Başında iğne olan 19 kelime var. İğne ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde iğne olan kelimeler listesine ya da sonu iğne ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında iğne bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
İĞNELEYİCİLİK
İĞNEDANLIK, İĞNEDENLİK, İĞNELENMEK, İĞNELETMEK, İĞNELEYİCİ
İĞNECİLİK, İĞNELEMEK, İĞNELENME, İĞNELETME, İĞNELEYİŞ, İĞNEYURDU
İĞNELEME
İĞNECİK, İĞNEDAN, İĞNELİK
İĞNECİ, İĞNELİ
İĞNE
İğne Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
EĞİN, İĞNE
2 Harfli Kelimeler
EN, İĞ, İN, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İĞNELEYİCİLİK
-
-
[isim]
İğneleyici olma durumu
- "… bu alaycılığı ve iğneleyiciliği yüzünden herkes ondan kaçardı."
-
[isim]
İğneleyici olma durumu
- İĞNELEYİCİ
-
-
[sıfat]
Onur kırıcı, incitici, üzüntü verici, kinayeli (söz veya davranış)
-
[sıfat]
Onur kırıcı, incitici, üzüntü verici, kinayeli (söz veya davranış)
- İĞNELETMEK
-
-
[-i]
İğne vurdurmak
-
[-i]
İğne vurdurmak
- İĞNELENMEK
-
-
[-e]
İğneleme işi yapılmak veya iğneleme işine konu olmak
-
[nesnesiz]
Vücudun herhangi bir yerinde iğne batar gibi acı duymak
-
[-e]
İğneleme işi yapılmak veya iğneleme işine konu olmak
- İĞNEDENLİK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız iğnelik
- "Elimdeki iğnedenliği etajerin alt gözüne bırakıyorum."
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız iğnelik
- İĞNEDANLIK
-
-
[isim]
Bakınız iğnelik
-
[isim]
Bakınız iğnelik
- İĞNELEYİŞ
-
-
[isim]
İğneleme işi
-
[isim]
İğneleme işi
- İĞNEYURDU
-
-
[isim]
Bakınız iğne deliği
-
[isim]
Bakınız iğne deliği
- İĞNECİLİK
-
-
[isim]
İğnecinin yaptığı iş
-
[isim]
İğnecinin yaptığı iş
- İĞNELENME
-
-
[isim]
İğnelenmek işi
-
[isim]
İğnelenmek işi
- İĞNELETME
-
-
[isim]
İğneletmek işi
-
[isim]
İğneletmek işi
- İĞNELEMEK
-
-
[-e]
İğne ile tutturmak
- "Hanım ipek peçesini açmış, çarşafının üzerine iğnelemiş."
-
[-i, mecaz]
Üstü kapalı olarak onur kırıcı, incitici, üzüntü verici söz söylemek
- "Onunla tatlı sert münakaşaya kalkıştın, âdeta iğneler gibiydin."
-
[-e]
İğne ile tutturmak
- İĞNELEME
-
-
[isim]
İğnelemek işi
-
[isim]
İğnelemek işi
- İĞNECİK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Bazı omurgasız hayvanlarda rastlanan silis veya kalkerden oluşmuş, iğne biçiminde küçük çıkıntı
-
[denizcilik]
Deniz teknelerinde dümeni kıç bodoslamaya bağlayan madenî menteşe
-
[isim, hayvan bilimi]
Bazı omurgasız hayvanlarda rastlanan silis veya kalkerden oluşmuş, iğne biçiminde küçük çıkıntı
- İĞNEDAN
-
Kelime Kökeni: Türkçe iğne + Farsça -dān
-
[isim]
Bakınız iğnelik
-
[isim]
Bakınız iğnelik
- İĞNELİK
-
-
[isim]
Üzerine iğne saplanan küçük yastık; iğnedenlik, iğne yastığı, iğnedan, iğnedanlık
-
İğne kutusu; iğnedan
-
[isim]
Üzerine iğne saplanan küçük yastık; iğnedenlik, iğne yastığı, iğnedan, iğnedanlık
- İĞNELİ
-
-
[sıfat]
İğnesi olan
-
İğne ile tutturulmuş, iğnelenmiş
-
[mecaz]
Kırıcı, gücendirici, dokunaklı, onur kırıcı, kinayeli (söz veya davranış)
- "Babamın iğneli bakışlarından kurtulmak için o uyurken sokaklara düşerdim."
-
[sıfat]
İğnesi olan
- İĞNECİ
-
-
[isim]
Hastalara iğne yapan kimse
-
[isim]
Hastalara iğne yapan kimse
- İĞNE
-
-
[isim]
Dikiş dikmeye yarayan, ince, ucu sivri, bir ucunda iplik geçecek deliği bulunan çelik araç
- "Nasıl olduğunu bir göster de usta olduğunu biz de görelim, diyerek misafirin eline, iplik geçirdiği iğneyi tutuşturuverirmiş."
-
Vücuda şırıngayla verilen sıvı ilaç
-
Toplu iğnenin süs olarak kullanılan, iri başlı, renkli bir türü
-
Genellikle kadınların süs olarak elbiselerinin göğüs, yaka vb. yerlerine taktıkları altın veya mücevherli süs eşyası
- "Aç kaldığı günler oldu, fakat şehzadesinin hediyesi olan elmaslı iğneyi satmayı düşünmedi."
-
Bazı araçların ucu sivri parçaları
- "Pusula iğnesi."
-
Bazı böceklerin kendilerini savunmak için kullandıkları organ
- "Nedir, toprağa yapışık yaşayan bu küçük hayvanın kendine özgü bir görkemi de vardır öte yandan, öleceğini anlayınca, iğnesini kendisine batırır..."
-
Oltanın ucundaki küçük çengel
-
[mecaz]
Dokunaklı söz
-
[bitki bilimi]
Bitkilerde yumurtacıkla tepecik arasındaki sapçık
-
[tıp]
Kas veya damar yoluyla vücuda sıvı bir ilacı basınçla vermek amacıyla enjektör ucuna takılan, boru biçiminde, ucu keskin metal araç
-
[isim]
Dikiş dikmeye yarayan, ince, ucu sivri, bir ucunda iplik geçecek deliği bulunan çelik araç