İçinde öğle olan 13 kelime var. İçerisinde ÖĞLE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında öğle olan kelimeler listesine ya da sonu öğle ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ÖĞLENCİLİK
ÖĞLENLERİ, ÖĞLEÜZERİ
DALÖĞLEN, ÖĞLEÜSTÜ
DALÖĞLE, ÖĞLENCİ, ÖĞLENDE, ÖĞLENKİ, ÖĞLEYİN
ÖĞLEYE
ÖĞLEN
ÖĞLE
Öğle Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ÖĞLE
2 Harfli Kelimeler
EL, LE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÖĞLENCİLİK
-
-
[isim]
Öğlenci olma durumu
-
[isim]
Öğlenci olma durumu
- ÖĞLEÜZERİ
-
-
[zarf]
Bakınız öğleye doğru
- "Öğleüzeri odamdaki telefon çalıyor."
- "Yine istasyonlarda çaylar içildi, simitler yendi, öğleüzeri Ankara’da olacaklardı."
-
[zarf]
Bakınız öğleye doğru
- ÖĞLENLERİ
-
-
[zarf]
Öğle vaktinde
-
Her öğle
- "Evimiz Şişli Terakki’ye çok yakın olduğu için öğlenleri yemeğe eve geliyordum."
-
[zarf]
Öğle vaktinde
- DALÖĞLEN
-
-
[zarf]
Bakınız dalöğle
- "Dalöğlen köy içinde hükûmetin ormancısına yakalanacak kadar enayi değilim."
-
[zarf]
Bakınız dalöğle
- ÖĞLEÜSTÜ
-
-
[zarf]
Bakınız öğleye doğru
- "Öğleüstü güreş başladı."
- "Ben Ayşe’ye söz verdim, öğleüstü dönmeliyim, çabuk ol, anladın mı?"
-
[zarf]
Bakınız öğleye doğru
- ÖĞLENKİ
-
-
[sıfat]
Öğlene özgü, öğlen olan, öğlen yapılan
- "Öğlenki yemek midemi bozdu."
-
[sıfat]
Öğlene özgü, öğlen olan, öğlen yapılan
- ÖĞLENCİ
-
-
[isim]
İkili öğretim yapan okullarda öğleden sonra ders gören öğrenci, sabahçı karşıtı
-
İş yerlerinde öğle vakti başlayan vardiyada çalışan kimse
- "Öğlenciler sabah postasından işi tam saat birde teslim alırlar, akşamın sekizine kadar götürürler."
-
[isim]
İkili öğretim yapan okullarda öğleden sonra ders gören öğrenci, sabahçı karşıtı
- ÖĞLEYİN
-
-
[zarf]
Günün öğle saatlerinde; öğlende
- "Babam içki içiyordu. Bazen öğleyin de içiyordu."
-
[zarf]
Günün öğle saatlerinde; öğlende
- ÖĞLENDE
-
-
[zarf]
Bakınız öğleyin
- "Öğlende anam çırçırdan dönmüş olurdu saçlarının pamuk tozuyla."
-
[zarf]
Bakınız öğleyin
- DALÖĞLE
-
-
[zarf]
Tam öğle vaktinde; dalöğlen
-
[zarf]
Tam öğle vaktinde; dalöğlen
- ÖĞLEYE
-
-
[zarf]
Bugünün öğle saatlerinde
- "En geç öğleye gelirim."
-
[zarf]
Bugünün öğle saatlerinde
- ÖĞLEN
-
-
[isim]
Bakınız öğle
- "Öğlene doğru seyirciler çoğalmaya başladı."
-
[gök bilimi]
Bakınız meridyen düzlemi
-
[isim]
Bakınız öğle
- ÖĞLE
-
-
[isim]
Güneşin gökyüzünde en yüksek noktada bulunduğu sabahla ikindi arasındaki zaman dilimi; gün ortası, öğlen, öğle vakti, nısfınnehar, zeval
- "Ertesi gün öğleye kadar nasıl vakit geçireceğini bilemedi."
-
[din bilimi]
Bakınız öğle ezanı
-
[din bilimi]
Bakınız öğle namazı
- "Öğleyi de kılar, sonra ağıla çıkarım."
-
[isim]
Güneşin gökyüzünde en yüksek noktada bulunduğu sabahla ikindi arasındaki zaman dilimi; gün ortası, öğlen, öğle vakti, nısfınnehar, zeval