İçinde şu olan 5 harfli 20 kelime var. İçerisinde ŞU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şu olan kelimeler listesine ya da sonu şu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KOŞUN
-
Kelime Kökeni: Moğolca
-
[isim, ağızlardan]
Yan yana durmuş asker dizisi
-
Yan yana dizilmiş insanların oluşturduğu dizi
-
[isim, ağızlardan]
Yan yana durmuş asker dizisi
- KOŞUL
-
-
[isim]
Bakınız şart
- "Türk Eli'nin uluları bu koşullar altında yeni toprakların, yeni vatanların gereğini duyar olmuştu."
-
Bir antlaşmada belirlenen hükümlerden her biri
-
[isim]
Bakınız şart
- KOŞUM
-
-
[isim]
Araba hayvanının kayış takımı; koşum takımı
- "Koşumlarındaki ziller şıngırdadılar."
-
Hayvanın arabaya koşulması
-
[isim]
Araba hayvanının kayış takımı; koşum takımı
- KOŞUK
-
-
[ağızlardan]
Türklerin İslamiyet öncesi dönemlerinde, toylarda veya kazanılan savaş sonrasında yapılan eğlencelerde kopuzla birlikte söyledikleri, genellikle aşk, doğa ve yiğitlik konularını işleyen, uyak düzeni aaab, cccb, dddb vb. olan şiir
-
[ağızlardan]
Türklerin İslamiyet öncesi dönemlerinde, toylarda veya kazanılan savaş sonrasında yapılan eğlencelerde kopuzla birlikte söyledikleri, genellikle aşk, doğa ve yiğitlik konularını işleyen, uyak düzeni aaab, cccb, dddb vb. olan şiir
- ŞUARA
-
Kelime Kökeni: Arapça şuʿarā
-
[isim, eskimiş]
Şairler
-
[isim, eskimiş]
Şairler
- MAŞUK
-
Kelime Kökeni: Arapça maʿşūḳ
-
[isim, eskimiş]
Sevilen, âşık olunan erkek
- "Biz sevdik, âşık olduk; sevildik, maşuk olduk."
-
[isim, eskimiş]
Sevilen, âşık olunan erkek
- KOŞUT
-
-
[sıfat, matematik]
Bakınız paralel
-
[sıfat, matematik]
Bakınız paralel
- AŞURE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿāşūrā
-
[isim]
Buğday, nohut vb. tanelerle kuru yemişlerin bir arada şekerle kaynatılmasıyla yapılan bir tatlı türü
- "Aşure yiyen İhsan, Orhan'ı görünce kâseyi ve kaşığı birdenbire elinden bıraktı."
-
[isim]
Buğday, nohut vb. tanelerle kuru yemişlerin bir arada şekerle kaynatılmasıyla yapılan bir tatlı türü
- COŞUŞ
-
-
[isim]
Coşmak işi
-
[isim]
Coşmak işi
- ŞUHUT
-
-
[isim]
Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri
- TURŞU
-
Kelime Kökeni: Farsça turşī
-
[isim]
Tuzlu suda, sirkede bırakılarak özel bir kıvama getirilmiş sebze veya meyve
-
[sıfat, mecaz]
Bitkin, yorgun
-
[isim]
Tuzlu suda, sirkede bırakılarak özel bir kıvama getirilmiş sebze veya meyve
- COŞUM
-
-
[isim]
Coşmak işi
-
[isim]
Coşmak işi
- BEŞUŞ
-
Kelime Kökeni: Arapça beşūş
-
[sıfat]
Bakınız güler yüzlü
- "Ben senin gibi kışın karanlık yüzü, ilkbaharın beşuş çehresinden daha sevimlidir demem."
-
[sıfat]
Bakınız güler yüzlü
- ŞURUP
-
Kelime Kökeni: Arapça şurūb
-
[isim]
Bakınız şerbet
- "Sen hele şu kadayıfın şurubuna bir göz atıver."
-
Çeşitli meyve özleri ve şekerin kaynatılmasıyla elde edilen içecek
- "Vişne şurubu."
-
İçinde çok miktarda şeker bulunan koyu sıvı kıvamda olan ilaç
- "Yemeklerden önce acıktırıcı bir şurup, yatmadan önce uyku hapı verdi."
-
[isim]
Bakınız şerbet
- ŞUBAT
-
Kelime Kökeni: Arapça şubāt
-
[isim]
Yılın ikinci ayı; küçük ay, gücük ay
-
[isim]
Yılın ikinci ayı; küçük ay, gücük ay
- HAPŞU
-
-
[isim]
Hapşırırken çıkan ses
-
[isim]
Hapşırırken çıkan ses
- ŞUNCA
-
-
[sıfat]
Şu kadar çok
- "Şunca yıllık yazarlık hayatımda, hikâyelerimin önemli karakterleri daima isimleriyle beraber doğmuşlardır."
-
[zarf]
Şu kadar, şu denli
-
[sıfat]
Şu kadar çok
- KOMŞU
-
-
[isim]
Konutları yakın olan kimselerin birbirine göre aldıkları ad
- "Çok geçmeden odaya çevredeki komşular dolmaya başladı."
-
[sıfat]
Sınır ortaklığı bulunan; mücavir
- "Komşu bahçeler arasında da pek kullanılmayan yan kapılar vardı."
-
[isim]
Konutları yakın olan kimselerin birbirine göre aldıkları ad
- HOŞUR
-
Kelime Kökeni: Ermenice
-
[sıfat]
Bir inceliği ve albenisi olmayan
-
[argo]
Şişman, dolgun (kadın)
- "Ah, bir hoşur karıya rast gelsem."
-
[sıfat]
Bir inceliği ve albenisi olmayan
- MEŞUM
-
Kelime Kökeni: Arapça meşʾūm
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız uğursuz
- "İlk çocuğunu doğuran genç bir kadına meşum şeyler söylememeliydim, sustum."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız uğursuz