İçinde şu olan 6 harfli 24 kelime var. İçerisinde ŞU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şu olan kelimeler listesine ya da sonu şu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ŞUHLUK

  1. [isim] Şuh olma durumu
    • "Buna mutlaka bir sebep aramak lazımdı ve Leylâ yaradılışında bir kız için bu sebebin şuhluk ve âşıktaşlık maceraları dışında aranılmasına imkân yoktu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
OLUŞUK

  1. [sıfat] Oluşmuş olan
  2. [isim, jeoloji] Bir jeoloji döneminde meydana gelmiş katmanlar dizisi
    • "Üçüncü Zaman oluşukları."
OLUŞUM

  1. [isim] Oluşmak işi; teşekkül, teşkil
  2. [gök bilimi, jeoloji] Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci
POŞULU

  1. [sıfat] Poşusu olan
    • "Kadınların hepsi poşuluydu, yalnız gözleri görünüyordu." (Tarık Dursun K)
MAŞUKA

Kelime Kökeni: Arapça maʿşūḳa

  1. [isim, eskimiş] Sevilen, âşık olunan kadın
    • "Demek hamal Mehmet'in, sürücü Ahmet'in maşukalarına yaptıklarını sen de bana yapacaksın?" (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
ŞUNSUZ

  1. [zarf] Şu olmaksızın
TUMŞUK

  1. [isim, hayvan bilimi] Papağan, kartal vb. kuşların kemerli gagası
UYUŞUM

  1. [isim] Uyuşma durumu; uyuşurluk
    • "Bir uyuşuma varmanın tadını çıkara çıkara güneşli kaldırımda yürüyordu." (Mustafa Necati Sepetçioğlu)
  2. [sinema, televizyon] İki çekim arasında hareket, anlam, ışık, dekor, donatım, oyun bakımlarından aykırılık olmama durumu
UYUŞUK

  1. [sıfat] Duymaz ve hareket edemez duruma gelmiş, uyuşmuş
    • "Terli, sıcak, uyuşuk vücudu, yatağın çukuruna yapışmış, kımıldayamıyor bile." (Peyami Safa)
  2. [mecaz] Gevşek, tembel, sünepe olan; uyuntu
    • "Pencerenin önündeki güneşte uyuşuk uyuşuk yatan pamuk kadar beyaz kedi pencereden atlayarak ihtiyar kadının seccadesinin yanına uzandı." (Hasan Mahir)
ŞUNDAN

  1. şu nedenle
MAĞŞUŞ

Kelime Kökeni: Arapça maġşūş

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız karışık
  2. Hileli olan
KURŞUN

  1. [isim, kimya] Atom numarası 82, atom ağırlığı 207,21, yoğunluğu 11,3 olan, 327,4 °C'de eriyen, yumuşak ve bükülgen, mavimtırak esmer renkte bir element (simgesi Pb)
  2. [sıfat] Bu elementten yapılmış
    • "Kurşun boru."
  3. Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlarda kullanılan mermi
    • "Kanatları kurşunla parçalanmış bir kartal / Benim gibi seyreder, yerden, mavilikleri" (Yaşar Nabi Nayır)
KONUŞU

  1. [isim] Bilimsel bir sorunu incelemek veya siyasi, ekonomik, diplomatik sorunları tartışmak için yapılan akademik toplantı; kolokyum
BAŞUCU

  1. [isim, gök bilimi, coğrafya] Yeryüzünde bir noktada çekülün gösterdiği doğrultunun gökyüzüne doğru olan yönü
KOŞUCU

  1. [isim] Koşuya katılan yarışçı
BOŞUNA

  1. [sıfat] İşe yaramayan
    • "Ve artık bütün iyi dilekler boşunaydı; bu trenin yolcuları gülmeyi de bahtlarını da topyekûn kaybetmişlerdi." (Tarık Buğra)
  2. [zarf] Bir kazanç elde edemeden, yararsız bir biçimde; boş yere, kuru kuruya, nedensiz yere, yararsız yere, faydasız yere, sebepsiz yere, gereksiz, boşu boşuna, beyhude, beyhude yere, nafile, tevekkeli
    • "Sağdan soldan rica etmişler, taşeronlar aramışlardı boşuna." (Ayşe Kulin)
ŞUURLU

  1. [sıfat] Bakınız bilinçli
    • "Şuurlu bir anlayışla olmaksızın, ben de ister istemez aynı havaya kapılmıştım." (Falih Rıfkı Atay)
MENŞUR

Kelime Kökeni: Arapça menşūr

  1. [sıfat, eskimiş] Yayılmış, dağıtılmış, neşredilmiş
  2. [isim, matematik] Bakınız prizma
  3. [isim, tarih] Padişah tarafından verilen vezirlik vb. bir ünvanı gösteren bir ferman türü
ŞURALI

  1. [sıfat] Şu yerin halkından olan, şu yöreden olan
ŞURADA

  1. [zarf] Şu yerde
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü