İçinde şat olan 8 harfli 12 kelime var. İçerisinde ŞAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şat olan kelimeler listesine ya da sonu şat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Şat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A T Ş

3 Harfli Kelimeler

ŞAT, TAŞ

2 Harfli Kelimeler

AŞ, AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MAŞATLIK

Kelime Kökeni: Arapça meşhed + Türkçe -lık

  1. [isim] Müslüman olmayanların, özellikle Yahudilerin mezarlığı
    • "Maşatlığın ince bir yosun tabakasıyla örtülü mermerleri güneşle kızıyor, tatlı bir göbek taşı sıcaklığı alıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
RÖVEŞATA

Kelime Kökeni: İngilizce reverseshot

  1. [isim, spor] Futbolda yüksekten gelen topa gövdeyi sırtüstü devirip makas yaparak vurma
TEFRİŞAT

Kelime Kökeni: Arapça tefrīşāt

  1. [isim, eskimiş] Döşeme işleri
  2. Döşemenin gerektirdiği bütün parçalar veya eşyanın tümü
    • "Görüyorum ki salonun tefrişatı henüz tamamlanmamış. Bütün koltuklar yerleştirildikten sonra tekrar geliriz." (Haldun Taner)
OKŞATMAK

  1. [-e, -i] Okşama işini yaptırmak
KUŞATMAK

  1. [-i] Çevresini sarmak; çevrelemek, çevirmek, sarmak, abluka etmek, ablukaya almak, ihata etmek, muhasara etmek
    • "Denize bakan yönü ile yan sınırlarını rüzgârı kesen sık kargılıklar kuşatıyordu." (Necati Cumalı)
  2. [askerlik] Bir ülkenin veya bir yerin dış dünya ile olan her türlü bağlantısını kuvvet kullanarak kesmek; abluka etmek, ablukaya almak, ihata etmek, muhasara etmek
  3. Çokça bulunmak
  4. Bakınız kaplamak
    • "Fabrika dumanları bütün şehri kuşattı."
  5. Bele sarılıp bağlanan şeyleri başkasının beline bağlamak
ŞATHİYAT

Kelime Kökeni: Arapça şaṭḥiyyāt

  1. [isim, eskimiş, edebiyat] Ciddi bir düşünceyi, konuyu, şaka ve alay yollu anlatmak için yazılmış deyişler
YAŞATKAN

  1. [sıfat] Büyümeyi, çoğalmayı ve hayatın sürmesini sağlayan
MEFRUŞAT

Kelime Kökeni: Arapça mefrūşāt

  1. [isim] Ev, iş yeri vb. yerleri döşemek için gereklihalı, kilim, koltuk vb. eşya; döşeme
    • "Burası, yeni mefruşatla döşenmiş zarif bir yatak odası." (Peyami Safa)
HAŞATLIK

  1. [isim] Haşat olma durumu
BOŞATMAK

  1. [-den] Boşama işini yaptırmak
    • "Bir banka memurundan boşattığı kızını bana yamamayı kafasına koymuştur." (Reşat Nuri Güntekin)
YAŞATMAK

  1. [-i] Yaşamasını sağlamak veya yaşamasına imkân vermek
    • "Mükrimin Hoca, İslam tarihini sade öğretmez, yaşatırdı." (Haldun Taner)
  2. [mecaz] Daha iyi ve zengin bir hayat sürmesini sağlamak
    • "Son derece lüks olanaklarla yaşatıyordu yeni ailesini." (Ayla Kutlu)
  3. [nesnesiz, mecaz] Keyiflendirmek, mutlu etmek
    • "Onu sanki yeniden yaşatan sesinizle okur musunuz?" (Ahmet Kabaklı)
  4. [mecaz] Sürdürmek, devam ettirmek
    • "Bir millet, varlığını, her şeyden çok dilinde yaşatır." (Orhan Veli Kanık)
BAŞATLIK

  1. [isim] Bakınız baskınlık
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü