İçinde ğr olan 5 harfli 14 kelime var. İçerisinde ĞR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ğr olan kelimeler listesine ya da sonu ğr ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- UĞRAŞ
-
-
[isim]
Bir insanın yaptığı iş veya meslek; iş güç, meşguliyet
- "Bu arada köy yaşamından çeşitli sahneleri, uğraşları canlandıran oyunlar vardır."
-
Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş; iş güç, meşguliyet
-
Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele
- "Onlara biraz gayretle anımsatılabilir bu gerçekler ama bu hem zahmetli, hem de süreç içinde kendimizi de onları da kırmayı göze alan bir uğraş gerektirir."
-
[eskimiş]
Savaş, mücadele
-
[isim]
Bir insanın yaptığı iş veya meslek; iş güç, meşguliyet
- EĞRİM
-
-
[sıfat]
Eğri, dalgalı olan
-
[isim, coğrafya]
Bakınız girdap
-
[sıfat]
Eğri, dalgalı olan
- UĞRAK
-
-
[isim]
Çok uğranılan yer
- "Bingöl bugün de şahinlerin yaylağı, çobanın uğrağı ve Türk'ün sevgisidir."
-
Uzun yolda uğranılarak bir süre dinlenilen yer
- "Yol boyundaki bütün uğraklarının aksine bu nahiyeye karşılanarak girmişlerdi."
-
[ağızlardan]
Cin çarpması
-
[isim]
Çok uğranılan yer
- UĞRUN
-
-
[zarf]
Bakınız gizlice
- "Sarayın cümle kapısına dayanacağına arkaya dolanıp uğrun kapıya yanaştı."
-
[zarf]
Bakınız gizlice
- TUĞRA
-
-
[isim, tarih]
Osmanlı padişahlarının imza yerine kullandıkları, özel bir biçimi olan sembolleşmiş işaret; tura
-
[isim, tarih]
Osmanlı padişahlarının imza yerine kullandıkları, özel bir biçimi olan sembolleşmiş işaret; tura
- EĞREZ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Eğirdir Gölü'nde yaşayan bir balık
-
[isim, hayvan bilimi]
Eğirdir Gölü'nde yaşayan bir balık
- SAĞRI
-
-
[isim, anatomi]
Memeli hayvanlarda bel ile kuyruk arasındaki dolgun ve yuvarlakça bölüm
- "Ben, yelesi yelde dalgalanan, sağrısı köpüklü kır atıma bineceğim."
-
[isim, anatomi]
Memeli hayvanlarda bel ile kuyruk arasındaki dolgun ve yuvarlakça bölüm
- AĞRAZ
-
Kelime Kökeni: Arapça aġrāż
-
[isim, eskimiş]
Garazlar
-
[isim, eskimiş]
Garazlar
- ÖĞREK
-
-
[isim, ağızlardan]
At sürüsü
-
[isim, ağızlardan]
At sürüsü
- DOĞRU
-
-
[sıfat]
Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı
-
Gerçek, yalan olmayan
- "Doğru haber."
-
Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun
- "Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur."
-
[isim]
Hakikat olan şey; savap
- "Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz."
-
[isim, matematik]
Başı ve sonu olmayan düz çizgi
- "İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir."
-
[zarf]
Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde
- "Doğru söylüyorsun Ali, doğru söylüyorsun ama kazın ayağı öyle değil."
-
[zarf]
Hiçbir yöne sapmadan
- "Doğru oraya gitmiş olsaydınız herhâlde uygun olurdu."
-
[edat]
Yakın, yakınlarında
- "Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu."
-
[edat]
Yer bildiren kelimelerden sonra yön kavramı veren bir söz
- "Börekçi fırınının karşısındaki dört köşe taşlar döşeli, iki yanı ağaçlı yoldan çarşıya doğru yürüyordu."
-
Zaman gösteren kelimelerden sonra “yaklaşırken, az kalmışken, yakınken” anlamlarında kullanılan bir söz
- "Akşama doğru bir ara gözlerini açtı."
-
[mecaz]
Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu olan
- "Yaşayışından rastgele bir yaprağını yazarak iyi bir adam, doğru bir adam olan Haşmet Gülkokan'ı siz okuyucularıma tanıtmak istedim…"
-
[ünlem]
“Evet” anlamında bir tasdik sözü
- "Kaymakam: Doğru mu? diye sordu neden sonra. Şef: Doğru ... diye mırıldandı."
-
[sıfat]
Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı
- ÇAĞRI
-
-
[isim]
Birinin bir yere gelmesini isteme; davet
- "Kale burçlarında cenge çağrı davulları vuruldu."
-
Bakınız çağrı cihazı
-
[isim]
Birinin bir yere gelmesini isteme; davet
- IĞRIP
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, ağızlardan]
Bir tür büyük balık ağı; ırıp
- "Zeynep evinin mavi koya açılan penceresinde oturmuş, ığrıp örerek buğu yığınları altında ezilmiş gibi görünen karşı kıyılara bakıyordu."
-
Yalan dolanla bir şeyden yararlanma
-
[isim, ağızlardan]
Bir tür büyük balık ağı; ırıp
- ÜĞRÜM
-
-
[isim, gök bilimi]
Çoğunlukla ayın neden olduğu, yerin dönme ekseninin yaptığı koni hareketindeki dönemsel salınım; nütasyon
-
[isim, gök bilimi]
Çoğunlukla ayın neden olduğu, yerin dönme ekseninin yaptığı koni hareketindeki dönemsel salınım; nütasyon
- BUĞRA
-
-
[isim]
Erkek deve; buğur
-
İki hörgüçlü deve; buğur
-
[isim]
Erkek deve; buğur