İçinde şan olan 7 harfli 23 kelime var. İçerisinde ŞAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şan olan kelimeler listesine ya da sonu şan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Şan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A N Ş
3 Harfli Kelimeler
ŞAN
2 Harfli Kelimeler
AN, AŞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAŞANMA
-
-
[isim]
Yaşanmak işi
-
[isim]
Yaşanmak işi
- KUŞANMA
-
-
[isim]
Kuşanmak işi
-
[isim]
Kuşanmak işi
- YAŞANIŞ
-
-
[isim]
Yaşanmak işi veya durumu
-
[isim]
Yaşanmak işi veya durumu
- KUŞANIŞ
-
-
[isim]
Kuşanmak işi
-
[isim]
Kuşanmak işi
- HURUŞAN
-
Kelime Kökeni: Farsça ḫurūşān
-
[sıfat, eskimiş]
Coşan, çağlayan
-
[sıfat, eskimiş]
Coşan, çağlayan
- BOŞANIŞ
-
-
[isim]
Boşanmak işi
-
[isim]
Boşanmak işi
- NİŞANLI
-
-
[isim]
Evlenmek için söz verip yüzük takmış olan kimse; adaklı, yavuklu
- "Artık bizimki, nişanlısı Perihan'ı ekiyor, her gün tek başına plaja geliyordu."
-
Belirleyici bir işareti, alameti, nişanı olan kimse
-
[isim]
Evlenmek için söz verip yüzük takmış olan kimse; adaklı, yavuklu
- ÇALIŞAN
-
-
[isim]
Çalışma işini yapan kimse
-
Bir iş yerinde ücret karşılığında görev yapan kimse; personel, eleman
-
[isim]
Çalışma işini yapan kimse
- NİŞANCI
-
-
[sıfat]
Attığı kurşun, taş vb. ile hedefi vurmakta ustalık kazanmış olan
-
[isim, tarih]
Padişah divanı üyesi olan, antlaşma, berat, menşur, name ve fermanların başına tuğra çeken görevli; tevkici, tuğrakeş
-
[sıfat]
Attığı kurşun, taş vb. ile hedefi vurmakta ustalık kazanmış olan
- ŞANSSIZ
-
-
[sıfat]
Şansı olmayan
-
[sıfat]
Şansı olmayan
- KAŞANMA
-
-
[isim]
Kaşanmak işi
-
[isim]
Kaşanmak işi
- DUŞANBE
-
-
[isim]
Tacikistan'ın başkenti
-
[isim]
Tacikistan'ın başkenti
- OKŞANMA
-
-
[isim]
Okşanmak işi
-
[isim]
Okşanmak işi
- DANIŞAN
-
-
[isim]
Herhangi bir güçlük veya sorunun çözümü için alanın uzmanlarından yardım isteyen kimse
- "Danışanı olduğu gibi anlayan ve kabul eden terapist danışanın yeni varoluş yollarını geliştirebileceği bir güven ortamı yaratır."
-
[isim]
Herhangi bir güçlük veya sorunun çözümü için alanın uzmanlarından yardım isteyen kimse
- ŞANTİYE
-
Kelime Kökeni: Fransızca chantier
-
[isim]
Yapı gereçlerinin yığılıp saklandığı veya işlendiği yer
- "Ha o mu, şu şantiye binasının oraya gitti."
-
İnşa durumundaki ev, fabrika, baraj vb. her türlü yapı
-
Ev, fabrika, baraj vb.nin yapımının sürdüğü alan; yapı yeri
- "Kendisi inşaat mühendisi, şantiyesinde bir yandan da sekreterlik yapmak zorunda."
-
Tersanelerde gemi yapılan tezgâhlar
-
[isim]
Yapı gereçlerinin yığılıp saklandığı veya işlendiği yer
- OKŞANIŞ
-
-
[isim]
Okşanmak işi
-
[isim]
Okşanmak işi
- ŞANTUNG
-
-
[isim]
Genellikle yazlık giyim eşyası yapılan, üzerinde kendinden desenli çizgileri bulunan, ham ipekle dokunmuş kumaş
-
[isim]
Genellikle yazlık giyim eşyası yapılan, üzerinde kendinden desenli çizgileri bulunan, ham ipekle dokunmuş kumaş
- OKŞANTI
-
-
[isim]
Bakınız okşama
-
[isim]
Bakınız okşama
- YAŞANTI
-
-
[isim]
Hayat tarzı, içinde yaşanılan şartların tümü; hayat (I)
- "Eski alışkanlıkların yanı sıra genel yaşantıya tepki duymuşlardı."
-
Yaşanılanlardan, görülenlerden, duyulanlardan, edinilenlerden sonra kişide kalan şey
-
Yaşanılan bir an, hayatın bir bölümü
-
[isim]
Hayat tarzı, içinde yaşanılan şartların tümü; hayat (I)
- YAŞANAK
-
-
[isim]
Bakınız kuvöz
-
[isim]
Bakınız kuvöz