İçinde üze olan 9 harfli 21 kelime var. İçerisinde ÜZE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üze olan kelimeler listesine ya da sonu üze ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Üze Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E Z Ü

2 Harfli Kelimeler

ZE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CAMGÜZELİ

  1. [isim, bitki bilimi] Evlerde süs olarak yetiştirilen, pembe, kırmızı çiçekler açan bir tür kına çiçeği (Impatiens sultanı)
    • "Fatma evi terk etmeden önce teneke kutuya dikerek pencere önüne koyduğu camgüzelinin bir sabah sessizce açtığını gördü." (Mustafa Kutlu)
GÜZELYURT

  1. [isim] Aksaray iline bağlı ilçelerden biri
YÜZEBİLME

  1. [isim] Yüzebilmek işi
AYAKÜZERİ

  1. [zarf] Bakınız ayaküstü
    • "Girişte resmî giyimli üç polis ayaküzeri sohbet ediyorlar." (Ahmet Ümit)
MÜZEKKERE

Kelime Kökeni: Arapça muẕekkere

  1. [isim] Bir iş için herhangi bir üst makama yazılan yazı
    • "Yarın kaymakama müzekkere verecekti." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [hukuk] Yargılama makamının, bir kararın yerine getirilmesi konusunda belli bir makama yazdığı yazı
BÜZEBİLME

  1. [isim] Büzebilmek işi
ÇEKİDÜZEN

  1. [isim] Düzenli olma durumu
  2. Toplumca kabul gören ölçü
    • "Onun her yazdığı iyi olmayabilir, kendini bırakıp çekidüzen gözetmeden karmakarışık yazdığı da oluyor." (Nurullah Ataç)
DÜZEÇLEME

  1. [isim] Aynı düzeye getirme, yüzey ayrımlarını ölçme; tesviye
  2. [jeoloji] Bir yerin değişik noktalardaki yükseltisini, deniz yüzeyi göre belirlemek için yapılan işlemlerin bütünü
ÖĞLEÜZERİ

  1. [zarf] Bakınız öğleye doğru
    • "Öğleüzeri odamdaki telefon çalıyor." (Oğuz Özdeş)
    • "Yine istasyonlarda çaylar içildi, simitler yendi, öğleüzeri Ankara’da olacaklardı." (Hıfzı Topuz)
DÜZEBİLME

  1. [isim] Düzebilmek işi
GÜZELLEME

  1. [isim, edebiyat] Halk edebiyatında sevgiliyi, güzel şeyleri, doğa güzellikleri vb.ni övmek için yazılan, lirik bir şiir türü
  2. [müzik] Şen, sevinçli duyguları anlatan türkülerde özel bir ezgi
MÜZECİLİK

  1. [isim] Müze kurma veya işletme işi
ÜZENGİSİZ

  1. [sıfat] Üzengisi bulunmayan
  2. [zarf] Üzengi olmaksızın
DÜZENLEME

  1. [isim] Düzenlemek işi; tertip, organizasyon
    • "En saçma görünen batıl inançlar dahi insanın bir duygusunu, bir davranışını düzenleme gayesini güder." (Mehmet Kaplan)
  2. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne; aranjman
    • "Çiçek aranjmanı."
  3. Düzene koyma; yapılanma, kodifikasyon, regülasyon
  4. [hukuk] Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi; kodifikasyon
  5. [müzik] Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılan değişiklik; aranjman
SERGÜZEŞT

Kelime Kökeni: Farsça ser + guẕeşt

  1. [isim, eskimiş] Bakınız macera
    • "İnsan kendi memleketinden uzaklaşıp birtakım sergüzeştler geçirmek ister." (Refik Halit Karay)
FÜZESAVAR

Kelime Kökeni: Fransızca fusée + Türkçe savar

  1. [isim, askerlik] Saldırı nitelikli füzeleri etkisiz duruma getirmek amacıyla üretilen savunma sistemi
DÜZELTMEN

  1. [isim] Basılmak üzere dizilmekte olan bir eserin provalarını düzeltme ile görevli kimse; düzeltici, musahhih
    • "Bölüm düzeltmenler -eskiler musahhih derdi- ve yazarlar tarafından düzeltilip bana döndüğünde bu atasözünün düzeltilmediğini görünce iyi niyetle çalışma odasına gidip yazar ekibini sözlü olarak ikna etmeye çalıştım." (Mustafa Argunşah)
DÜZELTMEK

  1. [-i] Düzgün duruma getirmek
    • "Kirli eşyalarımı paketlere sardım, bavulumu düzelttim." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bozukluğunu gidermek, onarmak
  3. Yanlıştan kurtarmak
    • "Öğleden sonra nüfus kâğıdını getir, kaydını düzeltelim." (Burhan Felek)
TÜZECİLİK

  1. [isim] Bakınız hukukçuluk
SÜZEBİLME

  1. [isim] Süzebilmek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü