Başında ist olan 8 harfli 60 kelime var. İst ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ist olan kelimeler listesine ya da sonu ist ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ist bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
S T İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
SİT
2 Harfli Kelimeler
İS, İT, Sİ, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İSTİLACI
-
-
[isim]
İstila eden kimse, devlet
-
[isim]
İstila eden kimse, devlet
- İSTİLZAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gerektirme, gerekme
-
[isim]
Gerektirme, gerekme
- İSTİFAEN
- ...
- İSTENÇÇİ
-
-
[isim]
İstenççilik yanlısı kimse
-
[isim]
İstenççilik yanlısı kimse
- İSTEKSİZ
-
-
[sıfat]
Bir işi yapmaya isteği olmayan, gönülsüz
- "İsteksiz gözlerle listeye şöyle bir baktı." (Çetin Altan)
-
[zarf]
İsteksizce
- "Güneş de bu duman yığınının içine dalıyor, isteksiz kaybolup gidiyor." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Bir işi yapmaya isteği olmayan, gönülsüz
- İSTİSNAİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Benzerlerine uymayan, kural dışı olan, ayrıklı
-
[isim]
Benzerlerine uymayan, kural dışı olan, ayrıklı
- İSTİKRAZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ödünç alma, borçlanma
-
[isim]
Ödünç alma, borçlanma
- İSTASYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Tren, metro durağı
- "Hep birlikte ilk istasyonda inerek karakola gitmişlerdi." (Çetin Altan)
- "Bir geçitte bir dakika kadar istasyon yaparak geçit bekçisiyle yarenlik ettik." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Araştırma kuruluşu
- "Meteoroloji istasyonu. Tohum ıslah istasyonu."
-
Satış, bakım, aşı vb. işler yapılan kuruluş veya yer
- "Trafik muayene istasyonu. Aşı istasyonu."
-
[isim]
Tren, metro durağı
- İSTİNSAH
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir şeye bakarak aynısını yazma
-
[isim]
Bir şeye bakarak aynısını yazma
- İSTİKBAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gelecek
- "Bütün hayatımı, bütün istikbalimi şartsız, kayıtsız bir erkeğin keyfine feda edemem." (Ömer Seyfettin)
- "Vuslat, sofada misafirleri istikbal etti." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Karşılama
-
[isim]
Gelecek
- İSTİHSAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çıkarma, elde etme
-
Üretim
- "Eskiden İstanbul istihlak ile yaşarken şimdi istihsalle yaşamak mecburiyetindedir." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Çıkarma, elde etme
- İSTİHBAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Haber ve bilgi alma
-
[isim]
Haber ve bilgi alma
- İSTİRHAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yalvarma, merhamet dileme
-
[isim]
Yalvarma, merhamet dileme
- İSTİFSAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir şeyin açıklanmasını, aydınlığa kavuşmasını isteme, anlamaya çalışma, sorma
-
[isim]
Bir şeyin açıklanmasını, aydınlığa kavuşmasını isteme, anlamaya çalışma, sorma
- İSTİHZAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Hazırlama
-
Hatırlama, anımsama
-
[isim]
Hazırlama
- İSTENÇLİ
-
-
[sıfat]
İradeyle yapılan, iradi
- "İstençli eylem."
-
Herhangi bir dış zorunluluk söz konusu olmadan belirli bir durum karşısında girişilecek eylemi kararlaştıran ve uygulayabilen, iradeli
-
[sıfat]
İradeyle yapılan, iradi
- İSTİHARE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Girişilecek bir işin hayırlı olup olmadığını rüyadan anlamak için abdest alıp dua okuyarak uyuma
- "İstihareye yatmazsın / Doğruca yola girmezsin." (Halk türküsü)
-
[isim]
Girişilecek bir işin hayırlı olup olmadığını rüyadan anlamak için abdest alıp dua okuyarak uyuma
- İSTİRDAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Geri alma
-
Bir yeri yeniden ele geçirme, geri alma, kurtarma
-
[isim]
Geri alma
- İSTİSKAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Soğuk davranışlarla hoşlanmadığını belli etme
- "Çoğundan istiskal, pek azından itibar gördü." (Falih Rıfkı Atay)
- "Şahin Efendi, bu saygısız misafiri artık açıktan açığa istiskal ediyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Soğuk davranışlarla hoşlanmadığını belli etme
- İSTİHALE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Biçim değiştirme
-
Başkalaşma
- "Hasan'ın gönlünü dolduran sevgi, artık bir istihale devresine giriyor gibiydi." (Osman Cemal Kaygılı)
-
Başkalaşım
-
[isim]
Biçim değiştirme