Başında ih olan 7 harfli 29 kelime var. İh ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ih olan kelimeler listesine ya da sonu ih ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ih bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İHTİLAÇ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çırpınma
- "Bütün zehirlenen köpeklerde görülen ihtilaçlarla kıvranmaya, çırpınmaya başlamıştı." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Çırpınma
- İHTİYAÇ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gereksinim
- "Oyun, çocuklar için bir ihtiyaçtır."
- "Benim kendi hesabıma radyoya hiç ihtiyacım olmadı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Güçlü istek
- "Şefkatten ölecek derecede hisli, içli bir hâlde bağrıma basmak ihtiyacında idim." (Refik Halit Karay)
-
Yoksulluk, yokluk
- "İhtiyaç adamcağızın belini büktü."
-
[isim]
Gereksinim
- İHRAÇÇI
-
-
[isim]
İhracatçı
-
Hisse senedi, tahvil vb. kıymetli kâğıtları dış piyasaya satmaya yetkili kuruluş
-
[isim]
İhracatçı
- İHMALCİ
-
-
[sıfat]
İhmalkâr
- "Rastladığı bazı tanıdıklarını hafif ve ihmalci bir baş hareketiyle selamladı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
İhmalkâr
- İHTİFAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Anma töreni
- "Mevlana ihtifali."
-
[isim]
Anma töreni
- İHTİMAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik, olasılık
- "Bir ihtimal daha var o da ölmek mi dersin?" (Osman Nihat Akın)
-
[zarf]
Belki, ola ki
- "İhtimal, semiz ve romatizmalı olan bu adam, suya ayağını bile değdirmemiştir." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik, olasılık
- İHTİLAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Düş azması
-
[isim]
Düş azması
- İHTİLAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Karmaşıklık
-
Karşılaşıp görüşme
-
[isim]
Karmaşıklık
- İHTİSAS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Duygu
-
Duygulanma
-
[isim]
Duygu
- İHBARLI
-
-
[sıfat]
Önceden bildirilmiş, haber verilmiş
-
[sıfat]
Önceden bildirilmiş, haber verilmiş
- İHRACAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir ülkenin ürettiği malları başka bir ülkeye veya ülkelere satması, dış satım
- "İhracatın artmayışına üzülüyorsunuz, durmayın üzerinde..." (Çetin Altan)
-
[isim]
Bir ülkenin ürettiği malları başka bir ülkeye veya ülkelere satması, dış satım
- İHTİYAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Yaşlı, kocamış olan, pir (kimse), genç karşıtı
- "İhtiyar öksürüyor, öksürdükçe de boğazından çürük bir ses çıkıyor." (Memduh Şevket Esendal)
- "Geçti sevdalarla ömrüm, ihtiyar oldum bugün ..." (Ahmet Rasim)
-
[isim]
Baba veya anne
-
[sıfat]
Yaşlı, kocamış olan, pir (kimse), genç karşıtı
- İHTİRAS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Aşırı, güçlü istek
- "Aldım Rakofça kırlarının hür havasını / Duydum akıncı cetlerimin ihtirasını." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Tutku
- "Gerçi eliyle yarattığı güzel bahçeyi hâlâ kıskanç bir ihtirasla seviyordu." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Aşırı, güçlü istek
- İHBARCI
-
-
[isim]
Haber veren, bildiren kimse
-
Muhbir
-
[isim]
Haber veren, bildiren kimse
- İHTİRAZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çekinme, sakınma
-
Çekince
-
[isim]
Çekinme, sakınma
- İHTİYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranma, sakınma
- "İhtiyatla, yan duvara tutunarak son basamağa vardığını yukarıdan gördüm." (Refik Halit Karay)
-
Gereğinden fazla olup saklanan şey, yedek
- "Tüpte kalan iki üç taneyi de yol ihtiyatı olarak zorla kendisine kabul ettirdim." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranma, sakınma
- İHTİKAR
- ...
- İHATALI
-
-
[sıfat]
Alanı geniş
-
Kavrayışlı, anlayışlı
-
[sıfat]
Alanı geniş
- İHTİSAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sözü kısa kesme, kısaltma
-
Bir metinden gereksiz ayrıntıları çıkarma
-
[isim]
Sözü kısa kesme, kısaltma
- İHTİLAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik yapısını veya yönetim düzenini değiştirmek amacıyla kanunlara uymaksızın cebir ve kuvvet kullanarak yapılan geniş halk hareketi, devrim
- "Fransız ihtilali."
-
Kargaşalık, düzensizlik, karışıklık
-
Köklü değişim
- "Bilimde ihtilal."
-
[isim]
Bir ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik yapısını veya yönetim düzenini değiştirmek amacıyla kanunlara uymaksızın cebir ve kuvvet kullanarak yapılan geniş halk hareketi, devrim