İçinde ül olan 9 harfli 172 kelime var. İçerisinde ÜL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ül olan kelimeler listesine ya da Sonu ül ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FORMÜLSÜZ
-
-
[sıfat]
Formülü olmayan
-
[sıfat]
Formülü olmayan
- ÜÇÜNCÜLÜK
-
-
[isim]
Üçüncü olma durumu
-
[isim]
Üçüncü olma durumu
- KÜRKÇÜLÜK
-
-
[isim]
Kürk hazırlama sanatı
-
Kürk ticareti
-
[isim]
Kürk hazırlama sanatı
- BAŞÖRTÜLÜ
-
-
[sıfat]
Başını başörtü ile örtmüş olan (kadın)
- "Beyaz başörtülü hanımlar, hep büyük iyilik yükü taşıyorlar gibi ağır ve yavaştılar." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Başını başörtü ile örtmüş olan (kadın)
- SÖMÜRÜLÜŞ
- ...
- ÖLDÜRÜLME
-
-
[isim]
Öldürülmek işi
-
[isim]
Öldürülmek işi
- GÖRKLÜLÜK
- ...
- BÖLÜŞÜLME
- ...
- DÖKÜNTÜLÜ
-
-
[sıfat]
Döküntüsü olan
- "Ortalıkta yorgan, döşek, sandık, sepet; tıpkı yangından kaçmış ailelerin döküntülü, bıkkın tablosu..." (Çetin Altan)
-
Deride döküntü ile görülen, döküntü ile beliren (hastalık)
-
[sıfat]
Döküntüsü olan
- YÜRÜTÜLME
-
-
[isim]
Yürütülmek işi
-
[isim]
Yürütülmek işi
- GÜRÜLTÜCÜ
-
-
[sıfat]
Gürültü yapan veya gürültü çıkaran (kimse), velveleci
- "Gürültücü çocuk."
-
[sıfat]
Gürültü yapan veya gürültü çıkaran (kimse), velveleci
- GÜRÜLTÜLÜ
-
-
[sıfat]
Gürültüsü olan
- "Dışarıdaki sofadan kalınlı inceli, gürültülü sesler işitildi." (Peyami Safa)
-
Karışık olaylarla dolu
- "Gürültülü bir yaşayış."
-
[sıfat]
Gürültüsü olan
- KÜLLENMEK
-
-
[nsz]
Genellikle ateşin üzerinde kül oluşmak
-
Bir acı, bir sıkıntı unutulur gibi olmak
- "İçimin ateşi hiç küllenmedi. Seneler geçtikçe daha alevleniyor. Evlat acısı bu ..." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[nsz]
Genellikle ateşin üzerinde kül oluşmak
- PÜSKÜLCÜK
-
-
[isim]
Güneş kursunun bazı tek renkli resimlerinde görülen parlak bulut
-
[isim]
Güneş kursunun bazı tek renkli resimlerinde görülen parlak bulut
- GÖRÜCÜLÜK
-
-
[isim]
Görücünün yaptığı iş
- "Görücülüğe gitmek."
-
[isim]
Görücünün yaptığı iş
- ÖYKÜLEMEK
-
-
[-i]
Tahkiye etmek
-
[-i]
Tahkiye etmek
- SELÜLOZLU
- ...
- MÜLAHAZAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Düşünceler
-
[isim]
Düşünceler
- PÜSKÜLSÜZ
-
-
[sıfat]
Püskülü olmayan
- "Püskülsüz eski yemeni sarılı fesi en yağlı ve en kılıksız çocuk oydu." (Halide Edip Adıvar)
-
[sıfat]
Püskülü olmayan
- DÜRTÜLMEK
-
-
[nsz]
Dürtme işine konu olmak veya dürtme işi yapılmak
-
[nsz]
Dürtme işine konu olmak veya dürtme işi yapılmak