İçinde ün olan 7 harfli 114 kelime var. İçerisinde ÜN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ün olan kelimeler listesine ya da Sonu ün ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
N Ü Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
NÜ, ÜN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BÖLÜNGÜ
-
-
[isim]
Fraksiyon
-
[isim]
Fraksiyon
- MÜNZEVİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Topluluktan kaçan, yalnız başına kalmayı seven
-
[isim]
Topluluktan kaçan, yalnız başına kalmayı seven
- GÜNBERİ
-
-
[isim]
Yerin, güneşe en yakın bulunduğu nokta
- "Yer, ocak ayının ilk günlerinde günberide bulunur."
-
[isim]
Yerin, güneşe en yakın bulunduğu nokta
- ÖDÜNSÜZ
-
-
[sıfat]
Ödün niteliğinde olmayan, ödün vermeksizin yapılan, ivazsız
-
Ödün vermeyen (kimse)
-
[sıfat]
Ödün niteliğinde olmayan, ödün vermeksizin yapılan, ivazsız
- BUGÜNKÜ
-
-
[sıfat]
Bugüne özgü, bugün olan, bugün yapılan
- "Bugünkü Türk şiirinin manzarası şairlerle dolu bir memlekette yaşadığımızı gösteriyor." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Bugüne özgü, bugün olan, bugün yapılan
- GÖRÜNGE
-
-
[isim]
Perspektif
- "Romanda gerçek kişileri arayanlar roman sanatına pek dar görüngelerden yaklaşıyorlar." (Selim İleri)
-
[isim]
Perspektif
- HÜNERLİ
-
-
[sıfat]
Hüneri olan (kimse)
-
Hünerle yapılan
-
[sıfat]
Hüneri olan (kimse)
- ÜNLETME
-
-
[isim]
Ünletmek işi veya durumu
-
[isim]
Ünletmek işi veya durumu
- BÖLÜNÜŞ
-
-
[isim]
Bölünme işi veya biçimi
- "Roma'nın ikiye bölünüş tarihi 395'tir." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Bölünme işi veya biçimi
- HÜZÜNLÜ
-
-
[sıfat]
Gönle üzgünlük veren, iç kapanıklığına yol açan
- "Bir şey söylemeyerek hüzünlü bir hâlde gazetesinin başka sütunlarına geçer." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Gönle üzgünlük veren, iç kapanıklığına yol açan
- ÜNLEMEK
-
-
[-e]
Yüksek sesle çağırmak
- "Mustafa'ya ünle görelim." (Nabizade Nazım)
-
[-i]
Yüksek sesle bildirmek
- "Bir ses sırası gelenin adını ünlüyordu." (Atilla İlhan)
-
[-e]
Yüksek sesle çağırmak
- GÖRÜNME
-
-
[isim]
Görünmek işi
- "Sabaha karşı Sevgi odaya girdiğinde gelişini duydu ama uyur gibi görünmeyi doğru buldu." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Görünmek işi
- ÖYKÜNME
-
-
[isim]
Öykünmek işi, taklit
- "Gangster filmleri çoklukla gençler arasında öykünme isteği uyandırır." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Öykünmek işi, taklit
- TÜTÜNCÜ
-
-
[isim]
Tütün yetiştiren veya satan kimse
- "Bir tütüncüye girip bir yaprak sigarası daha aldı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Tütün yetiştiren veya satan kimse
- YÖRÜNGE
-
-
[isim]
Bir gök cisminin hareketi süresince izlediği yol, mahrek
-
Hareketli bir noktanın izlediği veya çizdiği yol, mahrek
-
[isim]
Bir gök cisminin hareketi süresince izlediği yol, mahrek
- MÜNAZAA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ağız kavgası, çekişme, münakaşa
-
İki taraf arasındaki kavga, düşmanlık
-
[isim]
Ağız kavgası, çekişme, münakaşa
- GÜNEYLİ
-
-
Güney bölgelerinden olan (kimse veya topluluk), cenuplu
-
Türkiye'nin güneyinde bulunan illerden olan (kimse)
-
Güney bölgelerinden olan (kimse veya topluluk), cenuplu
- ÜNLENME
-
-
[isim]
Ünlenmek işi veya durumu
-
[isim]
Ünlenmek işi veya durumu
- SÜRÜNME
-
-
[isim]
Sürünmek işi
-
Çoğunlukla uzun gövdeli bir hayvanın, bacaklarının yardımı olmaksızın katı bir yüzeyde ilerlemesi
-
[isim]
Sürünmek işi
- DÜŞÜNME
-
-
[isim]
Düşünmek durumu, tefekkür
-
Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu
-
Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi
-
[isim]
Düşünmek durumu, tefekkür