İçinde şu olan 8 harfli 21 kelime var. İçerisinde ŞU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şu olan kelimeler listesine ya da sonu şu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TURŞULUK
-
-
[sıfat]
Turşu yapmaya elverişli
- "Turşuluk biber. Turşuluk hıyar."
-
[sıfat]
Turşu yapmaya elverişli
- ŞUNCACIK
-
-
[sıfat]
Şu kadarcık, birazcık
- "Şuncacık kanı olan bir erkek, çeker bıçağını da deh eder, bitti gitti."
-
[sıfat]
Şu kadarcık, birazcık
- KOŞULMAK
-
-
[nesnesiz]
Koşmak (II) işi yapılmak
- "Manda ve öküz koşulmuş yük arabalarının seyrekleşmesini beklemek lazımdı."
-
[-e]
Bir yere sürülmek, gönderilmek
-
Herhangi biri koşmak (I)
- "Bu işin arkasından çok koşuldu."
-
[nesnesiz]
Koşmak (II) işi yapılmak
- MOGADİŞU
-
-
[isim]
Somali'nin başkenti
-
[isim]
Somali'nin başkenti
- ŞUTLANMA
-
-
[isim]
Şutlanmak işi
-
[isim]
Şutlanmak işi
- UYUŞUMLU
-
-
[sıfat]
Aralarında uyuşum bulunan
- "Dolayısıyla devamlılık kurgusunu temel alan bir popüler filmdeki sahneler uyuşumlu bir şekilde birbirine bağlı olmalıdır."
-
[sıfat]
Aralarında uyuşum bulunan
- KURŞUNLU
-
-
[sıfat]
İçinde kurşun elementi bulunan
- "Kurşunlu antimon."
-
Kurşunlanmış olan
-
Kubbesi kurşunla örtülü
- "Kurşunlu cami."
-
[sıfat]
İçinde kurşun elementi bulunan
- ŞUURALTI
-
-
[isim, ruh bilimi]
Bakınız bilinçaltı
- "Şuuraltında yaşayan senaryo, kocasının yanlış rol oynaması ile baştan aşağı değişti."
-
[isim, ruh bilimi]
Bakınız bilinçaltı
- KOMŞULUK
-
-
[isim]
Komşu olma durumu
- "Akrabalıktan öte komşuluk ilişkileri, hiç de seyrek yakınlıklar değildi."
-
Komşularla olan ilişki
-
[isim]
Komşu olma durumu
- KOŞULSUZ
-
-
[sıfat]
Bakınız şartsız
-
[sıfat]
Bakınız şartsız
- KONUŞUCU
-
-
[isim]
Bakınız konuşmacı
- "Geleceği günler ev halkınca bir sevinç arifesi yaşanırdı. Çünkü Celâl Bey çok iyi bir konuşucuydu."
-
Kusursuz, düzgün, güzel, tatlı söz söylemesini bilen kimse
-
[isim]
Bakınız konuşmacı
- KOŞUŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Birlikte ve birden koşmak
- "Çocukluğun verdiği bir neşe ile papatyalardan toplamak üzere her biri bir tarafa koşuştular."
-
Bakınız koşuşturmak
- "Oğulları babasını iyileştirmek için dört bir yana koşuşurdu."
-
[nesnesiz]
Birlikte ve birden koşmak
- KURŞUNSU
-
-
[sıfat]
Kurşunu andıran, kurşuna benzeyen, kurşun gibi; kurşunumsu
-
[sıfat]
Kurşunu andıran, kurşuna benzeyen, kurşun gibi; kurşunumsu
- KURŞUNCU
-
-
[isim]
Kurşun satan veya işleyen kimse
-
Kurşun döken kimse
-
[isim]
Kurşun satan veya işleyen kimse
- BEŞUŞLUK
-
-
[isim]
Bakınız güler yüzlülük
-
[isim]
Bakınız güler yüzlülük
- ŞURUPSUZ
-
-
[sıfat]
Bakınız şerbetsiz
-
[sıfat]
Bakınız şerbetsiz
- KOŞUTLUK
-
-
[isim, matematik]
İki çizginin koşut olması; paralellik
-
[mecaz]
Olay, düşünce vb. arasında benzerlik bulunması durumu
-
[isim, matematik]
İki çizginin koşut olması; paralellik
- ŞUTLAMAK
-
-
[-i, argo]
Kovmak, kapı dışarı etmek
-
[-i, argo]
Kovmak, kapı dışarı etmek
- AŞURELİK
-
-
[sıfat]
Aşure yapmada kullanılan
- "Aşurelik buğday kaynatılarak, içerisine az yağlı koyun eti konarak iyice pişirilip, tahta kaşık ile dövülerek sakız kıvamında bulamaç hâline getirilir."
-
[isim]
Aşure dağıtmaya yarayan kap
-
[sıfat]
Aşure yapmada kullanılan
- OLUŞUMCU
-
-
[sıfat, ruh bilimi]
Oluşumculuk yanlısı olan
-
[sıfat, ruh bilimi]
Oluşumculuk yanlısı olan