İçinde ıkı olan 11 harfli 26 kelime var. İçerisinde IKI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ıkı olan kelimeler listesine ya da Sonu ıkı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BIKILABİLME
-
-
[isim]
Bıkılabilmek işi
-
[isim]
Bıkılabilmek işi
- TIKIZLAŞMAK
-
-
[nsz]
Tıkız duruma gelmek
-
[nsz]
Tıkız duruma gelmek
- ÇIKILABİLME
-
-
[isim]
Çıkılabilmek işi
-
[isim]
Çıkılabilmek işi
- IKINABİLMEK
- ...
- ACIKIVERMEK
-
-
[nsz]
Çabucak acıkmak
-
[nsz]
Çabucak acıkmak
- FIKIRDAŞMAK
-
-
[nsz]
Oynakça davranışlarda bulunmak
- "Otomobilin içinde gülüşen, fıkırdaşan dört, beş hanım var." (Memduh Şevket Esendal)
-
[nsz]
Oynakça davranışlarda bulunmak
- FIKIRDATMAK
-
-
[-i]
Fıkır fıkır kaynatmak
-
Cilve yapmasına sebep olmak
-
[-i]
Fıkır fıkır kaynatmak
- SIKIŞIVERME
- ...
- TIKIRDATMAK
-
-
[-i]
Tıkırdamasını sağlamak, tıkırdamasına sebep olmak
- "Birkaç adım daha atsa, Nuriye'nin kapısını bulacak, tıkırdatıp içeriye girecekti." (Burhan Günel)
-
Yemeği bir taşım kaynatmak
-
[-i]
Tıkırdamasını sağlamak, tıkırdamasına sebep olmak
- ÇIKIŞABİLME
-
-
[isim]
Çıkışabilmek işi
-
[isim]
Çıkışabilmek işi
- YIKILABİLME
- ...
- SIKIŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak
- "Çamaşırları bavula sıkıştırmak."
-
Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak
-
Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek
- "İstanbul tren yahut vapurunda hele bir kimseyi biraz sıkıştırın, hemen çarpılır, çay semaveri gibi oturduğu yerde fıkır fıkır kaynamaya başlar." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak
- "Parmağını pencereye sıkıştırmak."
-
Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak
- "Eline dolu bir kadeh sıkıştırdılar." (Refik Halit Karay)
-
Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak
- "Anlattığına göre Niğde yakınlarındaki köylerden birinde imiş, sıkıştırmışlar. Jandarmalarla vuruşmuş." (Memduh Şevket Esendal)
-
Zorlamak
- "Kocakarı odadan çıktıkça ben Nuri'yi sıkıştırıyorum." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Sarkıntılık etmek
-
[-i]
Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak
- FIKIRDAKLIK
-
-
[isim]
Fıkırdak olma durumu
-
[isim]
Fıkırdak olma durumu
- SIKIŞTIRICI
-
-
[isim]
Sıkıştırma işini yapan alet
-
[isim]
Sıkıştırma işini yapan alet
- SIKIŞABİLME
- ...
- SIKILMAZLIK
-
-
[isim]
Sıkılmaz olma durumu
-
[isim]
Sıkılmaz olma durumu
- TIKIŞTIRMAK
-
-
[-i]
Boş yer kalmayacak biçimde doldurmak, gelişigüzel koymak, tıka basa sokmak
- "Bavula her şeyi tıkıştırdım."
-
[-i]
Acele ile birine bir şeyi yedirmeye çalışmak veya iyice çiğnemeden yutarak yemek
-
[-i]
Boş yer kalmayacak biçimde doldurmak, gelişigüzel koymak, tıka basa sokmak
- SIKIYÖNETİM
-
-
[isim]
Olağanüstü zamanlarda ve durumlarda ülkede güvenliğin sağlanması için ordunun yardımıyla gerçekleştirilen yönetim, örfi idare
-
[isim]
Olağanüstü zamanlarda ve durumlarda ülkede güvenliğin sağlanması için ordunun yardımıyla gerçekleştirilen yönetim, örfi idare
- KIKIRDATMAK
-
-
[-i]
Kıkırdamasına sebep olmak
-
[-i]
Kıkırdamasına sebep olmak
- ÇIKIŞAMAMAK
-
-
boy ölçüşememek, eşit derecede olmamak
- "Behey mübarek adam, gece yarıları denizin dibinde ne arıyorsun diye soruyor, âdeta karşısına bir suçlu çıkarmışlar gibi çıkışıyordu." (Refik Halit Karay)
- "Çene yarıştırmada ben seninle çıkışamam."
-
boy ölçüşememek, eşit derecede olmamak