İçinde ır olan 6 harfli 132 kelime var. İçerisinde IR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ır olan kelimeler listesine ya da Sonu ır ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CIRMIK

  1. [isim] Tırnak izi

AYIRMA

  1. [isim] Ayırmak işi
    • "Yapılabilecek şeylerle yapılamayacakları daha ilk anda ayırmasını biliyordu." (Tarık Buğra)

KIRPIŞ
...
KIRÇIL

  1. [sıfat] Kırlaşmaya başlamış, kır renkli
  2. Bu renkte saçı olan
    • "Dükkânın önünde bekledi, kırçıl kuyumcu görününce hemen taşları çıkardı." (Refik Halit Karay)

ANIRIŞ

  1. [isim] Anırma işi veya biçimi
    • "Birden ovada unutulmuş yaşlı bir eşeğin anırışı duyuluyor." (Atilla İlhan)

BALKIR

  1. [isim] Parıltı
  2. Şimşek

TIRNAK

  1. [isim] İnsanda ve birçok omurgalı hayvanda parmak uçlarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka
    • "Zarfın ucunu tırnağımla yırttım." (Aka Gündüz)
    • "İş karıştırmak için de ilkin belediyeye tırnak takarlar." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Kanca gibi araçların kıvrık yeri
  3. Gemi demirinin ucundaki yassı parça
  4. Ciltçilikte tek yaprakları büküp cildi birleştirebilmek için bir yanında bırakılan şerit durumundaki kenar
  5. Heykel dökümünde, kalıp parçalarının birleştirilmesinde kolaylık sağlamak amacı ile yapılan dişlerin her biri
  6. Kanun çalmakta kullanılan mızrap
  7. Tenekecilerin delik açmak için kullandığı alet, keski
  8. Tırnak işareti

PIRASA

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Zambakgillerden, sapından ve yapraklarından yararlanılan, çok yıllık bir kış sebzesi (Allium porrum)

IRAMAK

  1. [nsz] Uzaklaşmak, uzamak, ara açılmak
    • "Gide gide ben yolumdan ıradım / Iradım da dost köyüne uğradım." (Halk türküsü)

SIRIMA

  1. [isim] Sırımak işi

DAZKIR

  1. [isim] Ot bitmeyen, tuzlu, kıraç, kurak, yarı bozkır, yarı çöl özelliği gösteren yer

FILDIR

  1. [sıfat] Çabuk, hızlı, telaşlı
    • "Kara yağız, az tombul, fıldır göz, son derece kanı sıcak biridir." (Salâh Birsel)

HINZIR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Domuz
  2. [sıfat] Katı yürekli, kötü düşünen, gaddar
    • "Bırak beni ... Şu hınzırı geberteceğim diyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. [sıfat] Genellikle hoşa giden bir davranışta bulunan (kimse)
    • "Dilber'de bir kurum, bir eda. Bir de güzelleşti hınzır." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. [sıfat] Kurnaz, içten pazarlıklı olan

MANGIR

  1. [isim] Bakırdan yapılmış, iki buçuk para değerinde sikke
  2. Nargile lülesine konulmak için kömür tozundan yapılan, çabuk tutuşur, tavla pulu biçiminde bir çeşit yakacak
  3. Para
    • "Muhakkak işin ucunda mangır olmalı amca yoksa içeriye giremezsin." (Halide Edip Adıvar)

TIRKAZ

  1. [isim] Kapı mandalı, sürgü

TIRPAN

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Uzun bir sapın ucuna tutturulan, ot, ekin vb.ni biçmeye yarayan, hafifçe kıvrık, uzun çelik bıçak
    • "Ot orağından dönen birkaç köylü, omuzlarında uzun tırpanlarıyla geçiyorlardı." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Güreşte devirmek amacıyla rakibin ayak bileklerine hızla ayak vurarak yapılan bir oyun

ÇIRALI

  1. [sıfat] Çırası olan
    • "Çıralı tahta."

KIRMAK

  1. [-i] Sert şeyleri vurarak veya ezerek parçalamak
    • "Taşları kırmak. Bardağı kırmak."
    • "Kaşla göz arasında ellerine geçirdiklerini kırıp dökmeye koyulmuşlardı." (Atilla İlhan)
    • "Pakize'nin kırıp geçirdiği bir şeyi görmekten hasıl olacak tesiri temaşaya gelen çocuklara..." (Halit Ziya Uşaklıgil)
    • "Düğüne kimlerin çağrıldığı anlaşılmaz, ne hediye gönderileceği de belli olmaz. Olmaz ama hepsi çağrılmıştır, hepsi de kırıp sarar, birer hediye alır yollar." (Memduh Şevket Esendal)
  2. İri parçalara ayırmak
    • "Adamın her akşam yarım kiloyu devirdikten sonra ortalığı kırıp geçirmesinden perişan oluyorlar." (Çetin Altan)
  3. [nsz] Belirli bir biçimde katlamak
    • "Forma kırmak."
    • "Hoşsohbet, şakacı bir insan olduğu için Kâzım Bey'le kaynatasını kahkahadan kırıp geçirir." (Salâh Birsel)
  4. Öldürmek, yok olmasına neden olmak
    • "Bu yıl soğuk hayvanları kırdı."
    • "Bir İspanyol şarkıcı var. Beyoğlu'nu kırıp geçiriyor." (Halide Edip Adıvar)
  5. Bir şeyin fiyatını azaltmak, indirmek
    • "Firma verdiği teklif fiyatını son dakikada bir yüzde yirmi daha kırıyordu." (Haldun Taner)
  6. Dileğini kabul etmeyerek veya beklenmeyen bir davranış karşısında bırakarak gücendirmek, incitmek
    • "Sizin hatırınızı kırmamak için işte gelip misafir oluyorum; fakat bu yaşımda misafirle uğraşacak hâlim yok." (Halit Ziya Uşaklıgil)
  7. Tavlada karşı oyuncunun pulunu oyun dışında bırakmak
  8. Vücut kemiklerinden birini parçalamak
    • "Ayol, yapma, gel, düşüp bir yerini kıracaksın!" (Osman Cemal Kaygılı)
  9. Tahılı iri ve kaba öğütmek
  10. [-e] Hareket durumundaki canlının veya taşıtın yönünü değiştirmek, çevirmek, döndürmek
    • "Ne tarafa doğru meyil varsa gidonu o tarafa doğru kıracaksınız ki bisiklet doğrulsun." (Burhan Felek)
  11. [nsz] Daha iyi bir sonuç elde etmek
    • "Tam en az elli bin satıp rekor kıracak." (Aka Gündüz)
  12. Yok etmek
    • "Direncini kırmak. Hevesini kırmak."
  13. Gücünü, etkisini azaltmak
    • "Birkaç gün evvel yağan yağmur sıcağı kırmamış." (Burhan Felek)
  14. Kaçmak, uzaklaşmak
  15. [nsz] Değerinden düşük fiyata almak
    • "Bono kırmak. Çek kırmak."

KIRAAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Okuma
    • "Orada da bu gece kıraatleri devam ediyordu." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. Kur'an'ı belli kural ve işaretlere göre okuma
    • "Olsa olsa mevzun cümlelerden mürekkep bir parçayı iyi kıraat etmiş olur." (Yahya Kemal Beyatlı)

ANIRMA

  1. [isim] Anırmak işi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü