Başında if olan 5 harfli 11 kelime var. İf ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde if olan kelimeler listesine ya da sonu if ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında if bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İFLAS
-
Kelime Kökeni: Arapça iflās
-
[isim, ticaret]
Borçlarını ödeyemediği mahkeme kararı ile tespit ve ilan olunan iş adamının durumu; batkı
- "Her gün küçük tüccarlardan birisi iflasa sürükleniyordu."
-
[mecaz]
Yenilgiye uğrama, değerini yitirme
-
[mecaz]
İşlevini veya görevini yapamama
-
[isim, ticaret]
Borçlarını ödeyemediği mahkeme kararı ile tespit ve ilan olunan iş adamının durumu; batkı
- İFLAH
-
Kelime Kökeni: Arapça iflāḥ
-
[isim]
Kötü, güç bir durumdan kurtulma, iyi bir duruma gelme; onma
-
[isim]
Kötü, güç bir durumdan kurtulma, iyi bir duruma gelme; onma
- İFRAĞ
-
Kelime Kökeni: Arapça ifrāġ
-
[isim, eskimiş]
Bir şeyi başka bir biçime çevirme
-
[biyoloji]
Bakınız boşaltım
-
[isim, eskimiş]
Bir şeyi başka bir biçime çevirme
- İFRAZ
-
Kelime Kökeni: Arapça ifrāz
-
[isim, eskimiş]
Bir arazinin bölünmesi, parsellere ayrılması
-
[biyoloji]
Bakınız salgı
-
[isim, eskimiş]
Bir arazinin bölünmesi, parsellere ayrılması
- İFRİT
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿifrīt
-
[isim]
Doğu masal ve efsanelerinde kötü, korkunç cin
- "Masalların ifriti gibi birdenbire içimde korkunç bir çehre canlandı."
-
[mecaz]
Ortalığı birbirine katan, kötü ve zarar verici kimse
-
[mecaz]
İnsanın içini kemiren, meşgul eden şey
- "İçimdeki bu ifriti öldürmek, sükûnumu bulmak için kendimle cenk ettim."
-
[isim]
Doğu masal ve efsanelerinde kötü, korkunç cin
- İFRAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ifrāṭ
-
[isim]
Herhangi bir konuda çok ileri gitme, ölçüyü aşma, aşırı davranma, taşkınlık, tefrit karşıtı
- "İfratlar bırakılırsa bürokrasiye karşı her türlü şiddet benim hoşuma gider."
-
[isim]
Herhangi bir konuda çok ileri gitme, ölçüyü aşma, aşırı davranma, taşkınlık, tefrit karşıtı
- İFADE
-
Kelime Kökeni: Arapça ifāde
-
[isim]
Bakınız anlatım
- "Bu kitabın bende hazin bir intiba bıraktığını söylersem yanlış bir ifadede bulunmamış olurum."
-
Bakınız deyiş
- "Not ettiklerimi bir ağzın ifadesi şekline sokarak size okutacağım."
-
Bir duyguyu yüz aracılığıyla anlatan belirtilerin, mimiklerin bütünü
- "Sakalı yeni çıkmış yüzünde çocukça ifadeler uçuyordu."
-
[hukuk]
Tanık ve sanıkların olay hakkında yargı organlarına yaptıkları sözlü açıklama
- "Onun ifadesini henüz dosyada görmedim."
-
[felsefe]
Bakınız dışa vurum
-
[isim]
Bakınız anlatım
- İFHAM
-
Kelime Kökeni: Arapça ifhām
-
[isim, eskimiş]
Bakınız anlatma
-
[isim, eskimiş]
Bakınız anlatma
- İFFET
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿiffet
-
[isim]
Cinsel konularda ahlak kurallarına bağlılık
-
Bakınız namus
-
Dürüst olma, temiz olma
-
[isim]
Cinsel konularda ahlak kurallarına bağlılık
- İFSAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ifsād
-
[isim, eskimiş]
Düzeni bozma, karışıklık çıkarma
-
Bakınız kargaşalık
-
[isim, eskimiş]
Düzeni bozma, karışıklık çıkarma
- İFTAR
-
Kelime Kökeni: Arapça ifṭār
-
[isim, din bilimi]
Oruç açma, oruç bozma
-
Bakınız iftar vakti
-
Bakınız iftar yemeği
- "İftara çağırmak."
-
[isim, din bilimi]
Oruç açma, oruç bozma