İçinde üm olan 5 harfli 57 kelime var. İçerisinde ÜM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üm olan kelimeler listesine ya da sonu üm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÖÇÜM
-
-
[isim, biyoloji]
Bazı kimyasal maddelerin veya ışık, ısı, elektrik vb. güçlerin etkisiyle protoplazmanın yanaşma veya uzaklaşma biçiminde olan yer değiştirmesi; taksi (II)
-
[isim, biyoloji]
Bazı kimyasal maddelerin veya ışık, ısı, elektrik vb. güçlerin etkisiyle protoplazmanın yanaşma veya uzaklaşma biçiminde olan yer değiştirmesi; taksi (II)
- ZULÜM
-
Kelime Kökeni: Arapça ẓulm
-
[isim]
Güçlü bir kimsenin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkalarına yaptığı her türlü kötülük, haksızlık; kıygı, kıyın
- "Nöbetçinin siyah süngüsü zorbalığın ve zulmün bir timsali gibi gözlerimin önünden geçiyordu."
-
[isim]
Güçlü bir kimsenin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkalarına yaptığı her türlü kötülük, haksızlık; kıygı, kıyın
- GÜMÜŞ
-
-
[isim, kimya]
Atom numarası 47, atom ağırlığı 107,88, yoğunluğu 10,5 olan, 960 °C'ye doğru sıvı durumuna geçen, parlak beyaz renkte, kolay işlenir ve tel durumuna gelebilen element; sim (I), arjante (simgesi Ag)
-
[sıfat]
Bu elementten yapılmış; arjante
- "Boynundan asılmış gümüş bir köstek taşırdı."
-
[isim, kimya]
Atom numarası 47, atom ağırlığı 107,88, yoğunluğu 10,5 olan, 960 °C'ye doğru sıvı durumuna geçen, parlak beyaz renkte, kolay işlenir ve tel durumuna gelebilen element; sim (I), arjante (simgesi Ag)
- TÜMCE
-
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız cümle
- "Her şey bütün bağlantılarıyla anlaşılmadan o tek tümceyi çevirtmek istemiyordu."
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız cümle
- DÜRÜM
-
-
[isim]
Dürmek işi
-
[ağızlardan]
İçine türlü katıklar konularak sarılmış yufka ekmeği veya ince pide
-
[isim]
Dürmek işi
- GÜMÜL
-
-
[isim, ağızlardan]
Susam ve ekin demeti veya yığını
-
[isim, ağızlardan]
Susam ve ekin demeti veya yığını
- MÜMAS
-
Kelime Kökeni: Arapça mumāss
-
[sıfat, eskimiş]
Dokunan, temas eden
-
[isim, matematik]
Bakınız teğet
-
[sıfat, eskimiş]
Dokunan, temas eden
- ÇÖKÜM
-
-
[isim]
Çökmek işi; inhitat
-
[isim]
Çökmek işi; inhitat
- DÜMEN
-
Kelime Kökeni: İtalyanca timon
-
[isim]
Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça
-
[mecaz]
Bir kişiyi, bir grubu yönlendirme, yönetme; yönetim
-
[argo]
Bakınız hile
- "Hani öldürseler yaşayamazdı bensiz? Yalan mıydı? Dümen miydi?"
-
[isim]
Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça
- BÖLÜM
-
-
[isim]
Bir bütünü oluşturan parçaların her biri; fasıl, kısım
- "Gelgelelim, hayatın bu masalsı bölümü çok kısa sürüyor."
-
Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri; departman, seksiyon
-
Bir konuşmada, yazıda veya kitapta konunun ana parçalarından her biri
-
[biyoloji]
Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik
-
[eğitim]
Yükseköğretim kurumlarında herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri; kürsü, departman
- "1984 yılında Mühendislik Fakültesinin yeni bölümleri olan Jeoloji Mühendisliği, Maden Mühendisliği, Jeofizik ve Çevre Mühendisliği bölümleri ile birlikte fakültenin bölümleri altıya çıkmıştır."
-
[matematik]
Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı
-
[isim]
Bir bütünü oluşturan parçaların her biri; fasıl, kısım
- BİTÜM
-
Kelime Kökeni: Fransızca bitume
-
[isim, jeoloji]
Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı; yer sakızı
-
Yol kaplamasında, kâğıt ve çatıların su geçirmez duruma getirilmesinde, kömür tozundan briket yapımında vb. kullanılan, doğal ısıda katı, yoğunluğu bire yakın, koyu kestane renginde madde
-
[isim, jeoloji]
Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı; yer sakızı
- ÖLÇÜM
-
-
[isim]
Ölçmek işi
-
Ölçülerek elde edilen sonuç
- "Bu alanın ölçümü iki kilometrekaredir."
-
Ölçümleme sonucu, takdir
-
[isim]
Ölçmek işi
- CÜRÜM
-
Kelime Kökeni: Arapça curm
-
[isim, hukuk]
Bakınız suç
- "Suçlu cürmünü inkâr etmekte ve saçma sapan ifadeleriyle tahkikatı karıştırmak istemektedir."
-
Yanlışlık, kusur veya hata
- "Onun çalışmasını bozan, hassasiyetini körleten her şey cürümdür."
-
[isim, hukuk]
Bakınız suç
- CÜMLE
-
Kelime Kökeni: Arapça cumle
-
[isim, dil bilgisi]
Bir fikri, duyguyu, düşünceyi, oluşu veya kılışı bir yargı hâlinde anlatmak için çekimli fiille kullanılan kelimeler dizisi veya tek başına kullanılan çekimli fiil; tümce
- "Ben bu cümleyi üç defa okudum, hiçbir şey anlayamadım."
-
[eskimiş]
Bakınız dizge
-
[sıfat]
Bakınız bütün
-
[zamir, eskimiş]
Bakınız herkes
- "Cümleye uzun ömürler dilerim."
-
[isim, dil bilgisi]
Bir fikri, duyguyu, düşünceyi, oluşu veya kılışı bir yargı hâlinde anlatmak için çekimli fiille kullanılan kelimeler dizisi veya tek başına kullanılan çekimli fiil; tümce
- GÜDÜM
-
-
[isim]
Yönetmek işi; idare
-
Bilişimde, bir olaylar dizisini, bir süreci veya bir aracı yöneltme ve düzenlemeyle ilgili işlevlerin bütünü
-
[isim]
Yönetmek işi; idare
- TÜMÜR
-
-
[isim, anatomi]
Bağırsakların iç yüzeylerinde bulunan pürtüklerin adı
-
[isim, anatomi]
Bağırsakların iç yüzeylerinde bulunan pürtüklerin adı
- ÜMRAN
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿumrān
-
[isim, eskimiş]
Bakınız bayındırlık
- "Mezarlığın ümranı ölülerden ziyade yaşayanların teselli ve itminanı için değil midir?"
-
[isim, eskimiş]
Bakınız bayındırlık
- DÜĞÜM
-
-
[isim]
İplik, ip, halat vb. bükülebilir şeyleri kıvırıp kendi üzerine veya birbirine dolayarak yapılan boğum; düğmük
-
[mecaz]
Anlaşılamayan, çözülemeyen karışık durum
-
[bilişim]
Bilgisayar ağındaki tüm birimler tarafından ortak olarak yararlanılan sunucu; bilgisayar, yazıcı, çizici vb. birim
-
[edebiyat]
Edebî eserlerde çapraşık olguların çözümlenmeden önce toplandığı en büyük merak unsuru
-
[fizik]
Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan kararlı dalgalarda titreşim genliğinin sıfır olduğu noktalardan her biri
- "Ardışık iki düğüm arası bir yarım dalga uzunluğudur."
-
[isim]
İplik, ip, halat vb. bükülebilir şeyleri kıvırıp kendi üzerine veya birbirine dolayarak yapılan boğum; düğmük
- HÜKÜM
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥukm
- TÜMÖR
-
Kelime Kökeni: Fransızca tumeur
-
[isim, tıp]
Bakınız ur
- "Beyninde tümör olmayan, fiziksel olarak sağlıklı ama ruhsal ve insani süreçleri açısından son derece öldürücü virüsler taşıyan nice insan var..."
-
[isim, tıp]
Bakınız ur