İçinde şu olan 7 harfli 28 kelime var. İçerisinde ŞU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şu olan kelimeler listesine ya da sonu şu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAVUŞUM
-
-
[isim, gök bilimi]
Yer yuvarlağı bir uçta kalmak üzere, yerin, Güneş'in ve herhangi bir gezegenin bir doğru üzerine gelmeleri; içtima
-
[isim, gök bilimi]
Yer yuvarlağı bir uçta kalmak üzere, yerin, Güneş'in ve herhangi bir gezegenin bir doğru üzerine gelmeleri; içtima
- ŞUNCASI
-
-
[zamir]
Şu kadarı
- "Şuncasını söyleyeyim, ben şiirin şarkılaştırılarak okunmasını sevmem."
-
[zamir]
Şu kadarı
- KONUŞUR
-
-
[isim]
Bir dili ana dili olarak konuşan kimse
- "... ölen dillerin iletişim dili olmaktan çıktığı ve konuşur sayılarının yüzleri, binleri aşmadığı gerçeğini göz ardı eden dilseverler kendi dillerinin de öleceği varsayımından hareket ediyorlar."
-
[isim]
Bir dili ana dili olarak konuşan kimse
- BAŞUYAK
-
-
[isim, edebiyat]
Bakınız başkafiye
- "Halk şiirinde yarım ve başuyağın yanında cinaslı uyak da sıkça kullanılan bir uyak türüdür."
-
[isim, edebiyat]
Bakınız başkafiye
- KOŞUNTU
-
-
[isim]
Bakınız tayfa
-
[isim]
Bakınız tayfa
- KONUŞUŞ
-
-
[isim]
Konuşmak işi
- "Bir insanın konuşuşuna, seçtiği sözcüklere çok dikkat ederim."
-
[isim]
Konuşmak işi
- ŞUTLAMA
-
-
[isim]
Şutlamak işi
-
[isim]
Şutlamak işi
- BURUŞUK
-
-
[sıfat]
Gerginliği, düzgünlüğü kalmamış, buruşmuş olan; potur
- "Ama işin aslını öğrenince güldü, okşadı anacığının buruşuk yanaklarını."
-
[sıfat]
Gerginliği, düzgünlüğü kalmamış, buruşmuş olan; potur
- TAAŞŞUK
-
Kelime Kökeni: Arapça taʿaşşuḳ
-
[isim, eskimiş]
Karşılıklı âşık olma
- "Şemsettin Sami’nin ilk Türkçe romanı olan Taaşşuk-ı Talat ve Fıtnat’ın ‘muaşaka’ değil ‘taaşşuk’ üstüne oluşu, ‘âşık olma ortamı’nın doğuşuna işaret olmalıdır."
-
[isim, eskimiş]
Karşılıklı âşık olma
- KOŞULMA
-
-
[isim]
Koşulmak işi
-
[isim]
Koşulmak işi
- COŞUMCU
-
-
[isim]
Bakınız romantik
- "Coşumculara vergi bir nitelikle, kurtuluşu içinde yaşadığı kentin düşsel zamanlarına yönelik bir tutkuda arar."
-
[isim]
Bakınız romantik
- POŞUSUZ
-
-
[sıfat]
Poşusu olmayan
-
[sıfat]
Poşusu olmayan
- TURŞUCU
-
-
[isim]
Turşu yapan veya satan kimse
- "Bir turşucunun yanında çalışıyordum."
-
Turşu satılan dükkân
-
[isim]
Turşu yapan veya satan kimse
- HUŞUNET
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫuşūnet
- ŞUURSUZ
-
-
[sıfat]
Bakınız bilinçsiz
- "O, şehvani bir galibiyetle bana hükmediyor, ben de şuursuz bir arzu ile ona bağlanıyordum."
-
[zarf]
Bilinçsiz bir biçimde
- "İdraksiz, şuursuz geçen günlerimiz için teessüfler edeceksiniz."
-
[sıfat]
Bakınız bilinçsiz
- ŞURUPLU
-
-
[sıfat]
Bakınız şerbetli
-
[sıfat]
Bakınız şerbetli
- KURŞUNİ
-
Kelime Kökeni: Türkçe kurşun + Arapça -ī
-
[isim]
Kurşun rengi
-
[sıfat]
Bu renkte olan
- "Herkesin gözünde koyu kurşuni nihayetsiz bir yas dumanı vardı."
-
[isim]
Kurşun rengi
- KOŞULLU
-
-
[sıfat]
Bakınız şartlı
-
[sıfat]
Bakınız şartlı
- BOZUŞUK
-
-
[sıfat]
Araları açılmış, bozulmuş olan
-
[sıfat]
Araları açılmış, bozulmuş olan
- TURŞULU
-
-
[sıfat]
İçinde turşu bulunan
-
[sıfat]
İçinde turşu bulunan