İçinde pis olan 40 kelime var. İçerisinde PİS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında pis olan kelimeler listesine ya da sonu pis ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
BAŞPİSKOPOSLUK
EPİSTEMOLOJİK, FİZYOTERAPİST
EPİSTEMOLOJİ, PİSKOPOSHANE
BAŞPİSKOPOS, LAPİSLAZULİ, PİSBOĞAZLIK, PİSKOPOSLUK, PİSLİKÇİLİK
EPİSANTIR, HAPİSHANE, PİSLENMEK, PİSLEŞMEK, PİSLETMEK, PİSLİKÇİL
HAPİSLİK, PİSBOĞAZ, PİSİPİSİ, PİSKOPOS, PİSLEMEK, PİSLENME, PİSLEŞME, PİSLETME, PİSLİKÇİ, PİSTONLU, TERAPİST
LEPİSKA, PİSLEME, PİSTOLE, PİSUVAR, ÜTOPİST
PİSLİK, PİSTON
HAPİS, PİSİK, PİSİN
PİSİ, PİST
PİS
Pis Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
PİS
2 Harfli Kelimeler
İP, İS, Pİ, Sİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAŞPİSKOPOSLUK
-
-
[isim]
Başpiskopos olma durumu
-
Başpiskoposun yaptığı iş
-
Başpiskoposun makamı
- "Mermer döşeli avlunun güneyinde, başpiskoposluğun yönetim binalarıyla kilise görevlisinin konutu bulunur."
-
[isim]
Başpiskopos olma durumu
- EPİSTEMOLOJİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca épistémologique
-
[sıfat]
Bilgi kuramı ile ilgili
- "Aslında bu epistemolojik ayrılıklar, çok köklü ayrılıklar olarak görülmemektedir."
-
[sıfat]
Bilgi kuramı ile ilgili
- FİZYOTERAPİST
-
Kelime Kökeni: Fransızca physiothérapiste
-
[isim]
Bakınız fizik tedavi uygulayıcısı
-
[isim]
Bakınız fizik tedavi uygulayıcısı
- EPİSTEMOLOJİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca épistémologie
-
[isim]
Bakınız bilgi kuramı
-
[isim]
Bakınız bilgi kuramı
- PİSKOPOSHANE
-
Kelime Kökeni: Rumca + Farsça ḫāne
-
[isim]
Bakınız piskoposluk
-
[isim]
Bakınız piskoposluk
- PİSLİKÇİLİK
-
-
[isim, argo]
Pislikçinin işi
-
[isim, argo]
Pislikçinin işi
- BAŞPİSKOPOS
-
Kelime Kökeni: Türkçe baş + Yunanca
-
[isim]
Katoliklerde piskoposların başı olan din adamı; arşevek
- "Başpiskoposa tahammül edemeyen Mozart sonunda istifa ediyor."
-
[isim]
Katoliklerde piskoposların başı olan din adamı; arşevek
- LAPİSLAZULİ
-
Kelime Kökeni: İngilizce lapis-lazuli
-
[isim]
Bakınız laciverttaş
- "Öyle ki güneşte madenî bir parıltı ile parlayan bu hayvan… en sert, en güzel bir lapislazuliden ve için için ışıklı Hint zümrüdünden yapılmış bir heykele döner."
-
[isim]
Bakınız laciverttaş
- PİSKOPOSLUK
-
-
[isim]
Piskoposun yönettiği bölge; piskoposhane
-
Piskoposun oturduğu bina; piskoposhane
-
Piskoposun görevi
-
[isim]
Piskoposun yönettiği bölge; piskoposhane
- PİSBOĞAZLIK
-
-
[isim]
Pisboğaz olma durumu
-
Pisboğaza yakışır davranış
-
[isim]
Pisboğaz olma durumu
- HAPİSHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥabs + Farsça ḫāne
-
[isim]
Bakınız cezaevi
- "Ortada zaptiyesiyle, hapishanesiyle, hâkimleri, duruşmaları ile devlet kuvveti vardı, karşı durulamazdı."
-
[isim]
Bakınız cezaevi
- PİSLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Pis olmak, pisliğe bulaşmak
-
[nesnesiz]
Pis olmak, pisliğe bulaşmak
- EPİSANTIR
-
Kelime Kökeni: Fransızca épicentre
-
[isim, jeoloji]
Bakınız deprem ortası
-
[isim, jeoloji]
Bakınız deprem ortası
- PİSLİKÇİL
-
-
[isim]
Pislikte biten veya pislikte yaşayan
-
[isim]
Pislikte biten veya pislikte yaşayan
- PİSLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Pis duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Pis duruma gelmek
- PİSLETMEK
-
-
[-i]
Pis duruma getirmek; pislemek
- "Ortalığı pisletmekten başka bir işe yaramayan kediler..."
-
[mecaz]
Kötü bir duruma sokmak
- "Dikkat et, bu işi de pisletme."
-
[-i]
Pis duruma getirmek; pislemek
- PİSLEŞME
-
-
[isim]
Pisleşmek durumu
-
[isim]
Pisleşmek durumu
- PİSBOĞAZ
-
-
[sıfat]
Eline geçeni zamansız ve ayırt etmeden yiyen (kimse)
- "Demek ki küçük kız son derece pisboğaz olmasına rağmen bu paraları yemeyip biriktirmiş."
-
[sıfat]
Eline geçeni zamansız ve ayırt etmeden yiyen (kimse)
- PİSLİKÇİ
-
-
[isim, argo]
Ağza alınan bir miktar sarı leblebiyi çiğneyerek birinin üstüne püskürtüp üzerinde pislik olduğu bahanesiyle cebindeki paraları çalan kimse
-
[isim, argo]
Ağza alınan bir miktar sarı leblebiyi çiğneyerek birinin üstüne püskürtüp üzerinde pislik olduğu bahanesiyle cebindeki paraları çalan kimse
- PİSLEMEK
-