Sonunda it olan 6 harfli 73 kelime var. İT ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde it olan kelimeler listesine ya da başında it olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

İt Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

T İ

2 Harfli Kelimeler

İT, Tİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GRAFİT

Kelime Kökeni: Fransızca graphite

  1. [isim, jeoloji] Kurşun kalem ve bazı araç parçalarının yapımında kullanılan, yumuşak, kolay toz durumuna gelebilen, gri siyah renkli, yapay yoldan billurlaştırılabilen bir tür doğal karbon
NEVMİT

Kelime Kökeni: Farsça nevmīd

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız umutsuz
  2. [zarf] Umutsuz bir biçimde
    • "Bir kısmı geceyi burada geçirmek zaruri olduğu kanaatinde idi, ona göre bir şey yapalım, ateş yakalım diye, nevmit ve şaşkın söyleniyorlardı." (Reşat Nuri Güntekin)
MÜFRİT

Kelime Kökeni: Arapça mufriṭ

  1. [sıfat] Bakınız aşırı
TERDİT

Kelime Kökeni: Arapça terdīd

  1. [isim, eskimiş, edebiyat] Yazıda beklenmedik bir sonuçla karşılaşma
ARTRİT

Kelime Kökeni: Fransızca arthrite

  1. [isim, tıp] Eklemlerde görülen romatizma
TERMİT

Kelime Kökeni: Fransızca termite

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız akkarınca
TAKLİT

Kelime Kökeni: Arapça taḳlīd

  1. [isim] Belli bir örneğe benzemeye veya benzetmeye çalışma; öykünme
    • "Her memleket başkalarının yeniliklerini taklit ile başladığı intizama kendisinin eskiliklerini tahkik ile nihayet verir." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
  2. Birinin davranışlarını, konuşmasını tekrarlayarak eğlenme
    • "Hele taklitleri? Kadın taklidi, Arap taklidi hepsini birbirinden güzel yapıyordu." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. Benzetilerek yapılmış şey; imitasyon
TEZYİT

Kelime Kökeni: Arapça tezyīd

  1. [isim, eskimiş] Bakınız artırma
TAHNİT

Kelime Kökeni: Arapça taḥnīṭ

  1. [isim] Bozulmaması için ölüyü ilaçlama
OZALİT

Kelime Kökeni: Fransızca ozalid

  1. [isim] Yüzeyi ışığa karşı duyarlı bir madde ile kaplı kâğıt üzerine, kalıptan çekilmiş resim kopyası
MÜRŞİT

Kelime Kökeni: Arapça murşid

  1. [isim] Müritlerine tasavvufu öğreten, sırları ve gerçekleri gösteren tarikat şeyhi
  2. [eskimiş] Bakınız kılavuz
    • "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." (Atatürk)
TEHDİT

Kelime Kökeni: Arapça tehdīd

  1. [isim] Bir kimseyi, gelecek herhangi bir tehlike ile korkutma
    • "Bütün memurlar bu tehditlere gülüp geçiyorlardı." (Talât Sait Halman)
  2. Tehlikeli ve zararlı bir durumu önceden hissettiren belirti
ŞERAİT

Kelime Kökeni: Arapça şerāʾiṭ

  1. [isim, eskimiş] Şartlar
    • "Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır." (Atatürk)
TEVLİT

Kelime Kökeni: Arapça tevlīd

  1. [isim, eskimiş] Bakınız doğurma
  2. [mecaz] Sebep olma, oluşturma
TECRİT

Kelime Kökeni: Arapça tecrīd

  1. [isim] Bakınız ayırma
  2. Bir insanı dış dünyadan kopararak kendi hâline bırakma
  3. [tıp] Bulaşıcı hastalığın daha fazla canlıya bulaşmasını önlemek amacıyla hastanın diğer canlılarla olan ilişkilerinin en az seviyeye indirilmesi veya kesilmesi
  4. [felsefe] Bakınız soyutlama
  5. [fizik] Bakınız yalıtım
  6. [hukuk] Mahkûmu cezasını tek başına çekmesi için diğer hükümlülerden ayırma
    • "O zaman herkes böyle bir tecride can atardı." (Kerim Korcan)
HİBRİT

Kelime Kökeni: Fransızca hybride

  1. [isim, biyoloji] Bakınız melez
  2. [teknoloji] İki farklı güç kaynağının bir arada bulunması
KOLOİT

Kelime Kökeni: Fransızca colloïde

  1. [isim, kimya] Jelatin niteliğinde olan ve suda dağılmış zarlardan geçmemekle billursulardan ayırt edilen maddelerin genel adı, billursu karşıtı
TAKSİT

Kelime Kökeni: Arapça taḳsīṭ

  1. [isim] Bir borcun belli zamanlarda ödenmesi gerekli olan parçalarından her biri
    • "Sen nasıl olsa memursun, taksitle her şeyi alabilirsin." (Çetin Altan)
KİRKİT

  1. [isim, ağızlardan] Dokumacılıkta atkı ipliğini sıkıştırmak için kullanılan, demirden veya ağaçtan yapılmış dişli araç
    • "Kirkit, bıçak sesleri hep bir anda kesildi." (Ömer Bedrettin Uşaklı)
MEZGİT

  1. [isim, hayvan bilimi] Mezgitgillerden, Avrupa ve Türkiye denizlerinde yaşayan, uzun vücutlu, büyük ağızlı, eti lezzetli bir balık; tavuk balığı (Gadus merlangus)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü