İçinde ğr olan 10 harfli 30 kelime var. İçerisinde ĞR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ğr olan kelimeler listesine ya da sonu ğr ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DOĞRULTMAK

  1. [-i] Doğrulmasını sağlamak, doğru duruma getirmek
    • "Aralarında bellerini doğrultamayacak kadar yaşlıları da vardı." (Tarık Buğra)
  2. Düzgün duruma getirmek
    • "Yanlışları doğrultmak."
  3. Bir şeye veya yere doğru yöneltmek
    • "Ancak delikanlı, kargının sapını yere gömüp ucunu ata doğrultarak hasmının saldırısını engelliyordu." (İhsan Oktay Anar)
  4. Yön bulmak
    • "Karşıki tepeye bakarak yolu doğrultup geldim."
  5. Para sağlamak, kazanmak
    • "Bütçemizi doğrultur, pansiyoner olmaktan vazgeçeriz." (Attilâ İlhan)
DOĞRULTMAN

  1. [isim, fizik] Bir nokta veya bir çizginin hareketine yön vererek bu hareketi yöneten şey
  2. [matematik] Çizgi oluşturan noktanın veya yüzey oluşturan çizginin yönelmesi gereken doğrultuyu gösteren çizgi veya düzlem
ÖĞRENCELİK

  1. [isim, ağızlardan] Öğrenmek amacıyla yapılan ilk uygulama
  2. Bakınız simülatör
TOPOĞRAFİK

Kelime Kökeni: Fransızca topographique

  1. [sıfat] Topoğrafyayla ilgili
    • "Boğaziçi'ndeki iki yakanın topoğrafik biçimlenmesi şiirseldir." (Aydın Boysan)
UĞRAŞILMAK

  1. [-le] Uğraşma işi yapılmak
    • "Çarşı, kimi kapanmış, kimi kapatılmaya uğraşılan iki sıra dükkânın çizdiği, karanlık ve nerede bittiği belirsiz bir dehliz hâlinde uzar." (Necip Fazıl Kısakürek)
DOĞRUCULUK

  1. [isim] Doğrucu olma durumu; harbicilik
    • "Gönüllü doğruculuğun o kadarı tatlı anılar edinme şanslarını büyük çapta kısıtlar." (Refik Erduran)
  2. [felsefe] Bir insanın söz ve hareketleriyle düşünüşünün, kanaat ve inançlarının uyuşması
DOĞRULANMA

  1. [isim] Doğrulanmak işi
ÇAĞRICILIK

  1. [isim] Çağrıcının yaptığı iş
SOĞRUMSAMA

  1. [isim, kimya, fizik] Bakınız yüze soğurma
İLKÖĞRENİM

  1. [isim] Ortaöğrenimden önceki öğrenim dönemi
  2. İlkokul ve ortaokulda okuyan bireylerin aldığı öğrenim
UĞRAŞTIRMA

  1. [isim] Uğraştırmak işi; işgal
ÖĞRENCİLİK

  1. [isim] Öğrenci olma durumu; talebelik, tilmizlik
ÇAĞRIŞIMCI

  1. [sıfat] Çağrışımcılık öğretisi taraftarı olan
İĞRENDİRME

  1. [isim] İğrendirmek işi
AĞRISIZLIK

  1. [isim] Ağrısız olma durumu
ÖĞRENİLMEK

  1. [nesnesiz] Öğrenme işi yapılmak
    • "Öyle oldu ki o dağ dolaylarında gün geçtikçe ne olduğu ve neden gizlendiği artık herkesçe öğrenildi." (Halikarnas Balıkçısı)
ÖĞRETİLMEK

  1. [-e] Öğretme işi yapılmak
    • "İnsan kendisine öğretilmediği takdirde dostunu, düşmanını tabii olarak ayıramaz." (İsmet Özel)
COĞRAFYACI

  1. [isim] Coğrafya araştırmaları yapan kimse
    • "Kâtip Çelebi ünlü Türk coğrafyacılarındandır."
  2. Coğrafya öğretmeni
    • "Öğretmenler arasında meşhur coğrafyacı Faik Sabri Duran, Şair Behçet Yazar, Muvaffak Benderli, Cemil Sena, Eflâtun Cem Güney, biyoloji öğretmeni Âdem Nezihi, fizikçi Sarı Kenan ve Demokrat Sabri, kimyacı Abdülkadir ve başkaları vardı." (Adnan Giz)
ÇAĞRIŞIMLI

  1. [sıfat] Çağrışımı olan
İĞRENİLMEK

  1. [-den] İğrenme işi yapılmak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü