, hepsi de kırıp sarar, birer hediye alır yollar." (Memduh Şevket Esendal)
  2. İri parçalara ayırmak
    • "Adamın her akşam yarım kiloyu devirdikten sonra ortalığı kırıp geçirmesinden perişan oluyorlar." (Çetin Altan)
  3. [nsz] Belirli bir biçimde katlamak
    • "Forma kırmak."
    • "Hoşsohbet, şakacı bir insan olduğu için Kâzım Bey'le kaynatasını kahkahadan kırıp geçirir." (Salâh Birsel)
  4. Öldürmek, yok olmasına neden olmak
    • "Bu yıl soğuk hayvanları kırdı."
    • "Bir İspanyol şarkıcı var. Beyoğlu'nu kırıp geçiriyor." (Halide Edip Adıvar)
  5. Bir şeyin fiyatını azaltmak, indirmek
    • "Firma verdiği teklif fiyatını son dakikada bir yüzde yirmi daha kırıyordu." (Haldun Taner)
  6. Dileğini kabul etmeyerek veya beklenmeyen bir davranış karşısında bırakarak gücendirmek, incitmek
    • "Sizin hatırınızı kırmamak için işte gelip misafir oluyorum; fakat bu yaşımda misafirle uğraşacak hâlim yok." (Halit Ziya Uşaklıgil)
  7. Tavlada karşı oyuncunun pulunu oyun dışında bırakmak
  8. Vücut kemiklerinden birini parçalamak
    • "Ayol, yapma, gel, düşüp bir yerini kıracaksın!" (Osman Cemal Kaygılı)
  9. Tahılı iri ve kaba öğütmek
  10. [-e] Hareket durumundaki canlının veya taşıtın yönünü değiştirmek, çevirmek, döndürmek
    • "Ne tarafa doğru meyil varsa gidonu o tarafa doğru kıracaksınız ki bisiklet doğrulsun." (Burhan Felek)
  11. [nsz] Daha iyi bir sonuç elde etmek
    • "Tam en az elli bin satıp rekor kıracak." (Aka Gündüz)
  12. Yok etmek
    • "Direncini kırmak. Hevesini kırmak."
  13. Gücünü, etkisini azaltmak
    • "Birkaç gün evvel yağan yağmur sıcağı kırmamış." (Burhan Felek)
  14. Kaçmak, uzaklaşmak
  15. [nsz] Değerinden düşük fiyata almak
    • "Bono kırmak. Çek kırmak."

KIRMA

  1. [isim] Kırmak işi
  2. Kumaşın katlanmasıyla yapılan giysi süsü, pili
  3. Kırılmış veya dövülmüş tahıl
    • "Buğday kırması."
  4. Basılı kâğıtları forma durumuna getirmek için belli yerlerinden bükme ve katlama işi
  5. [sıfat] Ortasından kırılarak doldurulan (tüfek)
    • "Mustafa, kırma tüfeğe bir kurşun sürdü." (Yahya Kemal)
  6. [sıfat] Melez
    • "Arap kırması bir at."
  7. [sıfat] Yabancı etkilerle özgün niteliğini yitirmiş olan

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü