Sonunda iz olan 6 harfli 46 kelime var. İZ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde iz olan kelimeler listesine ya da başında iz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HUNRİZ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Kan dökücü, kanlı
-
[sıfat]
Kan dökücü, kanlı
- ERKSİZ
-
-
[sıfat]
Erki olmayan
-
[sıfat]
Erki olmayan
- FERSİZ
-
-
[sıfat]
Donuk, cansız (göz, ışık, yüz)
- "Eski yalıların birçoklarının görünüşlerinde ihtiyarların o durgun, dalgın, fersiz ve ölgün yüzlerindeki manalar peyda olmuştu." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Donuk, cansız (göz, ışık, yüz)
- VAFTİZ
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Hristiyanlıkta yeni doğan çocuğun ilk günahı silmek ve onu Hristiyanlaştırmak amacıyla yapılan kutsal işlem
-
[isim]
Hristiyanlıkta yeni doğan çocuğun ilk günahı silmek ve onu Hristiyanlaştırmak amacıyla yapılan kutsal işlem
- YERSİZ
-
-
[sıfat]
Barınacak yeri olmayan
-
Yerinde olmayan, uygunsuz, anlamsız, manasız
- "Hepsini birden istemek / Yersiz / Zamanı var / Biz zengin değiliz." (Behçet Necatigil)
-
[sıfat]
Barınacak yeri olmayan
- TEFVİZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir işi bir kimsenin üzerinde bırakma, ihale
-
Dağıtma
-
Bir taşınmaz malı bilinen değeri karşılığı bir kimseye verme
-
[isim]
Bir işi bir kimsenin üzerinde bırakma, ihale
- ÇİLSİZ
-
-
[sıfat]
Çili olmayan
- "Çilsiz bir yüz."
-
[sıfat]
Çili olmayan
- PLİSİZ
- ...
- MUKRİZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Ödünç para veren, borç veren
-
[sıfat]
Ödünç para veren, borç veren
- TEÇHİZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Donatma, donatım
-
[isim]
Donatma, donatım
- ÇİPSİZ
- ...
- DEHLİZ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Üstü kapalı, dar ve uzun geçit, koridor
- "Mihrabın sağ tarafında dehliz gibi kuytu bir köşeye açılan bir kapı vardır." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Üstü kapalı, dar ve uzun geçit, koridor
- MANGİZ
-
-
[isim]
Para
-
[isim]
Para
- HİSSİZ
-
-
[sıfat]
Duygusuz
- "Gösterdiği arkadaşlığa, bağlılığa karşı hissiz kalamazdı, onun boynuna sarıldı." (Mahmut Yesari)
-
[sıfat]
Duygusuz
- TECVİZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yapılmasını uygun bulma, izin verme
- "Sen yaşta çocuklar için katiyen tecviz edilmez ama bizim gibi yaşlı başlı adamların, ara sıra iki kadeh bir şey içmelerinde bir zarar yoktur." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Yapılmasını uygun bulma, izin verme
- TİLMİZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Öğrenci
-
[isim]
Öğrenci
- TEMYİZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ayırt etme
-
Mahkemelerce verilen kararın kanun ve usul yönünden incelenmesini sağlayan yasal yol
- "Dama tıkıldım ama temyizde beraat ettim." (Aka Gündüz)
-
[isim]
Ayırt etme
- SESSİZ
-
-
[sıfat]
Sesi olmayan, ses çıkarmayan
-
Ses, gürültü çıkarmadan yapılan
- "Sessiz çalışma."
-
Az konuşan, suskun
-
Yumuşak huylu, kendi hâlinde ve sakin (kimse)
- "Kız kardeşi Deniz Yolları levazımında çalışan sessiz bir adamla evlidir." (Memduh Şevket Esendal)
-
[zarf]
Ses ve gürültü çıkarmadan
-
[isim]
Ünsüz
-
[sıfat]
Sesi olmayan, ses çıkarmayan
- OJESİZ
- ...
- DENSİZ
-
-
[sıfat]
Yakışıksız ve saygısızca davranan (kimse)
- "Babasız büyümüş, anasından yüz bulmuş, densiz, şımarık, münasebetsiz bir haşarı." (Sermet Muhtar Alus)
-
[sıfat]
Yakışıksız ve saygısızca davranan (kimse)