İçinde ğr olan 6 harfli 21 kelime var. İçerisinde ĞR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ğr olan kelimeler listesine ya da sonu ğr ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MAĞRUR

Kelime Kökeni: Arapça maġrūr

  1. [sıfat] Kurumlu (II), gururlu, kibirli, kendini beğenmiş
    • "Kedi sokaklarda sürünürken bile, eğer sizden korkmadıysa yine mağrur, kibirli ve rahatına düşkündür." (Cahit Külebi)
EĞRİCE

  1. [sıfat] Az eğri olan
EĞRİLİ

  1. [sıfat] Eğrisi olan
UĞRAMA

  1. [isim] Uğramak işi
    • "Paşa acele bir taarruzun başarısızlığa uğramasından çekinmektedir." (Falih Rıfkı Atay)
YAĞRIN

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız kürek kemiği
ÖĞRETİ

  1. [isim, felsefe] Bilimde, felsefede bir görüşü bir sistem içinde belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olarak oluşturan ilke ve dogmalar bütünü; doktrin
  2. Toplumda herhangi bir alanda çığır açan bir düşünce adamının ortaya koyduğu görüşler, ilkeler bütünü; doktrin
    • "Öğretisini başkalarına iletebilmekten umudunu kestiği anlar bile oluyordu." (Haldun Taner)
  3. Birbirine bağlı bilimsel veya felsefi düşünceler birliği; meslek, mezhep
  4. Belli bir görüşe dayalı çalışma anlayışının bütünü
AĞRIMA

  1. [isim] Ağrımak işi
  2. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık
EĞRETİ

  1. [sıfat] Belirli bir süre sonra kaldırılacak olan, bir şeyin yerine geçici olarak kullanılan
    • "O gün için oraya eğreti olarak getirilmişe benziyordu." (Attilâ İlhan)
  2. İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış olan
    • "Konuk kadının durgunluğu evdeki tedirginliktendi, iğne üstünde oturuyormuşçasına eğretiydi duruşu." (Burhan Günel)
  3. Bakınız takma
    • "Eğreti diş. Eğreti bacak."
  4. Belli belirsiz olan
  5. Uyumsuz, yakışmamış
  6. [zarf] İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış bir biçimde
    • "Ayakları karada ama eğreti duruyorlar rıhtım taşları üzerinde." (Zeyyat Selimoğlu)
  7. [zarf] Bakınız üstünkörü
    • "Her işi eğreti yapar oldun, her işi ucundan tutar oldun." (Sâmiha Ayverdi)
  8. İleride geri alınmak üzere verilen şey
GEĞREK

  1. [isim, anatomi] Kaburganın alt yanında bulunan boşluklardan her biri
    • "Kendi aralarında, bir hiç yüzünden, kıkır da kıkır gülerler. Gülmekten de geğrekleri ağrır." (Salâh Birsel)
AĞRILI

  1. [sıfat] Ağrıyan, ağrısı olan
    • "Ağrılı diş."
TUĞRUL

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız çakırdoğan
TUĞRİK

  1. [isim] Moğolistan’ın para birimi
İĞRENÇ

  1. [sıfat] İnsanda iğrenme duygusu uyandıran, tiksindiren; cife, müstekreh
    • "Âdemoğulları Haliç'i iğrenç bir çöp tenekesi yapmışlardır." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
  2. [zarf] İnsanda iğrenme duygusunu uyandıracak biçimde
    • "Hatta hepsinden daha da iğrenç görünen sülüğün bile, insanoğluna faydası dokunabiliyordu." (Elif Şafak)
YOĞRUM

  1. [isim] Yoğurmak işi
ÇAĞRIM

  1. [isim] Yüksek bir sesin yetişebileceği kadar uzaklık
    • "İki çağrım ötede bir pınar var."
DOĞRAM

  1. [isim, ağızlardan] Doğrama sonucu ortaya çıkan parça
YEĞREK

  1. [sıfat, ağızlardan] Daha iyi, daha üstün
YÜĞRÜK

  1. [sıfat, ağızlardan] İyi yürüyen, iyi koşan
    • "Yüğrüktür bizim atımız" (Halk türküsü)
  2. Bakınız çalışkan
  3. Çevik ve güçlü olan
UĞRAŞI

  1. [isim] Uğraşılan şey; meşgale
    • "Hukuk bir toplum bilimi uğraşısı değil de bir toplum bilimi konusudur aslında." (Erdoğan Acarlar)
  2. Görev ve meslek dışında severek yapılan, dinlendirici, oyalayıcı uğraş; düşkü, hobi
    • "Koşmak çok özgürce ve güzel bir uğraşı idi, rekabetin heyecanı ise cabası." (Anat Galip)
BAĞRIŞ

  1. [isim] Bağırmak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü