İçinde öykü olan 15 kelime var. İçerisinde ÖYKÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında öykü olan kelimeler listesine ya da sonu öykü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ÖYKÜLEŞTİRMEK
ÖYKÜLEŞTİRME, ÖYKÜNMECİLİK
HÖYKÜRMEK, ÖYKÜCÜLÜK, ÖYKÜLEMEK, ÖYKÜNMECİ
HÖYKÜRME, ÖYKÜLEME, ÖYKÜNMEK
ÖYKÜNCE, ÖYKÜNME, ÖYKÜNÜŞ
ÖYKÜCÜ
ÖYKÜ
Öykü Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ÖYKÜ
3 Harfli Kelimeler
KÖY, YÜK
2 Harfli Kelimeler
ÖK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÖYKÜLEŞTİRMEK
-
-
[-i]
Öykü durumuna getirmek
-
[-i]
Öykü durumuna getirmek
- ÖYKÜNMECİLİK
-
-
[isim]
Bakınız taklitçilik
- "Ondan sonraki dönemlerde bu öykünmecilik, 'züppelik' denebilecek durumlara düşmüştür."
-
[isim]
Bakınız taklitçilik
- ÖYKÜLEŞTİRME
-
-
[isim]
Öyküleştirmek işi
- "Son yıllarda moda olan tarihsel konulara / olaylara yeni yorumlar getirerek ya da eski menkıbeleri modernize ederek öyküleştirme akımına Yalsızuçanlar da katılıyordu."
-
[isim]
Öyküleştirmek işi
- ÖYKÜCÜLÜK
-
-
[isim]
Bakınız hikâyecilik
-
[isim]
Bakınız hikâyecilik
- ÖYKÜNMECİ
-
-
[isim]
Bakınız taklitçi
- "Ancak yukarıda da değindiğimiz gibi Türk şiiri, hiçbir döneminde tam öykünmeci olmamıştır."
-
[isim]
Bakınız taklitçi
- ÖYKÜLEMEK
-
-
[-i]
Bir olay dizisini anlatmak
- "Otobüsle gelirken yol boyu dedemin yeni yeni kahramanlıklarını öyküledim."
-
[-i]
Bir olay dizisini anlatmak
- HÖYKÜRMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Heyecanlı veya kızgın bir biçimde bağırarak konuşmak
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Heyecanlı veya kızgın bir biçimde bağırarak konuşmak
- ÖYKÜLEME
-
-
[isim]
Öykülemek işi
-
[edebiyat]
Bakınız anlatı
- "İkinci Yeni değişik bir öyküleme yöntemi de getirmiştir."
-
[isim]
Öykülemek işi
- HÖYKÜRME
-
-
[isim]
Höykürmek işi
-
[isim]
Höykürmek işi
- ÖYKÜNMEK
-
-
[-e]
Taklit etmek
- "Ölçümüz ve ölçütümüz, varsa yoksa Batı. Batı'ya öykünüyoruz."
-
[-e]
Taklit etmek
- ÖYKÜNCE
-
-
[isim, edebiyat]
Bakınız fabl
-
[isim, edebiyat]
Bakınız fabl
- ÖYKÜNME
-
-
[isim]
Bakınız taklit
- "Gangster filmleri çoklukla gençler arasında öykünme isteği uyandırır."
-
[isim]
Bakınız taklit
- ÖYKÜNÜŞ
-
-
[isim]
Taklit ediş
-
[isim]
Taklit ediş
- ÖYKÜCÜ
-
-
[isim]
Bakınız hikâyeci
- "Kentin bütün ozanları, öykücüleri oraya gelir akşamları."
-
[isim]
Bakınız hikâyeci
- ÖYKÜ
-
-
[isim]
Ayrıntılarıyla anlatılan olay
-
[edebiyat]
Bakınız hikâye
- "Çok yazamıyorum ama öyküler içinde yaşıyorum."
-
[isim]
Ayrıntılarıyla anlatılan olay