Sonunda im olan 5 harfli 86 kelime var. İM ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde im olan kelimeler listesine ya da başında im olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

İm Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

M İ

2 Harfli Kelimeler

İM, Mİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MİRİM

  1. "beyim, aziz dostum, arkadaşım" anlamlarında bir seslenme sözü
SEHİM

Kelime Kökeni: Arapça sehm

  1. [isim, eskimiş] Hisse bedeli
  2. Bakınız pay
  3. [mimarlık] Yüksek çelik binaların tepesinin sürekli olarak sağa sola yaylanması
TAMİM

Kelime Kökeni: Arapça taʿmīm

  1. [isim] Bakınız genelge
    • "Askerî tamimlerin, nizamların, kanunların, tefsirlerin, göreneklerin çeşidi, vergi kâtibinin hafızasına yerleşti." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. [eskimiş, felsefe] Bakınız genelleştirme
  3. [eskimiş, mantık] Bakınız genelleme
GİDİM

  1. [isim] Gitmek işi
    • "Mutluluk, gelimi gidimi tez bir konuktur; acı ise, gittiği yere postu seren yüzsüzün teki..." (Adnan Binyazar)
TAKİM

Kelime Kökeni: Arapça taʿḳīm

  1. [isim, eskimiş] Verimsiz duruma getirme, sonuçsuz bırakma, kısırlaştırma
  2. Mikrobundan arıtma
KERİM

Kelime Kökeni: Arapça kerīm

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız soylu
  2. Eli açık, cömert
  3. [din bilimi] Allah'ın adlarından biri
ALAİM

Kelime Kökeni: Arapça ʿalā'im

  1. [isim] Belirtiler, alametler
    • "Buse kadar çirkin bir şey tasavvur edemem, diyordu, o da sadizm alaiminden bir şey, müthiş bir hatıra!" (Ömer Seyfettin)
PİŞİM

  1. [isim] Pişmek işi
  2. [sıfat] Bakınız pişirim
İSTİM

Kelime Kökeni: İngilizce steam

  1. [isim] Gücünden yararlanmak için elde edilen buhar; islim
    • "Sanıyorum ki istimi fazla gelmiş kazanlar gibi hırslarından patlayacaklar." (Osman Cemal Kaygılı)
HARİM

Kelime Kökeni: Arapça ḥarīm

  1. [isim, eskimiş] Girilmesi yabancıya yasak olan, kutsal tutulan, korunulan yer
CİSİM

Kelime Kökeni: Arapça cism

  1. [isim] Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey
  2. Bütün vücut
    • "Şair, kan ile aşk arasındaki münasebeti kanının bütün damarlarını dolaşarak cismine yayıldığını zikrederek kurar." (Harun Tolasa)
  3. [kimya, fizik] Bakınız tanecik
BİLİM

  1. [isim] Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi; ilim
    • "Benim sizden istediğim Türkçe yardım, bazı eski yazılı bilim ve tarih gibi ciddi eserleri bana okumanızdır." (Halide Edip Adıvar)
  2. Genelgeçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi
  3. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci
GEÇİM

  1. [isim] Geçinmek işi; maişet
    • "Geçimini dülgerlikle sağlardı." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Anlaşma, uyum
    • "Aralarında geçim yok."
YİYİM

  1. [isim] Yemek işi
DİRİM

  1. [isim] Bakınız yaşam
    • "Ölüm burada bir sanatçının büyüsüyle yeniden dirime dönüşüyor." (Selim İleri)
  2. Bakınız yaşama gücü
RESİM

Kelime Kökeni: Arapça resm

  1. [isim] Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılan biçimleri
    • "Konulu resim parçaları kendiliğinden ve doğru olarak yan yana gelivermiş, hikâye ortaya çıkmıştı." (Tarık Buğra)
  2. Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat
    • "Türkiye'de resim bir müddetten beri soysuz bir sanat hâline gelmeye başladı." (Orhan Seyfi Orhon)
  3. [hukuk] Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç
    • "Osmanlı Devleti'nin birçok vergi ve resimleri bu yüzden doğrudan doğruya yabancı alacaklıların cebine gider." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. Bakınız fotoğraf
  5. Bakınız tören
  6. Açık gösterge, kesin sonuç
DEĞİM

  1. [isim] Bakınız liyakat
YİTİM

  1. [isim] Bakınız kayıp
    • "Onun ölümü büyük bir yitimdir."
VERİM

  1. [isim] Çalıştırılan, işletilen, bakılan bir şeyin verdiği sonuç veya bu sonucun niceliği; mahsul, randıman
    • "İşçilerin verimi. Makinenin verimi. Ağacın verimi."
  2. Ortaya çıkan, istenilen, beklenilen sonuç; semere
    • "Yeni çıkan kitaplar, özellikle yerli yazarların verimleri öne geçiyor hep." (Selim İleri)
  3. Elde edilen ürün, hizmet vb.yle onu elde etmek için harcanan iş arasındaki oran
DENİM

Kelime Kökeni: İngilizce denim

  1. [isim] Kot vb. yapımında kullanılan bir tür pamuklu kumaş
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü