İçinde örük olan 16 kelime var. İçerisinde ÖRÜK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında örük olan kelimeler listesine ya da sonu örük ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KÖRÜKLEYEBİLMEK
KÖRÜKLEYEBİLME, KÖRÜKLEYİCİLİK
KÖRÜKLENMEK, KÖRÜKLEYİCİ
KIZILYÖRÜK, KÖRÜKÇÜLÜK, KÖRÜKLEMEK, KÖRÜKLENME
KÖRÜKLEME
KÖRÜKSÜZ
KÖRÜKÇÜ, KÖRÜKLÜ
KÖRÜK, YÖRÜK
ÖRÜK
Örük Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ÖRÜK
3 Harfli Kelimeler
KÖR, KÜR, ÖRK, ÖRÜ
2 Harfli Kelimeler
ÖK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KÖRÜKLEYEBİLMEK
-
-
[-i]
Körükleme ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Körükleme gücü bulunmak
-
[-i]
Körükleme ihtimali veya imkânı bulunmak
- KÖRÜKLEYİCİLİK
-
-
[isim]
Körükleyici olma durumu
-
[isim]
Körükleyici olma durumu
- KÖRÜKLEYEBİLME
-
-
[isim]
Körükleyebilmek işi
-
[isim]
Körükleyebilmek işi
- KÖRÜKLEYİCİ
-
-
[sıfat]
Heyecana getiren, çıkar sağlamak için kendini acındıran; körükçü, ajitatör
-
[sıfat]
Heyecana getiren, çıkar sağlamak için kendini acındıran; körükçü, ajitatör
- KÖRÜKLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Körükleme işine konu olmak veya körükleme işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Körükleme işine konu olmak veya körükleme işi yapılmak
- KÖRÜKÇÜLÜK
-
-
[isim]
Körükçünün yaptığı iş
-
[isim]
Körükçünün yaptığı iş
- KÖRÜKLEMEK
-
-
[-i]
Körükle hava vermek
- "Ateşi körükleyin."
-
[nesnesiz, mecaz]
Kızıştırmak, şiddetlendirmek
- "Bana çatmaya yer arıyor, siz de gidip körüklüyorsunuz."
-
[mecaz]
Çıkar sağlamak için kendini acındırmak; ajite etmek
-
[mecaz]
Harekete geçirmek, ajite etmek
-
[-i]
Körükle hava vermek
- KIZILYÖRÜK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız yılancık
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız yılancık
- KÖRÜKLENME
-
-
[isim]
Körüklenmek işi
-
[isim]
Körüklenmek işi
- KÖRÜKLEME
-
-
[isim]
Körüklemek işi; ajitasyon
- "İçin için yanıp alevlenmeye doğru gitmekte de Enderun körüklemeleri yüzünden geri kalmadılar."
-
[isim]
Körüklemek işi; ajitasyon
- KÖRÜKSÜZ
-
-
[sıfat]
Körüğü olmayan
-
[sıfat]
Körüğü olmayan
- KÖRÜKLÜ
-
-
[sıfat]
Körüğü olan
- "Karşı geçidin ağzında körüklü bir fayton arabası göründü."
-
[isim]
Bakınız körüklü otobüs
-
[sıfat]
Körüğü olan
- KÖRÜKÇÜ
-
-
[isim]
Körük yapan veya satan kimse
-
Körük kullanan kimse
- "Altı körükçü, körük iplerini bırakarak uçurum dibinden uzaklaşmak üzere kaçmaya başladılar."
-
[mecaz]
Bakınız körükleyici
-
[isim]
Körük yapan veya satan kimse
- YÖRÜK
-
-
[isim]
Hayvancılıkla geçinen, genellikle Toroslarda yaşayan göçebe Türk oymağı; Türkmen, Yürük
-
[isim, tarih]
Osmanlı Devleti’nde otuzar kişilik ocaklar olarak Rumeli’ye yerleştirilen ve savaş zamanlarında geri hizmetlerde çalıştırılan tımarlı asker
-
[isim]
Hayvancılıkla geçinen, genellikle Toroslarda yaşayan göçebe Türk oymağı; Türkmen, Yürük
- KÖRÜK
-
-
[isim]
Ateşi canlandırmak için kullanılan ve açılıp kapandıkça içindeki havayı üfleyen araç
- "Bir taraftan ha bire körüğün ipini çekiyordu."
-
Bazı araçların açılıp kapanabilir üst üste katlanmış bölümü
- "Biz faytonun körüğü altında fotoğraf çekmeye uğraşıyorduk."
-
[müzik]
Bazı müzik araçlarında hava vermeye yarayan, el veya ayakla işletilen meşin veya kâğıt bölüm
- "Akordiyon körüğü."
-
[isim]
Ateşi canlandırmak için kullanılan ve açılıp kapandıkça içindeki havayı üfleyen araç
- ÖRÜK
-
-
[isim]
Kendi ipiyle onarılmış kısım
- "Eğer örük varsa artık paltonun bizimkine ait olduğuna hükmederim."
-
[ağızlardan]
Bakınız saç örgüsü
-
[ağızlardan]
Bakınız örk
-
[isim]
Kendi ipiyle onarılmış kısım