İçinde üre olan 8 harfli 21 kelime var. İçerisinde ÜRE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üre olan kelimeler listesine ya da sonu üre ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Üre Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ÜRE
2 Harfli Kelimeler
ER, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YÜREKSİZ
-
-
[sıfat]
Yürekli olmayan; yalımı alçak
-
[sıfat]
Yürekli olmayan; yalımı alçak
- KÜRELEME
-
-
[isim]
Kürelemek işi
- "Kar küreleme, dam loğlama, odun kırma, taşıma gibi işler size kaldı."
-
[isim]
Kürelemek işi
- ÜRETİLİŞ
-
-
[isim]
Üretilmek işi
-
[isim]
Üretilmek işi
- MÜREVVİÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça murevvic
-
[isim, eskimiş]
Bir düşüncenin taraftarı veya yayıcısı
-
[isim, eskimiş]
Bir düşüncenin taraftarı veya yayıcısı
- MÜRETTİP
-
Kelime Kökeni: Arapça murettib
-
[isim, eskimiş]
Bakınız dizgici
- "Eli yüzü karalı, elleri dirseklerine kadar sıvalı mürettipler harıl harıl çalışırlarken arada bana bakıyorlardı."
-
[sıfat]
Düzenleyen, hazırlayan, sıraya koyan
-
[isim, eskimiş]
Bakınız dizgici
- CÜRETKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça curʾet + Farsça -kār
- ÜRETİLME
-
-
[isim]
Üretilmek işi
-
[isim]
Üretilmek işi
- KÜLTÜREL
-
Kelime Kökeni: Fransızca culturel
-
[sıfat]
Kültüre ilişkin, kültürle ilgili; ekinsel
- "Magazin yazarları, kültürel yaşamımıza el koydular."
-
[sıfat]
Kültüre ilişkin, kültürle ilgili; ekinsel
- CÜRETSİZ
-
-
[sıfat]
Bakınız cesaretsiz
-
[zarf]
Cesaretsiz bir biçimde
- "Etrafınızda mahcup, cüretsiz, beceriksiz dolaşır."
-
[sıfat]
Bakınız cesaretsiz
- KÜREKSİZ
-
-
[sıfat]
Küreği olmayan
-
[sıfat]
Küreği olmayan
- SÜREMSİZ
-
-
[sıfat]
Belirli zaman ilgisi olmayan
- "Süremsiz algılanmış bir kitapta, ne kadar eş süremli bir yargı."
-
[sıfat]
Belirli zaman ilgisi olmayan
- SÜREKSİZ
-
-
[sıfat]
Az süren; devamsız
- "Süreksiz bir mutluluk."
-
[sıfat]
Az süren; devamsız
- GÜREŞMEK
-
-
[nesnesiz, -le, spor]
İki kişi türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışmak; yıkışmak
- "Artık çayırlıklarda soyunup yağlanıp güreşemiyorlardı."
-
[mecaz]
Mücadele etmek
-
[nesnesiz, -le, spor]
İki kişi türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışmak; yıkışmak
- MÜREFFEH
-
Kelime Kökeni: Arapça mureffeh
-
[sıfat]
Bakınız gönençli
- "Tam otuz iki sene, müreffeh, bahtiyar bir hayat sürdüm."
-
[sıfat]
Bakınız gönençli
- TÜRETMEK
-
-
[-i]
Oluşturmak, ortaya çıkarmak, yaratmak, meydana çıkarmak
-
[dil bilgisi]
Türetme yoluyla kelime yapmak
- "Sıfatlara ve yön gösteren bazı adlara gelen +IA- eki, genellikle o niteliği üzerinde bulunduran ve ‘olma’ bildiren geçişsiz fiiller türetir."
-
[-i]
Oluşturmak, ortaya çıkarmak, yaratmak, meydana çıkarmak
- MÜRETTEP
-
Kelime Kökeni: Arapça muretteb
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız dizili
-
Gizli bir amaçla düzenlenmiş, yapılmış (iş)
-
Sonradan düzenlenmiş, derlenmiş
- "Mürettep divan."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız dizili
- YÜREKTEN
-
-
[zarf]
Bakınız içten
- "İlk zamanlarda olduğu gibi şöyle içten ve yürekten konuştukları bir anları olmuyordu."
-
[zarf]
Bakınız içten
- KÜREYİCİ
-
-
[isim, madencilik]
Cevher veya posayı, sabit bir makara üzerinden dönüş yapan sonsuz halat aracılığıyla arkaya doğru küreyen mekanik düzen
-
[isim, madencilik]
Cevher veya posayı, sabit bir makara üzerinden dönüş yapan sonsuz halat aracılığıyla arkaya doğru küreyen mekanik düzen
- MÜREKKEP
-
Kelime Kökeni: Arapça murekkeb
-
[sıfat]
İki veya daha fazla şeyin karışmasından oluşan, birden çok ögeden veya parçadan oluşan, sade ve düz olmayan; bileşik
- "Millî kültür bir doktrin değil, yüzlerce eserden mürekkep bir kütüphane ve müzedir."
-
[kimya]
Bakınız bileşik
-
[sıfat]
-den oluşmuş
- "Millî kültür bir doktrin değil, yüzlerce eserden mürekkep bir kütüphane ve müzedir."
-
[sıfat]
İki veya daha fazla şeyin karışmasından oluşan, birden çok ögeden veya parçadan oluşan, sade ve düz olmayan; bileşik
- MÜRECCAH
-
Kelime Kökeni: Arapça muraccaḥ
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız yeğ
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız yeğ