İçinde üzülme olan 10 kelime var. İçerisinde ÜZÜLME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üzülme olan kelimeler listesine ya da sonu üzülme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

BÜZÜLMEK, DÜZÜLMEK, SÜZÜLMEK, YÜZÜLMEK

7 Harfli Kelimeler

BÜZÜLME, DÜZÜLME, SÜZÜLME, ÜZÜLMEK, YÜZÜLME

6 Harfli Kelimeler

ÜZÜLME

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Üzülme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E L M Z Ü Ü

6 Harfli Kelimeler

ÜZÜLME

4 Harfli Kelimeler

MÜZE, ÜZME, ÜZÜM

3 Harfli Kelimeler

MÜL, ZEM, ZÜL

2 Harfli Kelimeler

EL, EM, LE, ME, ZE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DÜZÜLMEK

  1. [nesnesiz] Düzme işine konu olmak veya düzme işi yapılmak
YÜZÜLMEK

  1. [nesnesiz] Yüzme işi yapılmak
    • "Bu suda yüzülmez."
  2. Derisi çıkarılmak
    • "Koyun yüzüldü."
  3. [mecaz] Bakınız sömürülmek
SÜZÜLMEK

  1. [nesnesiz] Süzme işine konu olmak
    • "Bal süzüldü."
  2. Bakınız akmak
    • "Gözlerimden yaşlar süzüldü."
  3. Kuş kanatları gerili olarak görünür bir hareket yapmadan havada ilerlemek
    • "Kuş, gene havada süzülüp daireler çiziyor." (Memduh Şevket Esendal)
  4. [mecaz] Sessizce ve görünür bir hareket yapmadan ilerlemek
    • "Baktım süzülüp geçti açıktan iki sandal." (Yahya Kemal Beyatlı)
  5. [mecaz] İnsan sessiz, gizlice ve kayıyormuş gibi gitmek
    • "Bir daha vurdum ve cevap alamayınca her zaman yaptığım gibi usulca kapıyı açıp içeri süzüldüm." (Haldun Taner)
  6. [mecaz] Göz baygınlaşmak, mahmurlaşmak
    • "Bu sözleri söylerken mebusun gözleri süzülerek ufalıyordu." (Peyami Safa)
  7. [mecaz] Uyumlu bir biçimde ve salınarak yürümek
    • "Bir tanesinin elinde -muhakkak çalmış olacak- bir şık şemsiye, o günün sosyete hanımlarını taklit ederek kırıtıyor, süzülüyorlardı." (Halide Edip Adıvar)
  8. [mecaz] Yüzüne nazlı bir anlam vermek
  9. [mecaz] Çok zayıflamak
    • "Yedi sekiz gün içinde kızcağız, süzülmüş, solmuş, gözleri çukura kaçmıştı." (Memduh Şevket Esendal)
BÜZÜLMEK

  1. [nesnesiz] Büzme işi yapılmak
    • "Sağ gözünün kuyruğu çiçek bozuğundan hafifçe büzülmüştü." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [-e, mecaz] Korku, şaşkınlık, soğuk vb. etkenlerle bir kenara sinmek, bir kenara çekilmek
    • "Geniş hasırlı sofanın bir kenarına da biz büzülmüştük." (Falih Rıfkı Atay)
SÜZÜLME

  1. [isim] Süzülmek işi
  2. Bir kuşun kanat vurmadan yaptığı uçuş
  3. Bir uçağın motorunu boşa alarak veya durdurarak yaptığı uçuş
YÜZÜLME

  1. [isim] Yüzülmek işi
DÜZÜLME

  1. [isim] Düzülmek işi
ÜZÜLMEK

  1. [nesnesiz] Üzme işine konu olmak
    • "Karısının düştüğü bu hâle üzülmek şöyle dursun ona çok defa dadı kalfa muamelesi etmekten çekinmezdi." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Üzüntü duymak; eseflenmek, yerinmek
    • "Bu apartmandan başka yere gideceksiniz diye üzülüyorum." (Peyami Safa)
BÜZÜLME

  1. [isim] Büzülmek işi
    • "Ayağın bilhassa parmak nahiyeleri kangrenli uzuvlara has morumtırak bir büzülme arz ediyorlardı." (Haldun Taner)
ÜZÜLME

  1. [isim] Üzülmek durumu
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü