İçinde ıra olan 7 harfli 34 kelime var. İçerisinde IRA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ıra olan kelimeler listesine ya da sonu ıra ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ira Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ARI, IRA
2 Harfli Kelimeler
AR, IR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SIRADAN
-
-
[sıfat]
Herhangi bir özelliği olmayan; bayağı, beribenzer, alelade, amiyane, lalettayin, banal
-
[sıfat]
Herhangi bir özelliği olmayan; bayağı, beribenzer, alelade, amiyane, lalettayin, banal
- TIRAŞÇI
-
-
[sıfat, argo]
Bakınız palavracı
-
[isim]
Karşısındakini bıktırıncaya kadar lafa tutma huyu olan kimse
-
[sıfat, argo]
Bakınız palavracı
- IZTIRAR
-
Kelime Kökeni: Arapça iżṭirār
-
[isim, eskimiş]
Bakınız zorunluluk
- "Fethi Bey hükûmeti, meri olan bu maddeyi tatbik ettiği için kürsüden izahat vermek ıztırarında kalıyor."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız zorunluluk
- ÇIRALIK
-
-
[sıfat]
Çıra olarak kullanılmaya elverişli (ağaç, tahta)
-
[isim]
Çıra konulan yer
- "Çıralık yanınca Koca Osman onu öylece gördü, yüzüne ters ters, alaylı baktı."
-
[isim]
Mum yakılan yer
-
[isim]
Alevilikte hizmetleri karşılığında, talipler tarafından dedeye sunulan para, hediye veya mal
-
[sıfat]
Çıra olarak kullanılmaya elverişli (ağaç, tahta)
- KINDIRA
-
-
[isim, ağızlardan]
Sulak yerlerde yetişen, ince uzun yapraklarının kenarları keskin, koyu renkli bir tür çayır otu
-
[isim, ağızlardan]
Sulak yerlerde yetişen, ince uzun yapraklarının kenarları keskin, koyu renkli bir tür çayır otu
- KIRANTA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca quaranta
-
[sıfat]
Saçları ağarmaya başlamış (erkek)
- "Yeni şube reisi, kırk beşlik, ellilik, kıranta, ağzı kalabalık bir adam."
-
İlerlemiş yaşına rağmen bakımlı, özenli (erkek)
- "Masanın başında, güneşten yanmış yüzü, sert ve derin çizgilerle dolu, keskin bakışlı, kıranta bir adam oturuyor."
-
Kırlaşmış (saç, sakal)
- "Erkek, tıraşı uzamış kıranta saçlı, kırk yaşlarında bir köylüydü."
-
[sıfat]
Saçları ağarmaya başlamış (erkek)
- SIRADAĞ
-
-
[isim, coğrafya]
Uzunlamasına sıralanmış dağ dizisi
-
[isim, coğrafya]
Uzunlamasına sıralanmış dağ dizisi
- İNKIRAZ
-
Kelime Kökeni: Arapça inḳirāż
-
[isim, eskimiş]
Bir soy veya topluluğun bireylerinden hiçbiri kalmayacak şekilde tükenmesi, son bulması
- "Taksim, hicret ve inkırazla harp arasında bırakıldık."
-
[isim, eskimiş]
Bir soy veya topluluğun bireylerinden hiçbiri kalmayacak şekilde tükenmesi, son bulması
- ISTIRAR
-
Kelime Kökeni: Arapça iżṭirār
-
[isim]
Bakınız ıztırar
-
[isim]
Bakınız ıztırar
- ISTIRAP
-
Kelime Kökeni: Arapça iżṭirāb
-
[isim]
Bakınız ızdırap
-
[isim]
Bakınız ızdırap
- ÇIRAKMA
-
Kelime Kökeni: Farsça çerāġ + pā
- TIRAŞLI
-
-
[sıfat]
Tıraş olmuş, sakalını tıraş etmiş; matruş
- "Matbaa makinisti bıyıkları tıraşlı da, çenesinin ucunda sanki alay olsun diye bırakılmış bir sakalı var."
-
Tıraşı uzamış
-
Yontulmuş
-
[sıfat]
Tıraş olmuş, sakalını tıraş etmiş; matruş
- ŞIRALIK
-
-
[sıfat]
Şıra olmaya elverişli (meyve)
-
[sıfat]
Şıra olmaya elverişli (meyve)
- MANDIRA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların süt elde etmek amacıyla beslenip barındırıldığı, süt ve süt ürünlerinin üretildiği çiftlik veya üreticiden satın alınan sütlerle süt ürünleri üretip satan yer
-
[isim]
Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların süt elde etmek amacıyla beslenip barındırıldığı, süt ve süt ürünlerinin üretildiği çiftlik veya üreticiden satın alınan sütlerle süt ürünleri üretip satan yer
- KIRACAK
-
-
[isim]
Nalbantların atın tırnağını kesmek için kullandıkları keskin demir alet
-
[isim]
Nalbantların atın tırnağını kesmek için kullandıkları keskin demir alet
- IRALAMA
-
-
[isim]
Iralamak işi
-
[isim]
Iralamak işi
- BALSIRA
-
-
[isim]
Yaprakların üzerinde oluşan bir küf türü
-
Bir kudret helvası türü
-
[isim]
Yaprakların üzerinde oluşan bir küf türü
- KANDIRA
-
-
[isim]
Kocaeli iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kocaeli iline bağlı ilçelerden biri
- HATIRAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫāṭirāt
-
[isim]
Anılar
- "Hatıratım yalnız benim değil biraz da tarihin, münhasıran tarihindir."
-
[edebiyat]
Bakınız anı
- "Halide Edib, çeşitli zaman ve yerlerde vermiş olduğu konferanslardan, Türk’ün Ateşle İmtihanı isimli hatıratında bahseder."
-
[isim]
Anılar
- IZDIRAP
-
Kelime Kökeni: Arapça iżṭirāb
-
[isim]
Bakınız keder
- "Baba dehşet ve ızdırap içinde yakasını gevşetmeye uğraşır."
-
Ağrı ve acı içinde olma durumu
-
[isim]
Bakınız keder