İçinde üre olan 7 harfli 33 kelime var. İçerisinde ÜRE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üre olan kelimeler listesine ya da sonu üre ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Üre Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E R Ü
3 Harfli Kelimeler
ÜRE
2 Harfli Kelimeler
ER, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TÜREYİŞ
-
-
[isim]
Türemek işi
-
[isim]
Türemek işi
- ÜRETKEN
-
-
[sıfat]
Üretme gücü olan, çok üreten
-
Bakınız doğurucu
-
[sıfat]
Üretme gücü olan, çok üreten
- SÜREKLİ
-
-
[sıfat]
Kesintisiz olarak süren, devamlı; kalıcı, temelli, daimî, paso
-
[zarf]
Uzun süreli olarak, daima, durmaksızın; mütemadi, mütemadiyen
- "Annem sürekli ağlıyor, babam onu avutuyor."
-
[dil bilgisi]
Bakınız sızıcı
-
[sıfat]
Kesintisiz olarak süren, devamlı; kalıcı, temelli, daimî, paso
- CÜRETLİ
-
-
[sıfat]
Kendini bilmez biçimde davranan (kimse); cüretkâr
-
Düşüncesizce, saygısızca davranan (kimse); cüretkâr
-
Bakınız cesaretli
-
[sıfat]
Kendini bilmez biçimde davranan (kimse); cüretkâr
- KÜRETAJ
-
Kelime Kökeni: Fransızca curetage
-
[isim, tıp]
Bakınız kürtaj
-
[isim, tıp]
Bakınız kürtaj
- KÜREMSİ
-
-
[sıfat]
Küreye benzeyen, küreyi andıran, küre gibi
-
[isim]
Eğriliği azar azar değişen ve biçimi küreye yakın olan katı cisim
-
[sıfat]
Küreye benzeyen, küreyi andıran, küre gibi
- YÜREGİR
-
-
[isim, tarih]
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
-
[isim, tarih]
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
- SÜRESİZ
-
-
[sıfat]
Süresi belirli olmayan; müddetsiz
- "Süresiz tatil."
-
[zarf]
Süresi belli olmayarak
- "Böylece yetkilerin geri verilmesi nedeniyle Mustafa Kemal Paşa’nın başkomutanlığı tartışma yaşanmadan süresiz olarak uzatılmış oldu."
-
[sıfat]
Süresi belirli olmayan; müddetsiz
- ÜRETMEK
-
-
[nesnesiz]
Aynı türden canlıları çoğaltmak
- "Minnacık bir kir, olduğu yerde durmuyor, dakikada üçe beşe katlanarak çoğalan mikroplar üretiyordu."
-
Ekonomik bir etkinlik sonucu ürün elde etmek; yapmak
- "Petrol üretmek. Çimento üretmek."
-
[mecaz]
Oluşturmak, yaratmak, meydana getirmek
- "Şiir üretmek."
-
[nesnesiz]
Aynı türden canlıları çoğaltmak
- MÜREBBİ
-
Kelime Kökeni: Arapça murebbī
-
[isim, eskimiş]
Eğiten, terbiye eden, eğitici kimse
-
[isim, eskimiş]
Eğiten, terbiye eden, eğitici kimse
- YÜREKSİ
-
-
[sıfat]
Yüreği andıran, yüreğe benzeyen, yürek gibi
-
[sıfat]
Yüreği andıran, yüreğe benzeyen, yürek gibi
- GÜREŞME
-
-
[isim]
Güreşmek işi; yıkışma
- "1972’de gene dünya şampiyonluğuna yarışacak kuşaktan olsaydı daha kolaylıkla şampiyon olurdu, çünkü onun güreşme tarzı, bugünün güreşme tarzıdır."
-
[isim]
Güreşmek işi; yıkışma
- YERKÜRE
-
-
[isim, coğrafya]
Üstünde yaşadığımız gök cismi; yer, yer yuvarı, yer yuvarlağı
-
[isim, coğrafya]
Üstünde yaşadığımız gök cismi; yer, yer yuvarı, yer yuvarlağı
- KÜRESEL
-
-
[sıfat]
Küre ile ilgili olan
-
Küre biçiminde olan; kürevi
-
Dünya ölçüsünde geniş bir bakış açısıyla benimsenen; global
-
[sıfat]
Küre ile ilgili olan
- KÜREMEK
-
-
[-i]
Kürekle atıp temizlemek; kürelemek, kürümek
-
[-i]
Kürekle atıp temizlemek; kürelemek, kürümek
- TÜREMEK
-
-
[nesnesiz]
Oluşmak, ortaya çıkmak, meydana çıkmak; gelmek
- "Halide Hanım'ın hikâyesinden sonra türeyen bugünkü Turan lokantaları, Turan berberleri, Turan ocakları bütün payitahtı sarmış."
-
Parçalanıp çoğalmak, üremek
-
Bir yerde bir şey çoğalmak
- "Uzun zamandır ıssız, bakımsız kaldığı için o gümrah yeşillikler bölgesinde yılanlar türediği biliniyordu."
-
[nesnesiz]
Oluşmak, ortaya çıkmak, meydana çıkmak; gelmek
- SÜREYYA
-
Kelime Kökeni: Arapça s̱ureyyā
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız Ülker
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız Ülker
- KÜÇÜREK
-
-
[sıfat]
Biraz küçük
- "Bu ismin sebebi de küçürek meydanın ortasında, yeşile boyalı, tahta çıkrıklı bir tulumbanın bulunması."
-
[sıfat]
Biraz küçük
- SÜREKÇİ
-
-
[isim, ağızlardan]
Davar alışverişiyle uğraşan kimse
-
[isim, ağızlardan]
Davar alışverişiyle uğraşan kimse
- KÜREKLİ
-
-
[sıfat]
Küreği olan
-
[sıfat]
Küreği olan