Sonunda inlemek olan 18 kelime var. İNLEMEK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde inlemek olan kelimeler listesine ya da başında inlemek olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

NAFTALİNLEMEK

12 Harfli Kelimeler

JELATİNLEMEK, VAZELİNLEMEK

11 Harfli Kelimeler

BENZİNLEMEK, DİZGİNLEMEK, PERÇİNLEMEK, VİTRİNLEMEK, ZENGİNLEMEK

10 Harfli Kelimeler

BELİNLEMEK, DİZİNLEMEK, ERGİNLEMEK, KESİNLEMEK, SAKİNLEMEK, SERİNLEMEK, SEZİNLEMEK

9 Harfli Kelimeler

ESİNLEMEK

8 Harfli Kelimeler

DİNLEMEK

7 Harfli Kelimeler

İNLEMEK

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

İnlemek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E E K L M N İ

7 Harfli Kelimeler

İLENMEK, İNLEMEK

6 Harfli Kelimeler

EKİLME, EMEKLİ, İLENME, İNLEME, KELİME, MELİKE

5 Harfli Kelimeler

EKLEM, ELMEK, EMLİK, ENLEM, İLMEK, İMLEK, İNMEK, KELEM, LİKEN, MELEK, MELİK, NEMLİ, NİKEL

4 Harfli Kelimeler

EKİM, EKİN, EKLİ, EKME, ELEK, ELEM, ELİK, ELİM, EMEK, EMEL, EMEN, EMİK, EMİN, ENEK, ENİK, ENLİ, İLEK, İLKE, İLME, İNEK, İNME, KELE, KEME, KENE, KİLE, LEKE, LİME, LİNK, MEKE, MENİ, MİNE, MİNK, NELİ

3 Harfli Kelimeler

EKE, ELK, İLE, İLK, KEL, KEM, KİL, KİM, KİN, LİM, MEN, MİL, NEM, NİL, NİM

2 Harfli Kelimeler

EK, EL, EM, EN, İL, İM, İN, KE, Kİ, LE, ME, Mİ, NE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

NAFTALİNLEMEK

  1. [-i] Güveden korumak için yünlüler üzerine, arasına naftalin serpmek veya atmak
VAZELİNLEMEK

  1. [-i] Vazelin sürmek
JELATİNLEMEK

  1. [-i] Bir yeri veya şeyi jelatin ile kaplamak
PERÇİNLEMEK

  1. [-i] İki veya daha çok parçayı perçinle birbirine tutturmak
  2. İki veya daha çok parçayı, karşılıklı bölümlerini birbiri üzerinde ezerek birleştirmek
  3. [mecaz] Sağlamlaştırmak, güçlendirmek
    • "Yüksek sosyeteye girmek, orada tutunmak, adını perçinlemek istiyordu." (Nadir Nadi)
DİZGİNLEMEK

  1. [-i] Ata dizgin takmak veya atı yürütmek için dizginini oynatmak
  2. [mecaz] Birinin aşırı davranışlarını önlemek
BENZİNLEMEK

  1. [-i] Benzin dökerek yakmak
  2. Bir nesneyi benzine bulamak
VİTRİNLEMEK

  1. [-i] Vitrin durumuna getirmek
ZENGİNLEMEK

  1. [nesnesiz] Bakınız zenginleşmek
SAKİNLEMEK

  1. [nesnesiz] Bakınız sakinleşmek
DİZİNLEMEK

  1. [-i] Dizinini yapmak
KESİNLEMEK

  1. [-i] Bir şeyi kesinleştirmek
    • "Böyle bir borcun varlığını kesinlemekse, bir yazarın değişik yapıtları arasında belirli bir bağıntının varlığını kesinlemek anlamına gelir." (Tahsin Yücel)
SEZİNLEMEK

  1. [-i] Sezer gibi olmak
    • "Arkadaşlarından ayrıldığını, tam ters yola düştüğünü sezinlemedi bile." (Abbas Sayar)
BELİNLEMEK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Birden uyanarak çevresine korku ile şaşkın şaşkın bakmak; benildemek
SERİNLEMEK

  1. [nesnesiz] Hava serin bir duruma gelmek, hafifçe soğumak; serinleşmek
    • "Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Hafif soğukluk duymak
    • "Gülleri koklardın, kuşları dinlerdin / Rüzgâr esmezse terasta serinlerdin" (Halit Fahri Ozansoy)
ERGİNLEMEK

  1. [-e, -i] Birini bir konu üzerinde aydınlatıp onu gerekli temel bilgi ve becerilerle donatarak ergin ve yetişmiş kılmak
  2. Bir kişiyi dernek, topluluk vb.ne özel bir törenle almak
ESİNLEMEK

  1. [-e] Birine esin duymasını sağlamak; ilham vermek
    • "Belli ki Pehlivan Efendi’nin hastalığı kaç kuşak sonra torunlarından Cemal’i esinlemiş." (Ahmet Ümit)
DİNLEMEK

  1. [-i] İşitmek için kulak vermek
    • "Konağın hesabını sen söylersin, ben de dinlerim." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Birinin sözünü, öğüdünü kabul edip gereğince davranmak
    • "Beni dinlersen bu işten vazgeç."
  3. Kulakla veya dinleme aletiyle hastayı muayene etmek
    • "Doktor kalkar. Kulağını bu gösterilen yere dayar. Dinler." (Ömer Seyfettin)
  4. [mecaz] Uymak, baş eğmek, itaat etmek
    • "Şaşkınım, çenem, dudaklarım, dilim sanki artık beni dinlemiyorlar." (Ahmet Ümit)
İNLEMEK

  1. [nesnesiz] Acı, üzüntü belirten kesik sesler çıkarmak; inildemek
    • "O, inledikçe benim de yüreğim sızlıyor, sıkıntıdan damarlarımı saran yağ eriyor." (Etem İzzet Benice)
  2. Gür, uğultulu, yankılı ses çıkarmak
    • "Yer gök inlesin."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü