İçinde ıkıntı olan 11 kelime var. İçerisinde IKINTI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ıkıntı olan kelimeler listesine ya da sonu ıkıntı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

SIKINTISIZLIK

12 Harfli Kelimeler

SIKINTILILIK

10 Harfli Kelimeler

ÇIKINTILIK, ÇIKINTISIZ, SIKINTISIZ

9 Harfli Kelimeler

ÇIKINTILI, SIKINTILI

7 Harfli Kelimeler

ÇIKINTI, SIKINTI, YIKINTI

6 Harfli Kelimeler

IKINTI

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ikıntı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

I I I K N T

6 Harfli Kelimeler

IKINTI

4 Harfli Kelimeler

TINI

3 Harfli Kelimeler

KIN, KIT, TIK, TIN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SIKINTISIZLIK

  1. [isim] Sıkıntısız olma durumu; kasavetsizlik
SIKINTILILIK

  1. [isim] Sıkıntılı olma durumu
ÇIKINTISIZ

  1. [sıfat] Çıkıntısı olmayan
    • "... çıkıntısız, kabarıksız yamyassı kuru vücudu insana hiçbir iştiha vermez, bu bir deri bir kemikten yapılmış kadın gözü doyurmaz, aldatmazdı." (Refik Halit Karay)
SIKINTISIZ

  1. [sıfat] Sıkıntısı olmayan; bunsuz (II), kasavetsiz, sancısız
  2. Sıkıntı vermeyen
ÇIKINTILIK

  1. [isim] Çıkıntı olma durumu
ÇIKINTILI

  1. [sıfat] Çıkıntısı olan
SIKINTILI

  1. [sıfat] Sıkıntısı olan; bungun, bunlu, kasavetli
  2. Sıkıntı veren; çileli (I), sancılı, mukassi
    • "Sıkıntılı, heyecanlı günler yaşıyoruz fakat endişeli değiliz, korkmuyoruz." (Esat Mahmut Karakurt)
YIKINTI

  1. [isim] Bakınız yıkılma
  2. Yıkılan bir şeyin parçaları, kalıntıları; enkaz
    • "Ateşoğlu'nun evinin biraz ötesinde bir ev yıkıntısı keşfettim." (Halikarnas Balıkçısı)
  3. Bakınız virane
    • "Yıkıntıların ortasında blok hâlinde yükselen yeni apartmanlara uzun uzun baktı." (Haldun Taner)
  4. [mecaz] Ruhsal bakımdan yıkılma
    • "İkisi de Samim'deki yıkıntının nedenini gayet iyi biliyorlardı." (Osman Aysu)
ÇIKINTI

  1. [isim] Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm
    • "Gırtlağının çıkıntısı, hiddetli bir adamın yumruğu gibi titriyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı; çıkma
  3. [argo] Bakınız kambur
  4. [mecaz] Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse)
SIKINTI

  1. [isim] İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal huzursuzluk; bun, bungunluk, ezgi, ezginlik, çile (I), dert, kasavet, zor
    • "İçinin sıkıntısını ondan mümkün mertebe gizlemeye çalışarak, dereden tepeden konuşarak oyalandı." (Peyami Safa)
  2. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli ruhsal huzursuzluk; ağırlık, karanlık, kasavet, mihnet
    • "Sıkıntı ve ızdırapla sağa sola döndüm." (Aka Gündüz)
  3. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı
    • "İhtiyarın bir para sıkıntısı içinde olduğunu o söylemeden ben keşfetmiştim." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. Bulunmama durumu
    • "Yüklü servetini cömertçe harcamaması nedeniyle piyasada para sıkıntısı baş gösterdi." (İhsan Oktay Anar)
  5. [mecaz] Bakınız sorun
    • "Atatürk öldüğü zaman Türkiye'nin ufak tefek sıkıntılar dışında hiçbir büyük problemi yoktu." (Burhan Felek)
IKINTI

  1. [isim] Ikınmak işi
    • "Elbette ki sebep vücuda gelmeyince, netice, bütün ıkıntı ve sıkıntılara rağmen doğmayacaktı." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Ikınma sesi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü