İçinde şe olan 5 harfli 51 kelime var. İçerisinde ŞE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şe olan kelimeler listesine ya da Sonu şe ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

EŞ, ŞE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ŞEPİT

  1. [isim] Hamurdan çok ince açılarak sacda pişirilen ekmek

ŞERİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kötü, kötülükçü, fesat kimse
    • "Ben de bu şerirleri aynı cezaya çarptıracağım." (Refik Halit Karay)

ŞEDDE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Arap yazısında, bir ünsüzün iki kez okunması gereken harfin üstüne konulan işaret

KÖŞEK

  1. [isim] Bir yaşına kadar olan deve yavrusu

TİRŞE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Yeşil ile mavi arası renk
    • "Rıhtım kenarlarında en taze yosunların tirşe çizgisi var." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  2. [sıfat] Bu renkte olan
  3. Üzerine yazı yazmak için hazırlanan deri, parşömen

ŞERHA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dilim, parça
  2. Yara

KEŞEN

  1. [isim] Zincirden yular veya ayak kösteği

DÜŞEŞ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Oyunda, atılan zarlardan ikisinin de altı benekli olan yanlarının üste gelmesi
    • "Terlikçi İhsan, üst üste iki düşeş atmakla marsı sağlamış gibiydi." (Haldun Taner)
  2. Umulmayan iyi bir rastlama
    • "Sizin buraya uğramanız bir düşeş oldu."

POŞET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Torba

KROŞE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Boksta bir yumruk vuruş biçimi

ŞEFİK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Sevecen, şefkatli, müşfik

DÜŞEY

  1. [sıfat] Yer çekimi doğrultusunda olan, şakuli
    • "Çekül bir düşey doğrultuyu gösterir."

BİŞEK

  1. [isim] Yayık dövmede kullanılan araç

ŞEREF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, onur
    • "İnsanın şerefi. Yurdun şerefi."
    • "Bugünün şerefine giydiği yabanlık lacivert entarisiyle annesi kapıda bekliyordu." (Halide Edip Adıvar)
    • "Dükkânın açılışı şerefine içildi." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Erdem, gözü peklik ve yetenekle kazanılmış iyi şöhret
    • "Kolay şöhret, güç sanatın şerefini daima kıskanmıştır." (Falih Rıfkı Atay)

ŞERİT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dar, uzun dokuma veya kumaş parçası
    • "Güzel bir şeritle künyemi göğsüme bağladım ve gittim." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Dar, uzun kıyı parçası
    • "Deniz şeridi. Kara şeridi."
  3. Herhangi bir maddenin dar, düz, ince ve uzun parçası
  4. Bir kara yolunda trafik çizgileri ile ayrılmış bölümlerden her biri
    • "Sol şerit geçişe ayrılmıştır."
  5. Şeritgillerden, vücudu yassı, birbirine kenetlenmiş boğumları bulunan ve bazısı metrelerce boyda olan bir bağırsak asalağı, tenya, sığır tenyası, sığır şeridi, abdestbozan

ŞEKLİ
...
ŞEKVA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yakınma, sızlanma, şikâyet

ŞEHLA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Kusurlu sayılmayacak kadar hafif şaşı (göz)
    • "Çakır Emine'nin şehla olan gözünün tarafındaki yanağına elimin tersiyle tokadı yapıştırdım." (Osman Cemal Kaygılı)

ŞEBEK

  1. [isim] Genellikle Afrika'nın dağlık bölgelerinde yaşayan, uzun veya kısa kuyruklu türleri olan maymun
  2. [sıfat] Çirkin ve arsız (kimse)

ŞEKER

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı
    • "O bacakları biraz kalınca ama yüzü şeker gibi tatlı, kolejli kızı gözetlemeye başlar." (Haldun Taner)
  2. Bu madde katılarak yapılmış lokum, akide, çikolata vb. tatlı yiyeceklerin genel adı
  3. Şeker hastalığı
    • "Yirmi gün evvel ameliyat edildiği hâlde biraz şekeri görüldüğü için henüz taburcu edilememişti." (Haldun Taner)
  4. [sıfat] Sevimli, cana yakın ve güzel
    • "Hele bak, ne şeker şey!"

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü