İçinde üst olan 9 harfli 33 kelime var. İçerisinde ÜST bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üst olan kelimeler listesine ya da sonu üst ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Üst Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
SÜT, ÜST
2 Harfli Kelimeler
SÜ, ÜS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MÜSTEŞRİK
-
Kelime Kökeni: Arapça musteşriḳ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız Doğu bilimci
-
[isim, eskimiş]
Bakınız Doğu bilimci
- DÜRÜSTLÜK
-
-
[isim]
Bakınız doğruluk
-
[isim]
Bakınız doğruluk
- YAŞAMÜSTÜ
-
-
[sıfat]
İnsan ömrünü aşan
- "Felsefeyi yaşamüstü yükseklere ulaştıran, çığır açıcı büyük filozof Platon..."
-
[sıfat]
İnsan ömrünü aşan
- MÜSTEKBİR
-
Kelime Kökeni: Arapça müstekbir
-
[sıfat, eskimiş]
Kibirlenen, kendini büyük gören (kimse)
-
[sıfat, eskimiş]
Kibirlenen, kendini büyük gören (kimse)
- ÜSTSÜZLÜK
-
-
[isim]
Üstsüz olma durumu
-
[isim]
Üstsüz olma durumu
- TENDÜRÜST
-
Kelime Kökeni: Farsça ten + durust
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız dinç
- "Er ve subay o kadar güzel giyinmiş, o kadar tendürüst idi ki parmağımız ağzımızda kaldı."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız dinç
- MÜSTENSİH
-
Kelime Kökeni: Arapça mustensiḫ
-
[isim]
El yazması eseri el yazısıyla kopya eden kimse; çoğaltıcı
-
[eskimiş]
Bakınız teksir makinesi
-
[isim]
El yazması eseri el yazısıyla kopya eden kimse; çoğaltıcı
- MÜSTEHCEN
-
Kelime Kökeni: Arapça mustehcen
-
[sıfat]
Açık saçık, edebe aykırı, yakışıksız
- "Müstehcen yayın."
-
[sıfat]
Açık saçık, edebe aykırı, yakışıksız
- AKŞAMÜSTÜ
-
-
[zarf]
Gündüzün akşama yakın bir zamanında; akşamüzeri, akşama doğru
- "Akşamüstü salona çıktığında kapının altından atılmış bir bildiri buldu."
-
[zarf]
Gündüzün akşama yakın bir zamanında; akşamüzeri, akşama doğru
- KÜSTAHLIK
-
-
[isim]
Küstah olma durumu
-
Küstahça davranış
- "Yol ortasında bir kıza sataşmak, cevretmek, yangından mal kaçırır gibi kapıp kaçıvermek kadar küstahlık olmaz."
-
[isim]
Küstah olma durumu
- MÜSTAHDEM
-
Kelime Kökeni: Arapça mustaḫdem
-
[isim]
Bakınız hizmetli
-
[isim]
Bakınız hizmetli
- MÜSTEKREH
-
Kelime Kökeni: Arapça mustekreh
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız iğrenç
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız iğrenç
- ÜSTLENMEK
-
-
[-i]
Üstüne almak; yüklenmek, deruhte etmek
-
[-i]
Üstüne almak; yüklenmek, deruhte etmek
- MÜSTEHLİK
-
Kelime Kökeni: Arapça mustehlik
-
[isim, eskimiş]
Bakınız tüketici
-
[isim, eskimiş]
Bakınız tüketici
- MÜSTAHKEM
-
Kelime Kökeni: Arapça mustaḥkem
-
[sıfat]
Berkitilmiş, sağlamlaştırılmış, tahkim edilmiş
-
[sıfat]
Berkitilmiş, sağlamlaştırılmış, tahkim edilmiş
- KÜSTÜRMEK
-
-
[-i]
Küsmesine yol açmak
- "Eski dostlarının bazılarını küstürdüğü için onlar bu gazete işine sıcak bakmadılar."
-
[-i]
Küsmesine yol açmak
- ÜSTÜNSEME
-
-
[isim]
Üstünsemek durumu
-
[isim]
Üstünsemek durumu
- MÜSTENKİF
-
Kelime Kökeni: Arapça mustenkif
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız çekimser
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız çekimser
- MÜSTELZİM
-
Kelime Kökeni: Arapça mustelzim
-
[sıfat, eskimiş]
Gerektiren, gerekli kılan
- "Gizlilik derecesi yüksek bir dosya bilgisinin dışarıya sızdırılması ayrıca cezayı müstelzimdir."
-
Gerekli olan, gereken
-
[sıfat, eskimiş]
Gerektiren, gerekli kılan
- MÜSTAHSİL
-
Kelime Kökeni: Arapça mustaḥṣil
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız üretici
- "İyi bir maarif siyasetiyle her çocuk hem kendisini hem memleketi kalkındıracak bir müstahsil olarak yetiştirilebilir."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız üretici