İçinde ıra olan 8 harfli 38 kelime var. İçerisinde IRA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ıra olan kelimeler listesine ya da sonu ıra ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ira Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I R
3 Harfli Kelimeler
ARI, IRA
2 Harfli Kelimeler
AR, IR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TIRAŞSIZ
-
-
[sıfat]
Saçı veya sakalı uzamış, tıraşı gelmiş
-
Yontulmamış (taş vb. sert nesne)
-
[sıfat]
Saçı veya sakalı uzamış, tıraşı gelmiş
- TIRABZAN
-
Kelime Kökeni: Farsça dārbezīn
-
[isim]
Bakınız merdiven korkuluğu
- "Fakat tırabzandan aşağıya sakın bakmayın, başınız döner."
-
[isim]
Bakınız merdiven korkuluğu
- YELKIRAN
-
-
[isim, spor]
Bakınız yelkesen
-
[isim, spor]
Bakınız yelkesen
- KALDIRAÇ
-
-
[isim]
Az bir kuvvet ile büyük bir yükü kaldırmaya yarayan, bir dayanma noktası üzerinde hareket edebilen, inip kalkabilen sert çubuk; basarna, manivela
-
[isim]
Az bir kuvvet ile büyük bir yükü kaldırmaya yarayan, bir dayanma noktası üzerinde hareket edebilen, inip kalkabilen sert çubuk; basarna, manivela
- BASTIRAK
-
-
[isim]
Yol yapımında çakıl, kum, cüruf vb. maddeleri ezmeye ve sıkıştırmaya yarayan alet
-
[isim]
Yol yapımında çakıl, kum, cüruf vb. maddeleri ezmeye ve sıkıştırmaya yarayan alet
- SIRALAMA
-
-
[isim]
Sıralamak işi; tertip
- "Rakamları sıralamaya ihtiyacın yoktur herhâlde."
-
[isim]
Sıralamak işi; tertip
- ÇIRAKLIK
-
-
[isim]
Çırak olma durumu
- "Artık on yedi yaşındaydı ve gazozcu, ayrancı çıraklığı yapmak istemiyordu."
-
Çırağın yaptığı iş
- "Bir şey söylemeden çıraklık vazifesini alırdı."
-
Çırağa verilen ücret
-
Çırakların çalıştığı yer
-
[isim]
Çırak olma durumu
- MALKIRAN
-
-
[isim, ağızlardan]
Hayvan vebası
-
[isim, ağızlardan]
Hayvan vebası
- CANHIRAŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça cānḫirāş
-
[sıfat]
Yürek paralayan, iç tırmalayan, tüyler ürpertecek kadar korkunç
- "Canhıraş bir feryat koparır koparmaz ipek gömlekle odaya kendimi atmışım."
-
[sıfat]
Yürek paralayan, iç tırmalayan, tüyler ürpertecek kadar korkunç
- IZTIRARİ
-
Kelime Kökeni: Arapça iżṭirārī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız zorunlu
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız zorunlu
- BUZKIRAN
-
-
[isim]
Donmuş deniz, göl veya ırmaklarda ulaşımı öteki gemilere kolaylaştırmakta kullanılan, buzları kırarak yol açmak için yapılmış gemi
- "Buzkıran gemilerinin inşa edilmesi sahip olması istenilen özelliklere göre değişiklik gösterebilmektedir."
-
[isim]
Donmuş deniz, göl veya ırmaklarda ulaşımı öteki gemilere kolaylaştırmakta kullanılan, buzları kırarak yol açmak için yapılmış gemi
- ÇEKBIRAK
-
-
[sıfat]
Düzeneği tekerlekleri üzerinde geriye doğru çekildiğinde ileri gidecek biçiminde hazırlanmış (araba, otobüs vb. oyuncak)
-
[sıfat]
Düzeneği tekerlekleri üzerinde geriye doğru çekildiğinde ileri gidecek biçiminde hazırlanmış (araba, otobüs vb. oyuncak)
- AĞIRAYAK
-
-
[sıfat, mecaz]
Doğurması yakın (kadın)
- "Zemin katı koridorundan geçerken başka ağırayak kadınlara dikkat ettim."
-
[sıfat, mecaz]
Doğurması yakın (kadın)
- ISTIRARİ
-
Kelime Kökeni: Arapça iżṭirārī
-
[sıfat]
Bakınız ıztırari
-
[sıfat]
Bakınız ıztırari
- TAŞKIRAN
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız taşkıran otu
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız taşkıran otu
- ÇINGIRAK
-
-
[isim]
Küçük çan
- "Atlı araba ormanın içinden geçen ince bir yolda çıngırak sesleriyle uzaklaşıyor."
-
İçindeki tanelerin hareketiyle ses çıkaran metal nesne; çıngırdak
- "Kollarını çıngırağı tutmak istermiş gibi oynatıyor; ileriye geriye, iki yana."
-
İçindeki tanelerin hareketiyle ses çıkaran, saplı, metal çocuk oyuncağı
- "Çocuğun avucunu açtırdı, çıngırağını zorla tutuşturdu eline."
-
[isim]
Küçük çan
- IRAKSAMA
-
-
[isim]
Bakınız uzaksama
-
[fizik]
Iraksak olma durumu
-
[isim]
Bakınız uzaksama
- ÇIRAKMAN
-
Kelime Kökeni: Farsça (Far. çerāġ + pā'dan)
-
[isim]
Üzerinde meşale yakılan kule veya demir direk
-
Balıkçıların balıkları kıyıya çekebilmek için geceleyin yaktıkları ateş
-
Bakınız meşale
- "Makul mesafeden diğer arkadaşlar çırakmanı ellerindeki yetmiş seksen santimetre değneklerle dışarıya çıkarmaya çalışıyorlar."
-
[isim]
Üzerinde meşale yakılan kule veya demir direk
- ÇALDIRAN
-
-
[isim]
Van iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Van iline bağlı ilçelerden biri
- KIRAÇLIK
-
-
[isim]
Kıraç yer
- "O bölge kıraçlıktır."
-
[isim]
Kıraç yer