İçinde şmak olan 9 harfli 72 kelime var. İçerisinde ŞMAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şmak olan kelimeler listesine ya da sonu şmak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Şmak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A K M Ş
3 Harfli Kelimeler
AŞK, KAM, KAŞ, MAŞ, ŞAK, ŞAM
2 Harfli Kelimeler
AK, AM, AŞ, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- LOŞLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Loş duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Loş duruma gelmek
- ULULAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Ulu duruma gelmek
- "Kendini çok yükseklerde görür, ululaşır, bilginin kendine geldiği zannına kapılır ve aşikâr bir kibir ile donanır."
-
[nesnesiz]
Ulu duruma gelmek
- TOSLAŞMAK
-
-
[nesnesiz, -le]
Birbirine tos vurmak
-
[nesnesiz, -le]
Birbirine tos vurmak
- BUZLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Buz durumuna gelmek
- "Sivillerle gelmese Bahar’ın yanındaki o oğlana haddini bildirecek miydi? Bu düşüncelerle yeniden buzlaştı yüreği."
-
[nesnesiz]
Buz durumuna gelmek
- KAYNAŞMAK
-
-
[nesnesiz, -le]
Ayrılmayacak bir biçimde birleşmek
- "Çakılla çimento kaynaşır."
-
Çok kalabalık ve hareketli olmak, hareket etmek
- "Kumun üstünde bir sürü kadın erkek, oğlan kız kaynaşıyor."
-
Birbirine iyice uymak
- "Bu iki renk iyi kaynaşmış."
-
[mecaz]
Uyuşmak, yakın ilişki kurmak, derinleştirmek, iyi anlaşmak
- "Ceylanlarla kaynaşan çocuk, onların seslerini tıpkı onlar gibi çıkarmayı öğrenmişti."
-
[mecaz]
Huzursuzluk çıkmak
-
[kimya]
Bakınız birleşmek
-
[nesnesiz, -le]
Ayrılmayacak bir biçimde birleşmek
- RUMLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Rumlara özgü yaşayış tarzını benimsemek
-
[nesnesiz]
Rumlara özgü yaşayış tarzını benimsemek
- HAKLAŞMAK
-
-
[nesnesiz, -le, ağızlardan]
İki taraf birbirine hakkını verip alacak verecekleri kalmamak, ödeşmek
-
[nesnesiz, -le, ağızlardan]
İki taraf birbirine hakkını verip alacak verecekleri kalmamak, ödeşmek
- GAZLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Gaz durumuna girmek
-
[nesnesiz]
Gaz durumuna girmek
- ÇAPRAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Karışık, çapraşık, çözülmez duruma gelmek
-
İki şey birbiriyle çapraz olarak kesişmek
- "Döne döne çapraşan su yolları gibi ucu."
-
[nesnesiz]
Karışık, çapraşık, çözülmez duruma gelmek
- BAĞLAŞMAK
-
-
[nesnesiz, -le]
Bir şey yapmak için birbirine antlaşma veya sözleşme ile bağlanmak, ittifak etmek
- "Yumuşak kalpli çocuklar etraflarında birbirleriyle bağlaşan büyüklerin aralarında daima daha fazla muhabbet bulunduğunu görmek isterler."
-
[nesnesiz, -le]
Bir şey yapmak için birbirine antlaşma veya sözleşme ile bağlanmak, ittifak etmek
- KALKIŞMAK
-
-
[-e]
Yetenek, imkân ve gücü aşan bir işe girişmek
- "Maziyi bilmek, sevmek ve hatırlamak başka, onu tekrar diriltmeye kalkışmak yine başkadır."
-
Yersiz bir işi yapmaya kalkmak
- "Bunu haber alınca zavallı intihara kalkışmış."
-
Bakınız başkaldırmak
-
[-e]
Yetenek, imkân ve gücü aşan bir işe girişmek
- ACILAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Tadı bozulmak; acımak
- "Annemin acılaşmış tereyağlarını, buzdolabında çok kalmış yemekleri hizmetçilere yedirdiğini o sıralarda görmüştüm."
-
Acı duruma gelmek
-
Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek
-
[mecaz]
Dokunaklı duruma gelmek
- "Sesi gerçekten acılaşmıştı."
-
[mecaz]
Konuşma sert bir durum almak
- "Önce tatlı tatlı başlayan dolaylı yoldan taşlamalar, dokundurmalar, takılma ve alaylar söz uzadıkça ... acılaşmıştı."
-
[nesnesiz]
Tadı bozulmak; acımak
- ÇIĞRIŞMAK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bakınız çağrışmak
- "Sesler işittim, çıngırak sesleriydi, kırık bir neşeyle çığrışan insan sesleriydi, dinledim ve başımı kaldırıp baktım."
-
Hep birlikte çığlık atmak
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bakınız çağrışmak
- KIRPIŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Göz kapakları çok ışıktan sık sık kırpılmak
-
Işık yanıp söner gibi olmak
-
[nesnesiz]
Göz kapakları çok ışıktan sık sık kırpılmak
- SIKLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Sık duruma gelmek veya sıkça ortaya çıkmak, sık görülmek
- "Krizleri öyle bir sıklaştı ki ne yapacağımızı şaşırıp kaldık."
-
[nesnesiz]
Sık duruma gelmek veya sıkça ortaya çıkmak, sık görülmek
- ANILAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Anı niteliği kazanmak
-
[nesnesiz]
Anı niteliği kazanmak
- ANTLAŞMAK
-
-
[nesnesiz, -le]
Antlaşma yapmak; ahitleşmek
-
[nesnesiz, -le]
Antlaşma yapmak; ahitleşmek
- KORLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Kor durumuna gelmek
-
[nesnesiz]
Kor durumuna gelmek
- PUTLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Gereğinden çok değer kazanmak
-
[nesnesiz]
Gereğinden çok değer kazanmak
- SARMAŞMAK
-
-
[nesnesiz, -le]
Birbirine sarılmak, kucaklaşmak
-
[nesnesiz, -le]
Birbirine sarılmak, kucaklaşmak