İçinde şe olan 7 harfli 98 kelime var. İçerisinde ŞE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şe olan kelimeler listesine ya da Sonu şe ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EŞ, ŞE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAŞEKSİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bütün beslenme işlevlerinin bozulmasıyla oluşan ileri derecede zayıflık
-
[isim]
Bütün beslenme işlevlerinin bozulmasıyla oluşan ileri derecede zayıflık
- ŞERİTLİ
-
-
[sıfat]
Şeridi olan
- "Beyaz eteği, lacivert ceketi ve altın şeritli kaptan kasketiyle güvertede dolaşıyor." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Şeridi olan
- MEŞELİK
-
-
[isim]
Meşe korusu veya meşe ormanı
-
[isim]
Meşe korusu veya meşe ormanı
- ŞEHZADE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Padişahların ve oğullarının erkek çocuklarına verilen san
-
[isim]
Padişahların ve oğullarının erkek çocuklarına verilen san
- ŞEFTALİ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Gülgillerden, ılıman bölgelerde yetişen, çiçekleri pembe renkli bir ağaç (Persica vulgaris)
-
Bu ağacın tatlı ve sulu meyvesi
-
[isim]
Gülgillerden, ılıman bölgelerde yetişen, çiçekleri pembe renkli bir ağaç (Persica vulgaris)
- ŞEKERLİ
-
-
[sıfat]
İçinde şeker bulunan
- "Elmalar, ferik elmaları gibi kokulu, şekerli, tatlıdır." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
İçinde şeker bulunan
- SUŞEHRİ
- ...
- ŞEKİLCİ
-
-
[sıfat]
Alışılmış kural, tutum veya davranış dışına çıkamayan, biçimci, formaliteci, formalist
- "Şiir diline dayanan bir edebiyat, konuşma dilinden ayrıldığı ölçüde hayattan kopmak, şekilci olmak zorundadır." (Necati Cumalı)
-
[sıfat]
Alışılmış kural, tutum veya davranış dışına çıkamayan, biçimci, formaliteci, formalist
- ELLİŞER
-
-
[sıfat]
Elli sıfatının üleştirme biçimi, her defasında ellisi bir arada olan, her birine elli
- "Her biri ellişer, yüzer kilo gelen hatta daha ağırlarını kasaba çarşılarında satılırken gördüm." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Elli sıfatının üleştirme biçimi, her defasında ellisi bir arada olan, her birine elli
- DÖŞENME
-
-
[isim]
Döşenmek işi
-
[isim]
Döşenmek işi
- ŞEDDADİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Çok büyük ve sağlam (yapı)
- "İşte dedi, şeddadi bir bina örneği." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Çok büyük ve sağlam (yapı)
- ŞEHVANİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Şehvetle ilgili, kösnül, erotik, şehevi
-
Şehvete aşırı derecede düşkün olan (kimse), şehvetli
-
[sıfat]
Şehvetle ilgili, kösnül, erotik, şehevi
- DÖŞEYİŞ
-
-
[isim]
Döşeme işi veya biçimi
-
[isim]
Döşeme işi veya biçimi
- ŞEKİLLİ
-
-
[sıfat]
Şekli olan
- "Tarihten evvelki acayip şekilli mahluklara benzeyen bazı yelkenliler..." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Şekli olan
- GEVŞEME
-
-
[isim]
Gevşemek işi
-
İsteğin, çabanın, ciddiyetin azalması
- "Vicdan hürriyetine değil, ahlak gevşemesine şahit oluyoruz." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
Kalbin atmasında kasılmadan sonra gelen dinlenme ve içine kan dolma dönemi
-
Para piyasasında değer yitimi
- "Uluslararası piyasalarda doların gevşemesi iç piyasalara yansıdı."
-
Gerilen kasların veya öfke, kaygı, korku vb. coşkularla artan ruhsal gerilimin normal duruma gelmesi
-
Gerilmiş vücut bölümlerinin, direnci olmadan kendi ağırlıklarıyla, bazı hareketlerle yeniden kendi durumuna gelmesi, gerilme karşıtı
-
[isim]
Gevşemek işi
- ŞİŞELİK
-
-
[isim]
Şişe konulacak yer
- "Dolabın bir kısmına da şişelik yaptırın."
-
[isim]
Şişe konulacak yer
- ŞEHADET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Tanıklık, şahitlik
- "Dünya karşısında Türk'ün kendi kendisi için yapacağı şehadet daha adamakıllı yapılmamıştır." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Yüksek bir ülkü uğrunda ölme, şehit olma
-
[isim]
Tanıklık, şahitlik
- HAŞERAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Böcekler
-
Değersiz ve zararlı kimseler
-
[isim]
Böcekler
- ŞENİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gerçeklik
-
[isim]
Gerçeklik
- ŞEHRİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çorba ve pilavda kullanılan, türlü biçimlerde kesilerek kurutulmuş buğday unu hamuru
-
[isim]
Çorba ve pilavda kullanılan, türlü biçimlerde kesilerek kurutulmuş buğday unu hamuru