İçinde şan olan 7 harfli 23 kelime var. İçerisinde ŞAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şan olan kelimeler listesine ya da sonu şan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Şan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A N Ş

3 Harfli Kelimeler

ŞAN

2 Harfli Kelimeler

AN, AŞ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YAŞANMA

  1. [isim] Yaşanmak işi
KUŞANMA

  1. [isim] Kuşanmak işi
YAŞANIŞ

  1. [isim] Yaşanmak işi veya durumu
KUŞANIŞ

  1. [isim] Kuşanmak işi
HURUŞAN

Kelime Kökeni: Farsça ḫurūşān

  1. [sıfat, eskimiş] Coşan, çağlayan
BOŞANIŞ

  1. [isim] Boşanmak işi
NİŞANLI

  1. [isim] Evlenmek için söz verip yüzük takmış olan kimse; adaklı, yavuklu
    • "Artık bizimki, nişanlısı Perihan'ı ekiyor, her gün tek başına plaja geliyordu." (Nâzım Hikmet)
  2. Belirleyici bir işareti, alameti, nişanı olan kimse
ÇALIŞAN

  1. [isim] Çalışma işini yapan kimse
  2. Bir iş yerinde ücret karşılığında görev yapan kimse; personel, eleman
NİŞANCI

  1. [sıfat] Attığı kurşun, taş vb. ile hedefi vurmakta ustalık kazanmış olan
  2. [isim, tarih] Padişah divanı üyesi olan, antlaşma, berat, menşur, name ve fermanların başına tuğra çeken görevli; tevkici, tuğrakeş
ŞANSSIZ

  1. [sıfat] Şansı olmayan
KAŞANMA

  1. [isim] Kaşanmak işi
DUŞANBE

  1. [isim] Tacikistan'ın başkenti
OKŞANMA

  1. [isim] Okşanmak işi
DANIŞAN

  1. [isim] Herhangi bir güçlük veya sorunun çözümü için alanın uzmanlarından yardım isteyen kimse
    • "Danışanı olduğu gibi anlayan ve kabul eden terapist danışanın yeni varoluş yollarını geliştirebileceği bir güven ortamı yaratır." (Nusret Kaya)
ŞANTİYE

Kelime Kökeni: Fransızca chantier

  1. [isim] Yapı gereçlerinin yığılıp saklandığı veya işlendiği yer
    • "Ha o mu, şu şantiye binasının oraya gitti." (Ayşe Kulin)
  2. İnşa durumundaki ev, fabrika, baraj vb. her türlü yapı
  3. Ev, fabrika, baraj vb.nin yapımının sürdüğü alan; yapı yeri
    • "Kendisi inşaat mühendisi, şantiyesinde bir yandan da sekreterlik yapmak zorunda." (İpek Ongun)
  4. Tersanelerde gemi yapılan tezgâhlar
OKŞANIŞ

  1. [isim] Okşanmak işi
ŞANTUNG

  1. [isim] Genellikle yazlık giyim eşyası yapılan, üzerinde kendinden desenli çizgileri bulunan, ham ipekle dokunmuş kumaş
OKŞANTI

  1. [isim] Bakınız okşama
YAŞANTI

  1. [isim] Hayat tarzı, içinde yaşanılan şartların tümü; hayat (I)
    • "Eski alışkanlıkların yanı sıra genel yaşantıya tepki duymuşlardı." (Cahit Külebi)
  2. Yaşanılanlardan, görülenlerden, duyulanlardan, edinilenlerden sonra kişide kalan şey
  3. Yaşanılan bir an, hayatın bir bölümü
YAŞANAK

  1. [isim] Bakınız kuvöz
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü