İçinde ır olan 7 harfli 270 kelime var. İçerisinde IR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ır olan kelimeler listesine ya da Sonu ır ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AĞIRLIK
-
-
[isim]
Ağır olma durumu
- "Taşın ağırlığı."
- "Yükün ağırlığı."
- "Kimseye ağırlık olmaz, kimseyi sıkıştırmaz, iyilikten başka bir şey yapmaz." (Ömer Seyfettin)
- "Başsavcının yargıçlar arasında belli bir ağırlığı var kuşkusuz." (Ayşe Kulin)
-
Değerli olma durumu
- "Hediyenin ağırlığı."
- "Yavaş yavaş bir ağırlık çöktü. Bir sakinlik herkesi kapladı." (Memduh Şevket Esendal)
-
Ağırbaşlılık
- "Çocuğa yıllar geçtikçe bir ağırlık geldi."
-
Tehlikeli olma durumu
-
Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum
- "Havanın ağırlığı."
-
Sıkıntı
-
Çeyizini düzmek için güveyinin geline verdiği para, kalın
-
Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum
-
Yük, külfet
- "Bütün ailenin ağırlığı omuzlarındadır."
-
Takı
- "Kadın bütün ağırlığını takıp düğüne gitti."
-
Sorumluluk
- "Bu işin ağırlığını tek başıma yüklendim."
-
Etki, baskı, güçlük
-
Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak
- "Şimdi bütün ağırlığı reklama vermeli." (Atilla İlhan)
-
Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne
-
Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer
-
Uyuşukluk ve gevşeklik durumu
- "Beynime bir ağırlık peyda olmuştu." (Aka Gündüz)
-
Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri
- "Akşama doğru, ağırlığın başında bezgin neferlere iş gördürmeye uğraşıyordum." (Falih Rıfkı Atay)
-
Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke
-
Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori
-
[isim]
Ağır olma durumu
- ÇIĞIRTI
-
-
[isim]
Çığırma sesi
-
[isim]
Çığırma sesi
- HIRIZMA
-
-
[isim]
Hızma
-
[isim]
Hızma
- ÇAMAŞIR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
İç giysisi
- "Çamaşırı ile yarı açık duran bacakları kan içindeydi." (Memduh Şevket Esendal)
- "Kaynanam da yıkar ama iki gün de çamaşır ertesi olur yatar." (Memduh Şevket Esendal)
-
Kirli eşyaları yıkama işi
- "Artık benim gündelikle çamaşıra, ortalık temizlemeye gitmemden başka çare kalmadı." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
İç giysisi
- HAŞIRTI
-
-
[isim]
Haşırdarken çıkan ses
-
[isim]
Haşırdarken çıkan ses
- KATIRCI
-
-
[isim]
Katırlarını kira ile işleten veya katırlarla eşya taşıyan kimse
-
[isim]
Katırlarını kira ile işleten veya katırlarla eşya taşıyan kimse
- KINDIRA
-
-
[isim]
Sulak yerlerde yetişen, ince uzun yapraklarının kenarları keskin, koyu renkli bir tür çayır otu
-
[isim]
Sulak yerlerde yetişen, ince uzun yapraklarının kenarları keskin, koyu renkli bir tür çayır otu
- SAKIRGA
-
-
[isim]
Kene
-
[isim]
Kene
- ARTIRIM
-
-
[isim]
Bir şeyi idareli harcayarak onun bir bölümünü artırma işi, tasarruf
-
Müzayedede artırma
-
[isim]
Bir şeyi idareli harcayarak onun bir bölümünü artırma işi, tasarruf
- ÇIRAKMA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Şamdan
-
[isim]
Şamdan
- HIRLAMA
-
-
[isim]
Hırlamak işi
-
[isim]
Hırlamak işi
- KIRLENT
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Çiçek veya yaprak işlemeli süs
-
İşlemeli veya işlemesiz bir tür küçük yastık
-
[isim]
Çiçek veya yaprak işlemeli süs
- AÇTIRIŞ
-
-
[isim]
Açtırma işi veya biçimi
-
[isim]
Açtırma işi veya biçimi
- FIRKATA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
10-15 çift kürekli, hızlı, eski bir savaş gemisi
-
[isim]
10-15 çift kürekli, hızlı, eski bir savaş gemisi
- ALIRLIK
-
-
[isim]
Duygusal uyarımları alabilme yeteneği, idrak kabiliyeti
-
[isim]
Duygusal uyarımları alabilme yeteneği, idrak kabiliyeti
- HIŞIRTI
-
-
[isim]
İnce cisimler hışırdarken çıkan ses, hışırdama sesi
- "Sade dalgaların sesini veya yaprakların hışırtısını duyayım." (Haldun Taner)
-
[isim]
İnce cisimler hışırdarken çıkan ses, hışırdama sesi
- ÇAĞIRMA
-
-
[isim]
Çağırmak işi
- "Daha doktor çağırmaya giden olmamış." (Peyami Safa)
-
[isim]
Çağırmak işi
- FIRÇACI
-
-
[isim]
Fırça yapıp satan kimse
-
[isim]
Fırça yapıp satan kimse
- BIRAKIT
-
-
[isim]
Miras
-
[isim]
Miras
- ÇANKIRI
- ...