İçinde ürü olan 7 harfli 55 kelime var. İçerisinde ÜRÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ürü olan kelimeler listesine ya da sonu ürü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PÜRÜZLÜ

  1. [sıfat] Pürüzü olan
    • "Pürüzlü cilt."
  2. Boğuk ve bozuk (ses); çatallı
    • "Sesi biraz pürüzlüydü." (Yusuf Atılgan)
  3. [mecaz] Karışık, güç (durum, iş); kılçıklı
    • "Mesele pürüzlüdür, bir skandal hâlini almasından korkulur." (Refik Halit Karay)
ÖKSÜRÜK

  1. [isim] Ciğerlerdeki havanın, solunum organlarının kasılması ve zorlanmasıyla ağızdan gürültü ile çıkması
    • "Trende herkes uyuyor, uzun bir öksürük silsilesi ve bazı iniltilerden başka ses yok." (Halide Edip Adıvar)
  2. [tıp] Üşütme gibi bir sebeple ortaya çıkan göğüs hastalığı
    • "Sancılı bir öksürükle öksürerek ağlamaya başladım." (Aka Gündüz)
YÜRÜTEÇ

  1. [isim] Yürüme çağına gelen çocukların çabuk yürümelerini sağlayan, dört tekerlekli araç; örümcek, tay tay arabası, yürüten
  2. Yürüme sorunu olan kimselerin kullandığı araç; yürüten
BÜRÜKLÜ

  1. [sıfat] Bürük giyinmiş olan
  2. [zarf] Bürük giyerek
    • "Şimdi elbette böyle değil fakat Lerzan’ın orada bulunduğu tarihlerde Urfa kadınları umumiyetle bürüklü, erkekleri de entari ile dolaşırlardı." (Halide Nusret Zorlutuna)
SÜRÜNÜŞ

  1. [isim] Sürünmek işi
    • "Kolay değil doğrusu, enginlerde kanat çırpmaya alışık bir kuşun böyle han avlularında sürünüşü." (Haldun Taner)
KÖTÜRÜM

  1. [sıfat] Yaşlılık veya sakatlık sebebiyle yürüyemeyen, ayağa kalkamayan (kimse); oturak
    • "Duvar diplerinde kötürüm gibi yatıyorlar, uyukluyorlardı." (Ömer Seyfettin)
  2. Yürüyemeyecek derecede sakat (bacak)
    • "O vakit iki yanmış odundan hiç fark edilmeyen kötürüm bacaklarını gördük." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. [mecaz] İşleyemeyen, iş yapamayan
BÜRÜMEK

  1. [-i] Bakınız kaplamak
    • "Tarlayı otlar bürümüştü." (Nabizade Nâzım)
  2. [mecaz] Çok, güçlü etkilemek
    • "Bir kötümserlik bürümüş sizin içinizi." (Nurullah Ataç)
YÜRÜNME

  1. [isim] Yürünmek işi
SÜRÜMEK

  1. [-i] Bakınız sürüklemek
  2. Hafif bir şeyi sürüklemek
    • "Ey gökten yere nazlı bir sultan gibi eteklerini basamaklarda sürüyerek aheste aheste inen yolcu! Kaçıncı basamaktasın?" (Arif Nihat Asya)
  3. Herhangi bir sebepten dolayı güçlükle yürümek
  4. Bir şeyi peşine takmak, alıp götürmek
    • "Diyar diyar beni aldı / Sürüdü gönlüm sürüdü" (Âşık Veysel)
ÖKSÜRÜŞ

  1. [isim] Öksürmek işi
    • "Durdum. Öksürdü. Sigara tiryakilerinin öksürüşüydü bu." (Nâzım Hikmet)
DÜŞÜRÜŞ

  1. [isim] Düşürmek işi
DÜRÜMCÜ

  1. [isim] Dürüm yapan veya satan kimse
DÜŞÜRÜM

  1. [isim] Düşürmek işi
  2. [ekonomi] Mallarda yapılan genel ucuzluk
DÜRÜLME

  1. [isim] Dürülmek işi
GÜLDÜRÜ

  1. [isim] Güldürme özelliği olan şey
  2. [tiyatro] İlkel, yalın güldürme ögelerinden yararlanan, bazen inanırlığın sınırını aşan, güldürmeyi amaç edinen sahne eseri; mudhike, komedi, komedya, fars
TÖSKÜRÜ

  1. [zarf, ağızlardan] Bakınız geri geri
ÖLDÜRÜM

  1. [isim] Öldürmek işi
    • "Uzak sesler, çığlıklar, öldürümler. Hep öldürümlerle donandı hayatımız." (Selim İleri)
DÜRÜLÜŞ

  1. [isim] Dürülmek işi
SÜRÜNME

  1. [isim] Sürünmek işi
  2. [hayvan bilimi] Çoğunlukla uzun gövdeli bir hayvanın, bacaklarının yardımı olmaksızın katı bir yüzeyde ilerlemesi
SÜRÜMLÜ

  1. [sıfat] Sürümü çok olan, çok satılan (mal)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü