İçinde ürü olan 8 harfli 37 kelime var. İçerisinde ÜRÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ürü olan kelimeler listesine ya da sonu ürü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BÜRÜMÇEK

  1. Bakınız bürümcek
SÜRÜTMEK

  1. [-e, -i] Sürüme işini yaptırmak
MÜRÜVVET

Kelime Kökeni: Arapça muruvvet

  1. [isim] Bir ailede çocukların doğumu, sünneti, evliliği, iyi bir göreve geçmeleri vb. olaylardan duyulan mutluluk, sevinç
  2. Bakınız cömertlik
  3. [eskimiş] Bakınız yiğitlik
BÜRÜKSÜZ

  1. [sıfat] Bürüğü olmayan
BÜRÜMCÜK

  1. [isim] Ham ipekten dokunmuş ince kumaş; bürümcek
    • "Ona, yakası daima açık ve yenleri bol bir bürümcük gömlek giydirdim." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [sıfat] Bu kumaştan yapılmış; bürümcek
    • "Kadınları kırmızı canfesten şalvar ve bürümcük gömlek giyerler." (Yahya Kemal Beyatlı)
  3. Ham ipekten yapılmış başörtüsü; bürümcek
SÜRÜLMEK

  1. [nesnesiz] Sürme işine konu olmak veya sürme işi yapılmak
    • "İki delikanlı dalga geçip otururlarken kapı yeniden sürüldü." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [mecaz] Uzaklaştırılmak; nefyedilmek
    • "Bir süre sonra müdürle iki öğretmenin ayrı ayrı yerlere sürüldüklerini öğrendim." (Erhan Bener)
BOZYÜRÜK

  1. [isim, hayvan bilimi] Üstü hafif benekli, başı küçük, kuyruğu kalın ve kısa, zehirsiz ve zararsız bir yılan (Eryx)
YÜRÜNMEK

  1. [nesnesiz] Yürüme işi yapılmak
    • "Çamurun içinde yürünmez."
DÖNDÜRÜŞ

  1. [isim] Döndürmek işi
SÜRÜNGEN

  1. [sıfat, hayvan bilimi] Sürünerek giden (hayvan)
  2. [bitki bilimi] Yere yatay olarak uzanan (sap veya kök)
BÜRÜMCEK

  1. [isim] Koza gibi yumaklanmış şey
  2. Bakınız bürümcük
PÜSKÜRÜK

  1. [sıfat, jeoloji] Yanardağın püskürmesiyle ortaya çıkan
YÜRÜTMEK

  1. [-i] Yürüme işini yaptırmak, yürümesini sağlamak
  2. Gerektiği gibi yapmak, uygulamak
    • "İşlerini eskisi gibi yürütüyorlar."
  3. [hukuk] Bir yargıyı yerine getirmek, uygulamak
  4. [nesnesiz] Kabul edilmesi veya tartışılması için bildirmek, açıklamak, öne sürmek
    • "Mütalaa yürütmek. Muhakeme yürütmek."
  5. [mecaz, teklifsiz konuşmada] İşinden veya bulunduğu yerden çıkarmak
    • "Seni, teğmene bel bağlayıp girdiğin bisküvi fabrikasından nasıl yürüttülerdi." (Haldun Taner)
  6. [argo] Habersiz olarak almak, çalmak
    • "Bizim kalemi yürütmüşler."
ÖLDÜRÜCÜ

  1. [sıfat] Öldüren, ölüme sebep olan, ölüme yol açan
    • "Öldürücü bir kalp aksesinin bazen saatlerce sürebileceğini gayet iyi biliyor." (Peyami Safa)
  2. [mecaz] Bayıltıcı, bunaltıcı, sıkıcı, yorucu
PÜSKÜRÜŞ

  1. [isim] Püskürmek işi
YÜRÜRLÜK

  1. [isim] Gereğinin yapılır olması durumu; meriyet
    • "Yürürlükte bulunan kanunlar, usuller, kurallar. Fakat umumi hatlar yine yürürlükte idi." (Falih Rıfkı Atay)
DÖKTÜRÜŞ

  1. [isim] Döktürmek işi
SÜRÜMSÜZ

  1. [sıfat] Sürümü olmayan, az satılan veya satılmayan (mal)
ÇÜRÜKÇÜL

  1. [sıfat, biyoloji] Doğal olarak hayvan ve bitki kalıntılarının üzerinde yaşayan ve onların çürümesine yol açan (bitki ve organizmalar); saprofit
ÇÜRÜKSÜZ

  1. [sıfat] Çürüğü olmayan
    • "Diş macunu örneğinde, gençlerin çoğu beğenilme güdülerine sahipken anne ve babalar sağlıklı, çürüksüz dişleri arzular." (Müge Elden)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü