İçinde ük olan 8 harfli 173 kelime var. İçerisinde ÜK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ük olan kelimeler listesine ya da Sonu ük ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KÜKREMEK

  1. [nsz] Aslan, bağırmak
  2. Deniz, nehir kabarmak, taşmak
    • "Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım / Yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım." (Mehmet Akif Ersoy)
  3. Coşkuyla saldırmak
    • "Ordu kükremiş aslan gibiydi."
  4. Mayalanıp kabarmak
  5. Gür bir biçimde yetişmek
    • "Kükredi çimenler, açıldı güller / Al şala bürünür bahçeler, bağlar." (Âşık Veysel)
  6. Coşmak, taşkınlık göstermek
    • "Tutkuların kükrediği günlerde, akıl sözünü dinletemez ki?" (Nurullah ataç)
  7. Kızgınlık ve öfke ile yüksek sesle bağırmak

TÜKÜRMEK

  1. [-i] Tükürüğü ağız içinden dışarıya atmak
    • "Ötekiler, pis bir şeye dokunmuş gibi yere tükürdüler." (Halide Edip Adıvar)
  2. Ağzındakini dudakları arasına getirip dışarı vermek
    • "Çocuk, mamasını tükürüyor."
  3. Ağız yoluyla dışarı çıkarmak
    • "Kan tükürmek. Balgam tükürmek."
  4. Küfür, öfke ve tiksinti bildiren deyimlerde kullanılan bir fiil
    • "Ağzına tükürmek. İçine tükürmek."

GÜLCÜLÜK

  1. [isim] Gül üretme veya alıp satma işi

MÜKALEME
...
ŞOFÖRLÜK

  1. [isim] Şoför olma durumu, sürücülük
    • "Şoförlüğü daha on üç yaşındayken öğrenmiş olmakla övünürdüm." (Ahmet Ümit)
  2. Şoförün işi

MÜKERRER

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Tekrarlanmış, yinelenmiş
    • "Mükerrer nüsha."

GÖZLÜKÇÜ

  1. [isim] Gözlük satan veya onaran kimse
  2. Gözlük satma ve onarma işlerinin yapıldığı dükkân

GÖZLÜKLÜ

  1. [sıfat] Gözlük takmış olan, gözlük kullanan
    • "Posta müvezzilerinden gözlüklü olanı, ta uzaktaki masadan lafa karıştı." (Haldun Taner)

SÖĞÜŞLÜK

  1. [isim] Söğüş yapmaya elverişli et veya sebze

BÜTÜNLÜK

  1. [isim] Bütün olma durumu, tamamiyet
    • "Ulusal birlik adına dış politikadaki bütünlük tam olmalıydı." (Çetin Altan)

ÖZGÜRLÜK

  1. [isim] Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî
    • "... her çeşit baskı, sanatın özgürlüğünü yok eder." (Yaşar Nabi Nayır)
  2. Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet
    • "Özgürlük görece bir kavramdır, onu oldum olasıya bilmişimdir." (Azra Erhat)

KÖPRÜKÖY
...
YÜKSELTİ

  1. [isim] Tümsek
  2. Bir noktanın deniz yüzeyinden olan yüksekliği, yükseklik, rakım, irtifa
    • "Ankara'nın yükseltisi 850 metredir."

FLÖRTLÜK
...
ÜZÜCÜLÜK
...
KÖMÜRLÜK

  1. [isim] Kömür saklanan veya konulan yer

MALULLÜK

  1. [isim] Sakatlık

ÖKSÜZLÜK

  1. [isim] Öksüz olma durumu
  2. Kimsesizlik
    • "Deminki öksüzlük hâlim birden, acayip bir merakla dayanılmaz bir tecessüs hissine dönmüştü." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

HÜKÜMRAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Egemen

SÜLÜNLÜK

  1. [isim] Sülünlerin üretildiği ve yetiştirildiği yer

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü