İçinde ğr olan 5 harfli 14 kelime var. İçerisinde ĞR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ğr olan kelimeler listesine ya da sonu ğr ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

UĞRAŞ

  1. [isim] Bir insanın yaptığı iş veya meslek; iş güç, meşguliyet
    • "Bu arada köy yaşamından çeşitli sahneleri, uğraşları canlandıran oyunlar vardır." (Metin And)
  2. Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş; iş güç, meşguliyet
  3. Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele
    • "Onlara biraz gayretle anımsatılabilir bu gerçekler ama bu hem zahmetli, hem de süreç içinde kendimizi de onları da kırmayı göze alan bir uğraş gerektirir." (Reha Mağden)
  4. [eskimiş] Savaş, mücadele
EĞRİM

  1. [sıfat] Eğri, dalgalı olan
  2. [isim, coğrafya] Bakınız girdap
UĞRAK

  1. [isim] Çok uğranılan yer
    • "Bingöl bugün de şahinlerin yaylağı, çobanın uğrağı ve Türk'ün sevgisidir." (Etem İzzet Benice)
  2. Uzun yolda uğranılarak bir süre dinlenilen yer
    • "Yol boyundaki bütün uğraklarının aksine bu nahiyeye karşılanarak girmişlerdi." (Tarık Buğra)
  3. [ağızlardan] Cin çarpması
UĞRUN

  1. [zarf] Bakınız gizlice
    • "Sarayın cümle kapısına dayanacağına arkaya dolanıp uğrun kapıya yanaştı." (Kemal Tahir)
TUĞRA

  1. [isim, tarih] Osmanlı padişahlarının imza yerine kullandıkları, özel bir biçimi olan sembolleşmiş işaret; tura
EĞREZ

  1. [isim, hayvan bilimi] Eğirdir Gölü'nde yaşayan bir balık
SAĞRI

  1. [isim, anatomi] Memeli hayvanlarda bel ile kuyruk arasındaki dolgun ve yuvarlakça bölüm
    • "Ben, yelesi yelde dalgalanan, sağrısı köpüklü kır atıma bineceğim." (Nâzım Hikmet)
AĞRAZ

Kelime Kökeni: Arapça aġrāż

  1. [isim, eskimiş] Garazlar
ÖĞREK

  1. [isim, ağızlardan] At sürüsü
DOĞRU

  1. [sıfat] Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı
  2. Gerçek, yalan olmayan
    • "Doğru haber."
  3. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun
    • "Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur." (Aka Gündüz)
  4. [isim] Hakikat olan şey; savap
    • "Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz." (Nurullah Ataç)
  5. [isim, matematik] Başı ve sonu olmayan düz çizgi
    • "İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir."
  6. [zarf] Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde
    • "Doğru söylüyorsun Ali, doğru söylüyorsun ama kazın ayağı öyle değil." (Orhan Kemal)
  7. [zarf] Hiçbir yöne sapmadan
    • "Doğru oraya gitmiş olsaydınız herhâlde uygun olurdu." (Sait Faik Abasıyanık)
  8. [edat] Yakın, yakınlarında
    • "Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu." (Falih Rıfkı Atay)
  9. [edat] Yer bildiren kelimelerden sonra yön kavramı veren bir söz
    • "Börekçi fırınının karşısındaki dört köşe taşlar döşeli, iki yanı ağaçlı yoldan çarşıya doğru yürüyordu." (Yusuf Atılgan)
  10. Zaman gösteren kelimelerden sonra “yaklaşırken, az kalmışken, yakınken” anlamlarında kullanılan bir söz
    • "Akşama doğru bir ara gözlerini açtı." (Haldun Taner)
  11. [mecaz] Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu olan
    • "Yaşayışından rastgele bir yaprağını yazarak iyi bir adam, doğru bir adam olan Haşmet Gülkokan'ı siz okuyucularıma tanıtmak istedim…" (Memduh Şevket Esendal)
  12. [ünlem] “Evet” anlamında bir tasdik sözü
    • "Kaymakam: Doğru mu? diye sordu neden sonra. Şef: Doğru ... diye mırıldandı." (Hasan Kayıhan)
ÇAĞRI

  1. [isim] Birinin bir yere gelmesini isteme; davet
    • "Kale burçlarında cenge çağrı davulları vuruldu." (Nezihe Araz)
  2. Bakınız çağrı cihazı
IĞRIP

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, ağızlardan] Bir tür büyük balık ağı; ırıp
    • "Zeynep evinin mavi koya açılan penceresinde oturmuş, ığrıp örerek buğu yığınları altında ezilmiş gibi görünen karşı kıyılara bakıyordu." (Cahit Uçuk)
  2. Yalan dolanla bir şeyden yararlanma
ÜĞRÜM

  1. [isim, gök bilimi] Çoğunlukla ayın neden olduğu, yerin dönme ekseninin yaptığı koni hareketindeki dönemsel salınım; nütasyon
BUĞRA

  1. [isim] Erkek deve; buğur
  2. İki hörgüçlü deve; buğur
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü