İçinde şu olan 8 harfli 21 kelime var. İçerisinde ŞU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şu olan kelimeler listesine ya da sonu şu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TURŞULUK

  1. [sıfat] Turşu yapmaya elverişli
    • "Turşuluk biber. Turşuluk hıyar."
ŞUNCACIK

  1. [sıfat] Şu kadarcık, birazcık
    • "Şuncacık kanı olan bir erkek, çeker bıçağını da deh eder, bitti gitti." (Orhan Kemal)
KOŞULMAK

  1. [nesnesiz] Koşmak (II) işi yapılmak
    • "Manda ve öküz koşulmuş yük arabalarının seyrekleşmesini beklemek lazımdı." (Refik Halit Karay)
  2. [-e] Bir yere sürülmek, gönderilmek
  3. Herhangi biri koşmak (I)
    • "Bu işin arkasından çok koşuldu."
MOGADİŞU

  1. [isim] Somali'nin başkenti
ŞUTLANMA

  1. [isim] Şutlanmak işi
UYUŞUMLU

  1. [sıfat] Aralarında uyuşum bulunan
    • "Dolayısıyla devamlılık kurgusunu temel alan bir popüler filmdeki sahneler uyuşumlu bir şekilde birbirine bağlı olmalıdır." (Gökhan Gültekin)
KURŞUNLU

  1. [sıfat] İçinde kurşun elementi bulunan
    • "Kurşunlu antimon."
  2. Kurşunlanmış olan
  3. Kubbesi kurşunla örtülü
    • "Kurşunlu cami."
ŞUURALTI

  1. [isim, ruh bilimi] Bakınız bilinçaltı
    • "Şuuraltında yaşayan senaryo, kocasının yanlış rol oynaması ile baştan aşağı değişti." (Memduh Şevket Esendal)
KOMŞULUK

  1. [isim] Komşu olma durumu
    • "Akrabalıktan öte komşuluk ilişkileri, hiç de seyrek yakınlıklar değildi." (Aydın Boysan)
  2. Komşularla olan ilişki
KOŞULSUZ

  1. [sıfat] Bakınız şartsız
KONUŞUCU

  1. [isim] Bakınız konuşmacı
    • "Geleceği günler ev halkınca bir sevinç arifesi yaşanırdı. Çünkü Celâl Bey çok iyi bir konuşucuydu." (Haldun Taner)
  2. Kusursuz, düzgün, güzel, tatlı söz söylemesini bilen kimse
KOŞUŞMAK

  1. [nesnesiz] Birlikte ve birden koşmak
    • "Çocukluğun verdiği bir neşe ile papatyalardan toplamak üzere her biri bir tarafa koşuştular." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. Bakınız koşuşturmak
    • "Oğulları babasını iyileştirmek için dört bir yana koşuşurdu." (Attilâ İlhan)
KURŞUNSU

  1. [sıfat] Kurşunu andıran, kurşuna benzeyen, kurşun gibi; kurşunumsu
KURŞUNCU

  1. [isim] Kurşun satan veya işleyen kimse
  2. Kurşun döken kimse
BEŞUŞLUK

  1. [isim] Bakınız güler yüzlülük
ŞURUPSUZ

  1. [sıfat] Bakınız şerbetsiz
KOŞUTLUK

  1. [isim, matematik] İki çizginin koşut olması; paralellik
  2. [mecaz] Olay, düşünce vb. arasında benzerlik bulunması durumu
ŞUTLAMAK

  1. [-i, argo] Kovmak, kapı dışarı etmek
AŞURELİK

  1. [sıfat] Aşure yapmada kullanılan
    • "Aşurelik buğday kaynatılarak, içerisine az yağlı koyun eti konarak iyice pişirilip, tahta kaşık ile dövülerek sakız kıvamında bulamaç hâline getirilir." (Metin Özer)
  2. [isim] Aşure dağıtmaya yarayan kap
OLUŞUMCU

  1. [sıfat, ruh bilimi] Oluşumculuk yanlısı olan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü