İçinde şan olan 8 harfli 21 kelime var. İçerisinde ŞAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şan olan kelimeler listesine ya da sonu şan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Şan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ŞAN
2 Harfli Kelimeler
AN, AŞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PERİŞANİ
-
Kelime Kökeni: Farsça perīşān + ī
-
[isim]
Bakınız perişanlık
-
Külah, kavuk, fes vb. bir başlığa özensizce sarılmış sarık
-
[isim]
Bakınız perişanlık
- KEHKEŞAN
-
Kelime Kökeni: Farsça kehkeşān
-
[isim, eskimiş, gök bilimi]
Bakınız Samanyolu
- "... geceleyin göğü saran yıldızlar, nice gök cismi, Kehkeşanlar hep aynı bıkılmaz görüntüsüyle üzerinde duruyordu."
-
[isim, eskimiş, gök bilimi]
Bakınız Samanyolu
- ŞANTAJCI
-
-
[sıfat]
Şantaj yapan
- "Şehrimizin üç zengin kadınını tehdit ederek her birinden on beş bin lira isteyen meçhul şantajcının kim olduğunu merak etmeğe ne lüzum var!"
-
[sıfat]
Şantaj yapan
- ŞANGIRTI
-
-
[isim]
Tabak, bardak, şişe vb.nin bir yere veya birbirine çarparken, kırılırken çıkardığı sesin adı
-
Şiddetli yağan yağmurun cam, teneke vb. yerlere çarptığında çıkardığı ses
-
[isim]
Tabak, bardak, şişe vb.nin bir yere veya birbirine çarparken, kırılırken çıkardığı sesin adı
- OKŞANMAK
-
-
[nesnesiz]
Okşama işine konu olmak
- "Zavallı çocuk bu okşanıp öpülmelerden pancar gibi kızarmış bir hâlde kurtuldu."
-
[nesnesiz]
Okşama işine konu olmak
- TAVŞANLI
-
-
[isim]
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri
- NİŞANSIZ
-
-
[sıfat]
Belirleyici bir işareti, alameti, nişanı olmayan
- "Ve bütün seferden bize yine ve yalnız bir Türk çocuğunun isimsiz, nişansız mezarından başka bir şey kalmadı."
-
[sıfat]
Belirleyici bir işareti, alameti, nişanı olmayan
- ŞANLILIK
-
-
[isim]
Şanlı olma durumu
-
[isim]
Şanlı olma durumu
- AKTAVŞAN
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Bir cins iri çöl sıçanı (Jaculus)
-
[isim, hayvan bilimi]
Bir cins iri çöl sıçanı (Jaculus)
- TAVŞANCI
-
-
[isim]
Tavşan yetiştiren kimse
-
Tavşan satan kimse
-
[isim]
Tavşan yetiştiren kimse
- BOŞANMAK
-
-
[-den]
Karı ve koca mahkeme kararı ile evlilik birliğini bitirmek; ayrılmak
- "Ne oldu da kocasından boşandı, sen anladın mı?"
-
Hayvan başlığından, koşum takımından veya bağından kurtulmak; boşalmak
- "Cemşir, zincirinden boşanmış ayı hıncıyla merdiveni bir solukta indi…"
-
[nesnesiz]
Kan, su, ter, gözyaşı, yağmur vb. sıvılar aniden ve şiddetle akmaya, dökülmeye başlamak
- "Bir zamandır kendimi tutamıyorum, gözyaşlarım birden boşanıyor."
-
[nesnesiz]
Baskı altında gergin duran bir şey birden ve hızla kurtulmak
- "Vecihe, fazla kurulmuş bir zemberek şiddetiyle boşandı."
-
[nesnesiz]
Kapalı bir yerde bulunan insanlar birden dışarı çıkmak
- "Yoksa tımarhane mi boşanmıştı?"
-
[ağızlardan]
Kıyafet, ruh hâli vb. şeylerden kurtulmak
- "Sabırsız ellerle acele acele üst başından boşandı ve çıplak olarak denize atladı."
-
[mecaz]
Bir süre kendini tuttuktan sonra aniden ağlamaya başlamak
- "Kimseciklerin olmadığını anlayınca bir boşandı, bir boşandı ... Çoktandır, belki yirmi yıldır böyle ağlamamıştı."
-
[-den]
Karı ve koca mahkeme kararı ile evlilik birliğini bitirmek; ayrılmak
- NİŞANGAH
-
Kelime Kökeni: Farsça nişān-gāh
-
[isim]
Ateşli silahlarda hedefin uzaklığına ve bulunduğu yerin yüksekliğine göre namluya gereken yükseliş açısını veren, silahı bu hedefe doğrultmaya yarayan alet; bakıncak, nişane
-
Bakınız hedef
-
[isim]
Ateşli silahlarda hedefin uzaklığına ve bulunduğu yerin yüksekliğine göre namluya gereken yükseliş açısını veren, silahı bu hedefe doğrultmaya yarayan alet; bakıncak, nişane
- YAŞANMAK
-
-
[nesnesiz]
Yaşama işi yapılmak
- "Kitaplar ve uzantıları önemli olabilir ama gerçekte yaşananı silmeli mi?"
-
[nesnesiz]
Yaşama işi yapılmak
- KAŞANMAK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Hizmet ve binek hayvanları durup işemek
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Hizmet ve binek hayvanları durup işemek
- SARMAŞAN
-
-
[sıfat, bitki bilimi]
Bakınız sarılgan
-
[sıfat, bitki bilimi]
Bakınız sarılgan
- ŞANZIMAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca changement
-
[isim]
Motorlu taşıtlarda motorun yükünü azaltarak güç aktarma organlarına veren, arabanın istenen hızda hareket etmesini sağlayan dişliler topluluğu
-
[isim]
Motorlu taşıtlarda motorun yükünü azaltarak güç aktarma organlarına veren, arabanın istenen hızda hareket etmesini sağlayan dişliler topluluğu
- NİŞANLIK
-
-
[sıfat]
Nişan töreni için
- "Nişanlık terlik."
-
[isim]
Belirti, işaret
- "Yolun başına bir nişanlık koy da kaybolmayalım."
-
[sıfat]
Nişan töreni için
- ŞANSONET
-
Kelime Kökeni: Fransızca chansonnette
-
[isim, müzik]
Küçük şanson, kısa türkü
-
[isim, müzik]
Küçük şanson, kısa türkü
- NİŞANGEÇ
-
-
[isim]
Düzeltilmiş bir ağaç parçasının kenarına değişik aralıklarda paralel çizgiler çizmek için marangozlukta kullanılan el aracı
-
[isim]
Düzeltilmiş bir ağaç parçasının kenarına değişik aralıklarda paralel çizgiler çizmek için marangozlukta kullanılan el aracı
- ŞANSÖLYE
-
Kelime Kökeni: Fransızca chancelier
-
[isim]
Almanya ve Avusturya'da hükûmet başkanı
-
[isim]
Almanya ve Avusturya'da hükûmet başkanı