Sonunda it olan 6 harfli 73 kelime var. İT ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde it olan kelimeler listesine ya da başında it olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
İt Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İT, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GRAFİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca graphite
-
[isim, jeoloji]
Kurşun kalem ve bazı araç parçalarının yapımında kullanılan, yumuşak, kolay toz durumuna gelebilen, gri siyah renkli, yapay yoldan billurlaştırılabilen bir tür doğal karbon
-
[isim, jeoloji]
Kurşun kalem ve bazı araç parçalarının yapımında kullanılan, yumuşak, kolay toz durumuna gelebilen, gri siyah renkli, yapay yoldan billurlaştırılabilen bir tür doğal karbon
- NEVMİT
-
Kelime Kökeni: Farsça nevmīd
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız umutsuz
-
[zarf]
Umutsuz bir biçimde
- "Bir kısmı geceyi burada geçirmek zaruri olduğu kanaatinde idi, ona göre bir şey yapalım, ateş yakalım diye, nevmit ve şaşkın söyleniyorlardı."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız umutsuz
- MÜFRİT
-
Kelime Kökeni: Arapça mufriṭ
-
[sıfat]
Bakınız aşırı
-
[sıfat]
Bakınız aşırı
- TERDİT
-
Kelime Kökeni: Arapça terdīd
-
[isim, eskimiş, edebiyat]
Yazıda beklenmedik bir sonuçla karşılaşma
-
[isim, eskimiş, edebiyat]
Yazıda beklenmedik bir sonuçla karşılaşma
- ARTRİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca arthrite
-
[isim, tıp]
Eklemlerde görülen romatizma
-
[isim, tıp]
Eklemlerde görülen romatizma
- TERMİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca termite
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız akkarınca
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız akkarınca
- TAKLİT
-
Kelime Kökeni: Arapça taḳlīd
-
[isim]
Belli bir örneğe benzemeye veya benzetmeye çalışma; öykünme
- "Her memleket başkalarının yeniliklerini taklit ile başladığı intizama kendisinin eskiliklerini tahkik ile nihayet verir."
-
Birinin davranışlarını, konuşmasını tekrarlayarak eğlenme
- "Hele taklitleri? Kadın taklidi, Arap taklidi hepsini birbirinden güzel yapıyordu."
-
Benzetilerek yapılmış şey; imitasyon
-
[isim]
Belli bir örneğe benzemeye veya benzetmeye çalışma; öykünme
- TEZYİT
-
Kelime Kökeni: Arapça tezyīd
-
[isim, eskimiş]
Bakınız artırma
-
[isim, eskimiş]
Bakınız artırma
- TAHNİT
-
Kelime Kökeni: Arapça taḥnīṭ
-
[isim]
Bozulmaması için ölüyü ilaçlama
-
[isim]
Bozulmaması için ölüyü ilaçlama
- OZALİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca ozalid
-
[isim]
Yüzeyi ışığa karşı duyarlı bir madde ile kaplı kâğıt üzerine, kalıptan çekilmiş resim kopyası
-
[isim]
Yüzeyi ışığa karşı duyarlı bir madde ile kaplı kâğıt üzerine, kalıptan çekilmiş resim kopyası
- MÜRŞİT
-
Kelime Kökeni: Arapça murşid
-
[isim]
Müritlerine tasavvufu öğreten, sırları ve gerçekleri gösteren tarikat şeyhi
-
[eskimiş]
Bakınız kılavuz
- "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir."
-
[isim]
Müritlerine tasavvufu öğreten, sırları ve gerçekleri gösteren tarikat şeyhi
- TEHDİT
-
Kelime Kökeni: Arapça tehdīd
-
[isim]
Bir kimseyi, gelecek herhangi bir tehlike ile korkutma
- "Bütün memurlar bu tehditlere gülüp geçiyorlardı."
-
Tehlikeli ve zararlı bir durumu önceden hissettiren belirti
-
[isim]
Bir kimseyi, gelecek herhangi bir tehlike ile korkutma
- ŞERAİT
-
Kelime Kökeni: Arapça şerāʾiṭ
-
[isim, eskimiş]
Şartlar
- "Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır."
-
[isim, eskimiş]
Şartlar
- TEVLİT
-
Kelime Kökeni: Arapça tevlīd
-
[isim, eskimiş]
Bakınız doğurma
-
[mecaz]
Sebep olma, oluşturma
-
[isim, eskimiş]
Bakınız doğurma
- TECRİT
-
Kelime Kökeni: Arapça tecrīd
-
[isim]
Bakınız ayırma
-
Bir insanı dış dünyadan kopararak kendi hâline bırakma
-
[tıp]
Bulaşıcı hastalığın daha fazla canlıya bulaşmasını önlemek amacıyla hastanın diğer canlılarla olan ilişkilerinin en az seviyeye indirilmesi veya kesilmesi
-
[felsefe]
Bakınız soyutlama
-
[fizik]
Bakınız yalıtım
-
[hukuk]
Mahkûmu cezasını tek başına çekmesi için diğer hükümlülerden ayırma
- "O zaman herkes böyle bir tecride can atardı."
-
[isim]
Bakınız ayırma
- HİBRİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca hybride
-
[isim, biyoloji]
Bakınız melez
-
[teknoloji]
İki farklı güç kaynağının bir arada bulunması
-
[isim, biyoloji]
Bakınız melez
- KOLOİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca colloïde
-
[isim, kimya]
Jelatin niteliğinde olan ve suda dağılmış zarlardan geçmemekle billursulardan ayırt edilen maddelerin genel adı, billursu karşıtı
-
[isim, kimya]
Jelatin niteliğinde olan ve suda dağılmış zarlardan geçmemekle billursulardan ayırt edilen maddelerin genel adı, billursu karşıtı
- TAKSİT
-
Kelime Kökeni: Arapça taḳsīṭ
-
[isim]
Bir borcun belli zamanlarda ödenmesi gerekli olan parçalarından her biri
- "Sen nasıl olsa memursun, taksitle her şeyi alabilirsin."
-
[isim]
Bir borcun belli zamanlarda ödenmesi gerekli olan parçalarından her biri
- KİRKİT
-
-
[isim, ağızlardan]
Dokumacılıkta atkı ipliğini sıkıştırmak için kullanılan, demirden veya ağaçtan yapılmış dişli araç
- "Kirkit, bıçak sesleri hep bir anda kesildi."
-
[isim, ağızlardan]
Dokumacılıkta atkı ipliğini sıkıştırmak için kullanılan, demirden veya ağaçtan yapılmış dişli araç
- MEZGİT
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Mezgitgillerden, Avrupa ve Türkiye denizlerinde yaşayan, uzun vücutlu, büyük ağızlı, eti lezzetli bir balık; tavuk balığı (Gadus merlangus)
-
[isim, hayvan bilimi]
Mezgitgillerden, Avrupa ve Türkiye denizlerinde yaşayan, uzun vücutlu, büyük ağızlı, eti lezzetli bir balık; tavuk balığı (Gadus merlangus)